Özdemir İnce

Geçmişe mazi yenmişe kuzu

19 Temmuz 2019 Cuma

Geçmişe mazi yenmişe kuzu denir” derler ama geçmişin hesabını, kuzunun bedelini ödemeden temize çıkıp ortalıkta dolaşamazsın gardaş!
30 Haziran 2019 tarihli birkaç gazetede, Ali Babacan’ın kuracağı partinin adının “Özgürlük ve Hukuk Partisi olacağını; emekli Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ‘Mutlak otorite sürdürülebilir değildir’ ” buyurduğunu; AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın “Sistemi rehabilite etmek gerekiyor” dediğini okuyunca, acaba bugünkü yazımın adını “Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye” koymak daha iyi olur mu, diye düşündüm. Ama parti kuracaklar arasında bir de stratejik körlüğün yazarı Ahmet Davutoğlu da var.

***

Bu acaip durumu Prof. Dr. Ahmet Mumcu’nun Türkler; Devlet ve Hukuk (Turhan Kitabevi) adlı kitabından bir alıntı yaparak örneklemek istiyorum.
“Aşağıda verdiğimiz olay çöküş nedenlerinden birini çok açık bir biçimde anlatmaktadır: Fazıl Ahmet Paşa ile zamanının şeyhülislamı Bursalı Esiri Mehmet Efendi birlikte padişahın (IV. Mehmet) huzurunda bulundukları sırada Köprülü Mehmet Paşa’dan bahis açılınca şeyhülislam:
- Öldüğü iyi oldu... zira nahak (haksız) yere çok kan etmişti, demesi üzerine Fazıl Ahmet Paşa,
- Öldürdüğü adamları sizin verdiğiniz fetva ile öldürdü, deyince Mehmet Efendi,
- Şerrinden korkardım. Onun için fetva verdim, deyince Vezir-i azam,
- Ya Allah’tan korkmayıp mahlûktan korkmak diyanete layık mıdır?’ demiş ve sonra huzurdan ayrılmışlar. (s.110)”

***

Gözümün önüne bir sahne geliyor: Abdullah Gül Cumhurbaşkanı; R.T. Erdoğan Başbakan. Yer: Adli yıl açılış toplantısının yapıldığı salon. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu konuşuyor ve hükümeti eleştiriyor. Derken Erdoğan, konuşmacıya öfkeyle müdahale ediyor ve Cumhurbaşkanı Gül’e “Kak yallah” işareti yapıyor, o da başbakanın ardı sıra kalkarak onun buyruğunu yerine getiriyor. Bu sahne hiç unutulmamalı. Öyle bir cumhurbaşkanı ki Cumhuriyetin temellerini dinamitleyen onlarca yasayı (Şeyhülislamı Bursalı Esiri Mehmet Efendi gibi) onaylamış, birini bile veto etmemiş. Şimdi kalkmış “Mutlak otorite sürdürülebilir değildir” diye buyuruyor. Pardon gardaş, mutlak otorite rejiminin bina edilmesine zat-ı şahaneniz tonlarca tuğla taşımadı mı?

***

Baby face” Ali Babacan da “Özgürlük ve Hukuk Partisi” diye bir parti kuracakmış. Bin bir kere maşallah! Buna da bir cevap var: “Bre adam, mahluktan korkarak Cumhuriyete ihanet etmek nicedir? Cumhuriyetin malımülkü satılırken sen neredeydin?

***

Ahmet Davutoğlu, sen önce Suriye’deki bok çukurunun hesabını ver!

***

AKP Grup Başkanı Naci Bostancı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni (güya) eleştirmiş ve bir ifşatta bulunmuş:
“Başlangıçta her şeyi öngöremezsiniz. Pratikte kimi problemler, aksamalar yaşanır. Bir dönem bakanlık sayısı 40’tı, şimdi 16’ya indi. 1 yıllık uygulama çerçevesinde bakanlıkların işleyişini değerlendirmek lazım. Bürokrasinin kendi iç işleyişi bakımından problemleri var mı? Görülmesi gereken hususlardan biri budur. Bir yıllık tecrübeyi masaya yatırıp değerlendirerek, nerede problemler görüyoruz, gerçek bir analiz ile nerelerde rehabilite edilmeli, nerelerde mukayeseli bir üstünlüğü var, bunları görüp yola devam edeceğiz. Öyle bir çalışma da yapılıyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin bir çalışma yapılıyor. Sistemi rehabilite etmek, aklın gereğidir. Rehabilite konusunda çalışmalar sürüyor.” (Beşti Karalar, DHA)
Dingonun ahırında bile her şeyi öngörmek zorundasın. Bir devleti yıkıyorsun, bari yüzüne gözüne bulaştırma!

***

Ağalar, ne demiştim? Geçmişe mazi yenmişe kuzu denir ama geçmişin hesabını, kuzunun bedelini ödemeden temize çıkıp ortalıkta dolaşamazsın!  


Yazarın Son Yazıları

Soysuz yalan 4 Ağustos 2020
Yalan bozmak 28 Temmuz 2020
Kan uyuşmazlığı 21 Temmuz 2020
Nasıl bir düzen? 19 Temmuz 2020
‘İktidar Bozar’ 17 Temmuz 2020
Tele 1’den çağrı 14 Temmuz 2020
RTÜK’ün kılıcı 12 Temmuz 2020
Lorand Gaspar 7 Temmuz 2020
Dam hırsızı 5 Temmuz 2020