Klasik müzik tarihi çoğu zaman birkaç büyük erkek bestecinin adı etrafında anlatılır. Oysa aynı dönemlerde üretmiş, hatta virtüözlükleriyle Avrupa saraylarında ün kazanmış birçok kadın besteci vardır. Ancak müzik tarihini yazan kalemler çoğu zaman onları görmezden gelmiş ya da “birinin eşi”, “birinin kızı” olarak anmakla yetinmiştir.
Aromsa Oda Orkestrası’nın 12 Mart akşamı düzenlediği konser, işte bu unutulmuş ya da geri planda bırakılmış sesleri yeniden sahneye taşıyan bir programdı. Kemancı ve sanat yönetmeni Cihat Aşkın, konser öncesinde yaptığı konuşmada müzik tarihinin bu tek taraflı anlatısına dikkat çekerek kadın bestecilerin eserlerinin yeniden repertuvara kazandırılmasının önemini vurguladı. Programda Barok dönemin dikkat çekici isimlerinden Maddalena Laura Sirmen’in eserleri ile Fanny Mendelssohn’un müzikleri yer aldı. 1745 doğumlu Venedikli kemancı ve besteci Sirmen’in bazı eserleri uzun süre yalnızca el yazması notalar halinde kalmış, ancak son yıllarda yapılan çalışmalarla yeniden gün yüzüne çıkarılmıştı.
‘KANLICA SÜİTİ’
Konserin uluslararası solistleri Linda Hedlund (keman) ve Eunbin Lee (viyola) ise Mozart’ın Sinfonia Concertante eserinde sahnede buluştu. İki solistin dengeli ve zarif yorumları, orkestranın eşliğiyle gecenin en etkileyici klasik anlarından birini oluşturdu. Gecenin asıl sürprizi genç Türk besteci Melisa Uzunarslan’ın dünya prömiyeri yapılan eseri “Kanlıca Süiti” oldu. Üç bölümden oluşan eser, bestecinin çocukluğunu geçirdiği Kanlıca’yı müzik aracılığıyla adeta bir hafıza mekânına dönüştürüyor.İlk bölüm, Kanlıca’nın doğasını ve Boğaz kıyısındaki huzurlu atmosferini yansıtan sakin ve geniş nefesli bir müzikal dil kuruyor
SANATA KATKI
İkinci bölüm ise daha kişisel bir hikâye anlatıyor. Bestecinin 9 yaşında sırtında kemanıyla her gün Fıstıklı Yokuşu’nu inip çıkan küçük bir çocuk olarak yaşadığı deneyim, ritmik ve hareketli bir yapı içinde müziğe dönüşüyor. Sanki bir çocuğun merakı, koşuşturması ve heyecanı notalara taşınmış gibi.
Üçüncü bölümde ise Kanlıca’nın sosyal hayatı ve mahalle atmosferi sahneye geliyor. Müziğin dokusu daha canlı, daha konuşkan. Sokakların, insanların ve gündelik hayatın enerjisi hissediliyor.
Uzun yıllardır sanata verdiği destekle bilinen Aromsa’nın katkısı, kadın bestecilerin görünürlüğünü artırmayı amaçlayan bu anlamlı programın gerçekleşmesinde önemli bir rol oynadı. Türkiye’nin önde gelen aroma ve gıda bileşenleri üreticilerinden Aromsa, son yıllarda kültür ve sanat alanına verdiği destekle de dikkat çekiyor. Şirketin yönetim kurulu başkanı Murat Yasa, özellikle klasik müzik projeleri ve genç müzisyenlerin desteklenmesi konusunda çeşitli girişimlere öncülük ediyor. Aromsa, İstanbul Müzik Festivali’nin sponsorları arasında da yer alıyor. Aromsa Oda Orkestrası ise bu yaklaşımın bir uzantısı olarak nitelikli müzik üretimini desteklemeyi ve genç sanatçıların görünürlüğünü artırmayı amaçlayan projeler düzenliyor.