Yaşar Aksoy: ‘Gâvur Mümin, direnişin ‘hain’ damgalı kahramanı!’

Seçici Kurulu Prof. Dr. Rona Aybay, Dr. Alev Coşkun, Prof. Dr. Emre Kongar, Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Prof. Dr. Örsan Kunter Öymen, Doç. Dr. Barış Doster, Dr. Deniz Yıldırım’dan oluşan Yunus Nadi Ödülleri’nde Sosyal Bilimler Araştırması dalında ödülü, Gâvur Mümin - Gazi Paşa’nın Casusu (Kırmızı Kedi Yayınevi) kitabıyla gazeteci ve yazar Yaşar Aksoy kazandı. Aksoy kitabında, Milli Mücadele yıllarından sonra ismi şehir efsanelerine karışmış, “hain” diye damgalanmış, sonra Yunan ordusu içinde bir casus olduğu ortaya çıkmış bir Türk subayı olan Gâvur Mümin'in yaşamını anlatıyor.

22 Ekim 2021 Cuma, 00:04
Abone Ol google-news

GİZLİ İSTİHBARAT VE DİRENİŞ TEŞKİLATLARI!

- Milli Mücadele’nin, isimli ve isimsiz kahramanlarının yanında bir de pek bilinmeyen “gizli” kahramanları var. Kurtuluş Savaşındaki gizli direniş örgütlerinin önemi nedir?

Türk Kurtuluş Savaşı'nda “gizli istihbarat ve direniş teşkilatlarının” özgürlük mücadelesinde çok büyük ve unutulmaz hizmetleri olmuştur.

Karakol Cemiyeti, Felah Grubu, Müdafaa-i Milliye Teşkilatı (M.M.), İmalatı Harbiye Grubu, Muvenet-i Bahriye Heyeti, Namık Grubu, Ferhad ve Kerimi Grupları gibi teşkilatlar Anadolu'ya silah, mühimmat, subay ve asker kaçırılması gibi cesurane uğraşları sektirmeden yapmışlar, üstelik askeri istihbarat ve düşmanı arka cepheden vurma gibi ölümcül direniş hizmetleri gerçekleştirmişlerdir.

- İşgal altındaki İzmir ve Ege bölgesinde de direniş örgütleri var mıydı?

Bir askeri kuvvet, hele işgal altındaki kendi ülkesinde çarpışıyorsa, yeraltından kendisine destek olan direniş dalgaları olmasa belki kolayca başarı kazanamaz.

Anadolu şehirlerinin kuytularından kasaba ve köylere, oradan dağlardaki efelere uzanan çok geniş ve şanlı bir sivil direniş hareketi hem istihbarat hem de çete savaşları yoluyla askeri cepheye büyük güç katmıştır.

İzmir’de üç buçuk yıl süren işgal altında üç önemli direniş örgütünün tüm ayrıntılarını artık biliyor ve belgeliyoruz.

Bunlar, eski İttihatçıların gizli teşkilatı, Müdafaa-i Hukukçuların gizli teşkilatı, Gâvur Mümin’içinde bulunduğu Ankara’ya bağlı gizli teşkilattır. Dağdaki efelerle birlikte bu üç teşkilat, karanlıklar içinde kalan büyük işler başardı.

TRİKOPİS’İN İADESİNİ BEKLETTİ!

- Gâvur Mümin’ini diğer gizli kahramanlardan ayıran bir özelliği de doğrudan Mustafa Kemal’e bağlı olarak çalışması. Bu özel durumu oluşturan şartlar nedir?

Gâvur Mümin’ in büyük amcası işbirlikçi Hacı Hasan Paşa’nın Yunan işgali döneminde İzmir Belediye Başkanı olması, hem Yunanların, hem de Ankara Hükümetinin ona güvenmesine yol açmıştır.

Esir Yunan generallerinin hepsi savaş sonrası Yunanistan’a iade edilmiş, ancak esir Başkumandan Trikopis’in iadesi tam bir yıl bekletilmiştir.

Ta ki, Yunan zindanlarından Gâvur Mümin’in serbest bırakılmasından sonra Trikopis iade edilmiştir. Bu, Ankara Hükümeti’nin, Gazi’nin ve Fevzi Paşa’nın Gâvur Mümin’e olan güven ve bağlılıklarının işaretidir.

Bu özel durum Gâvur Mümin güya bir hain olarak, yakalanıncaya kadar casus rolünü pek güzel oynaması sebebiyledir.

