Merhaba,
Sekseninci yaşında yayımladığı yeni şiir kitabı DüşlüYorum (Everest Yayınları) ile usta şair Nihat Behram kapağımızda.
Yaşamın yaralarını sara sara, umuda sığına sığına, zulme direne direne, acıların üstüne gide gide, doğanın derinliğini soluya soluya yazılan şiirler DüşlüYorum’da okuduklarımız.
Düşlere, düşüncelere, yurdun sorunlarına, insanların yaşamlarına dalıp gitme, kurtuluş çareleri aramaya göndermeler yapan Behram; umudun, doğanın, insanın içinde sönümsüz olan yaşama sevincinin izini sürüyor. Bazen bir serçenin kanat çırpışında, bazen rüzgârın uğultusunda yaşama duyduğu derin sevdayı ele alıyor.
Özlemi, sevgiyi, insan olmanın en duygusal hallerini “ırmak akışlı bir saz”ı imleyerek, dizelerine taşıyarak okuru duygusal bir yolculuğa, iyilik safında kötülüğe karşı dövüşe çağırıyor.
Yaşamın hep ve her zaman uzun bir direniş olduğunu vurguluyor. Güncel siyasal yaşama da yalın, içe işleyen göndermeler yapıyor.
“Halkı halk yapan şey yanlışa ikazıdır, haksızlığa itirazı, zulme isyanıdır. Nasıl ki dereyi dere yapan akışı, rüzgârı rüzgâr yapan esişiyse halkı halk yapan da kötülüklere karşı dövüşüdür. Bu niteliği taşımayan kitle, isterse yoksulun yoksulu olsun, sistem kuluysa ahalidir, evet vatandaştır ama halk değil.
Bu özellik halk kavramı kadar aydın kavramı için de geçerli. Haksızlık hukuksuzluk karşısında haykırmayan, yumruğunu sıkmayan, Aydınlanmacı olmayan, isterse on okul bitirmiş profesör olsun, ‘aydın’ değildir.
Halkı halk yapan kulluğu değil, haksızlığa diklenmesidir. ‘Sevdaya anlamını veren sarışıdır/ Yüreğe anlamını veren vuruşu/ Hayata anlamını veren sürüşüdür/ Halka anlamını veren dövüşü’ demem ondan.
Üstelik, atalarına arkasını dönmenin bir de ihanet boyutu var. Atalarına ihanet eden kalabalığa halk denir mi? Güruhtur! Hele ki bilim, uygarlık düşmanı dinci kesim!” diyen Nihat Behram ile umut ve isyan yüklü devrimci şiirini, direnişini, günümüzü ve yeni kitabı DüşlüYorum’u konuştuk.
Gültekin Emre’nin söyleşisi, Öner Yağcı’nın yazısı...
- Necdet Neydim (“Okul öncesi çocuk edebiyatında önemli bir köşetaşı: Şükran Oğuzkan!”),
- Adnan Binyazar (“Sait Faik Abasıyanık!” / Sarnıç, Havuz Başı, Mahkeme Kapısı, Alemdağ’da Var Bir Yılan, Seçme Hikâyeler, Semaver, Son Kuşlar, Havada Bulut, Çocuklar için Seçme Hikâyeler, Kayıp Aranıyor, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi / Can),
- Gamze Akdemir (İlker Başbuğ / Yarım Yüzyıla Sığan Büyük Dönüşüm (1789 1839) / Kırmızı Kedi),
- Feridun Andaç (“Dilin ‘flanör’ anlatıcısı!” / Cem Akaş / Sözcüklerin Anlamı/ Can),
- Y. Bekir Yurdakul (“Gezmelerin dayanılmaz güzelliği” / Adil İzci / Karamel’in Gezileri / Uçan At Yayınları),
- Vitrindekiler, kısa tanıtımlar, Emek Yurdakul’un hazırladığı Güncel ve Mustafa Başaran’ın hazırladığı Bulmaca ile de düşün trafiği sürüyor!
İyi okumalar...
Gamze Akdemir
Kitap Dergi, YARIN gazeteniz Cumhuriyet’le birlikte...
Unutmayın; her gün Cumhuriyet her perşembe Cumhuriyet Kitap Dergi okunur!

