‘Etrüskler (Tursakalar) Türk İdiler’

Gönül Pultar’ın yayıma hazırladığı, Adile Ayda’nın ölümünden hemen önce yayımlanan incelemesi; Roma’da görevliyken yaptığı araştırmalar sonucunda, Etrüsklerin, İtalya'ya göç etmiş Eski Türkler olduğunu kanıtlama yolunda kaleme aldığı ve Türklerin görkemli kültürel mirasını ortaya koyduğu önemli bir çalışma.

29 Eylül 2021 Çarşamba, 00:03
Abone Ol google-news

AVRUPA’YA MEDENİYETİ GETİRDİKLERİ KABUL EDİLİYOR

Etrüskler (Tursakalar) Türk İdiler: Din ve Dil ile İlgili Deliller (Boyut Yayınları / 344 s. / 2020), Etrüsklerin Eski Türkler oldukları görüşünü savunurken, Türklerin unutulmaya yüz tutmuş muazzam kültürel mirasını da gündeme getiriyor.

Günümüzde İtalya denilen topraklarda Romalılardan önce yaşamış olan Etrüsklerin, oraya nereden geldikleri, yüzyıllardır tarihin muammalarından biri. Etrüsklerin Avrupa’ya medeniyeti getirmiş oldukları kabul ediliyor, Milat’tan önceki bin yıl içinde hüküm sürdükleri biliniyor, ama Hint-Avrupalı değiller. Değişik dilleri, değişik bir dinleri var...

Türkiye’nin ilk kadın diplomatı Adile Ayda (1912-1992), Roma’da görevliyken yaptığı araştırmalar sonucunda, ölümünden hemen önce yayımladığı Etrüskler (Tursakalar) Türk idiler: Din ve Dil ile İlgili Deliller kitabıyla muammaya bir çözüm öneriyordu: Din ve dil konusunda yaptığı karşılaştırmalarla Etrüsklerin, İtalya'ya göç etmiş Eski Türkler olduğunu kanıtlamaya girişiyordu.

EGE KIYILARINDAN GÖÇ ETTİLER!

M.Ö. 5’inci yüzyıl Yunan tarihçisi Herodotos, Etrüsklerin Lidya’dan göç etmiş olduklarını yazmıştı. Ancak M.Ö. 1’inci yüzyılda, Roma’da yaşayan tarihçi Bodrumlu Dionysos ise “Etrüskler İtalya’nın yerlisidir” dedi. Gelgelelim Dionysos’un iddiası tatmin etmekten uzaktı, aksini gösteren fazla işaret vardı.

Arkeolojik kazılardan çıkan buluntular çoğaldıkça, Etrüsklerin dili, sanatı ve başka özelliklerinin, İtalyanlarınkinden değişik olduğu, Yunan-Roma geleneğinden gelmediği barizleşiyordu. Etrüsklerin kökeni esrara büründü... Ta ki 21’inci yüzyılın başlarında Batı’da yapılan DNA çalışmaları, Etrüsklerin Ege kıyılarından göç ettiklerini saptayana kadar.

Bunun üzerine Türk basını hemen ‘Etrüskler Türkmüş’ diye yazdı. Ama Batı, bu yorumu paylaşmada isteksiz davrandı. Lidyalılar ‘Türk’ diye bilinmediğinden, DNA çalışmalarının verdiği bilgi kesin de olsa, Etrüskleri Türk yapmaya yetmiyordu. İşte Adile Ayda’nın çalışmasının önemi burada:

Ayda, M.Ö. 13’üncü yüzyılda izine rastlanan, M.Ö. 3’üncü yüzyılda tamamıyla yenilmiş, böylece İtalya’ya bin yıllık bir Etrüsk çağı yaşatmış, elde bulunan en son yazıtları M.S. 1’inci yüzyıla ait olan tarihsel halkın kültürel özellikleri ile en geniş anlamda Türk olarak tanımlanan antik toplulukların kültürel özelliklerini incelemişti.