- Sizi Gâvur Mümin’i yazmaya yönlendiren ne oldu? Kitabınızın okuyucuda nasıl bir anlam ve etki yaratmasını istiyorsunuz?

Ünlü Osmanzade ailesinden ve Atatürk’ün eşi Latife Hanım’ın yakın akrabası İzmirli Gâvur Mümin’in destansı ve gizemli yaşamını, kahramanımızın gerçek hatıratı, fotoğraf albümleri, madalyaları, gizli askeri belgeler ve en yakın akrabaları ve canlı tanıklar üzerinden yaptığımız 40 yıl süren araştırmalar sonucunda yazdım.

Beni bu konuda yazmaya yönlendiren ana etken, 1970 - 80 arası Demokrat İzmir gazetesinde genç bir yazar iken Attila İlhan, Naci Sadullah, Samim Kocagöz gibi yazar büyüklerimden sürekli dinleyerek kayıt aldığım bilgiler ve Osmanzade ailesinin başta Latife Hanım’ın kuzeni Talia Akatürk Hanımefendi olmak üzere tüm aileden edindiğim, hatıralar, arşiv belgeleri ve fotoğraf albümleridir.

Gazeteci merhum Osmanzade Orhan Aksoy, bana Gâvur Mümin’i el değmemiş gerçek hatıratını teslim edince Gazi Paşa’nın bilinmeyen casusunun tüm yaşantısı gözlerimin önüne serildi.

GİZLİ DİRENİŞÇİLERİN ŞANLI HİKAYESİ

Bu konuda ulaşılması çok zor olan askeri belgelere de sahip olduktan sonra, beni yetiştiren ağabeyim Şükran Kurdakul’un devamlı isteği ve desteği ile kitabı yazıp bitirdim.

Kitabımda okuyucuya vermek istediğim ana mesaj, Anadolu’da ulusal kurtuluş için cephede çarpışan askeri birliklerin gerisinde muazzam bir halk desteğinin olması ve yeraltında mücadele eden isimsiz direnişçilerin en az askeri kesim kadar inanılmaz işler başardığının anlatılmasıdır.

Böylece Çanakkale, Kanal Harekatı, Doğu Cephesi gibi muharebelerde çarpıştıktan sonra, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin en kozmopolit şehrinde, melon şapka ve Yunan üniforması giyerek işgalcilerle sözde işbirliği yapan ve yıllarca Gazi Mustafa Kemal’in casusluğunu üstlenen, yakalandıktan sonra esir Yunan Başkumandanı General Trikopis ile takas edilerek özgürlüğüne kavuşan bir Türk subayının efsanelere ve karanlıklara karışmış çarpıcı yaşamını ve Yunan zindanlarında işkence içinde geçen yıllarını anlattım.

Bu kitabımda yine ilk kez “Ulusal Kurtuluş” için canları pahasına mücadele veren gizli direniş örgütleri gündeme getirilerek nice isimsiz gizli kahramana olan vefa duygusu da pekiştirilmektedir.

Gâvur Mümin - Gazi Paşa’nın Casusu / Yaşar Aksoy / Kırmızı Kedi Yayınevi / 344 s. / 2020.

YAŞAR AKSOY: İzmir’de doğdu. İTÜ ve EÜ’nden mezun oldu. Demokrat İzmir, Yeni Asır, Star, Hürriyet gazetelerinde çalıştı. Halen ekonomi gazetesi Gözlem’de sanat muhabiri, kültür sanat yönetmeni, araştırmacı ve köşe yazarı.

DEÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde “İktisadi Devrim Tarihi” dersleri verdi. “Kurtuluş Savaşı, İzmir Tarihi ve Ege Kültürü ” üzerine yaşam boyu çalışmaları nedeniyle, Karşıyaka Belediyesi’nce çocukluğunun geçtiği 1850 numaralı sokağa ile İzmir-Asansör Parkı’na ismi verildi. Ayrıca “Ustaya Saygı” töreni ile onurlandırıldı. 2012 yılı TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nın “Onur Yazarı” seçildi.

Bir çok ödülünün yanında, 2021’de Dil Derneği Ödülü ve Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı. Aynı yıl Karşıyaka Belediyesi Yaşar Aksoy Kitaplığı’nı hizmete soktu. Yayınlanmış 50 kitabı bulunuyor.