DİN, DİL, KÜLTÜR ÖGELERİ

Din ve dil ögelerine odaklanarak yaptığı karşılaştırma sonucunda vardığı iki gerçeği açıklığa kavuşturmaya girişmişti. Bunlardan birisi, Etrüsklerin bir antik Türk topluluğu olduğu. Kitap buna işaret eden verileri bütünüyle ortaya koymakta.

İkincisi ise, Roma medeniyetinin, devlet yapısının, kurumlarının, örf âdetinin, dininin, yazısının, özetle kültürünün temelinde, Etrüsk kültürünün yattığı, “Erken Roma Dönemi”nin, gerçekte “Etrüsk Dönemi” olduğu; Roma tarihinin başlangıç evrelerinin, gerçekte Etrüsk tarihi olarak okunması gerektiği.

Bilinen tarih şeması dışına çıkan bu bakış açısını, ülkenin belirli kalıplara bağlı kimi tarihçileri ve dilcileri yadırgadı. Bilimsel değil dediler, görmezden geldiler, ya da Türkolog Talat Tekin (1927-2015) gibi ciddiye aldılar ama karşı çıktılar.

Geçen zaman içinde Adile Ayda adı, Etrüsklerin Türk oluşu teziyle özdeşleştiği gibi, kitap ilgili çalışmalarda sık sık alıntılanan bir klasik haline geldi. Aynı görüşü paylaşan kitaplar da yayımlanmaya başlamıştı.

Kitabın Aralık 2020’de yayımlanan yeni baskısında, yazarın dilinin günümüze uyarlanmasının yanı sıra, eleştirel basım yapılmış.

Kitabı yayıma hazırlayan Gönül Pultar açıklayıcı notlar ve bir Ön söz eklemiş, Etrüsklerin Türk olmaları görüşüne direnişin ülkede ve ülke dışında nedenlerine değinmiş, 1992’den bu yana İtalya’da kazılardan çıkan Etrüsklere ait yeni buluntulardan ve Etrüskleri Türk olarak gören, Türkiye’de ve Türkiye dışında yapılan yayınlardan söz etmiş.

ERKEN CUMHURİYET’İN GÖREVİ

Etrüskler (Tursakalar) Türk İdiler: Din ve Dil ile İlgili Deliller, bir antik dönem topluluğu olan Etrüskleri sıfırdan anlatan, tarihlerini aktaran bir çalışma değil. Ayda’nın amacı, din ve dil alanlarından çeşitli örneklerle, Etrüsk kültürü kökeninin Eski Türk kültürü olduğunu gösterebilmek.

Batı eğitimi almış okuyucuya Etrüsk tarih ve kültürünün kimi ögelerini anımsatarak, Eski Türk kültüründeki paralel ögeler ile karşılaştırmak. Hatta, kitap Etrüsklerden çok Eski Türkler hakkında bilgi vermekte.

Eski Türk kültürü ögelerini sergilerken de, Türklerin, ilk önce İslam’ın benimsenmesiyle, daha sonra da Türkiye’de Batılılaşma ile diğer Türk Cumhuriyetleri’nde Sovyetleştirme yoluyla, üzeri örtülmüş muazzam bir tarihe ve kapsamlı, zengin bir kültürel mirasa sahip olduklarını anımsatmakta, gündeme getirmekte.

Bu mirası gün ışığına çıkarmak, Türkiye’de Erken Cumhuriyet’in üstlendiği bir görev olmuştu. Ancak yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dini politikaya alet edenler, laikliği geri çevirme girişimleri yanı sıra bu gayretleri ve benzerlerini de tersine çevirme yoluna girdiler.

Hatta süreç, 1941’de, İslam tarihi profesörü Şemsettin Günaltay’ın, Atatürk’ün tam da İslam öncesi Türk tarihine ışık tutması için kurduğu Türk Tarih Kurumu’nun başına geçişiyle başladı denilebilir. Ayda’nın, Erken Cumhuriyet’in çabalarını yeniden ortaya koyarcasına, Türklerin göz kamaştırıcı kültürel servetini hatırlatışı, bu kitabı böylece bir başka açıdan da önemli kılmaktadır.