Birlik, hukuk ve özgürlük

Birlik, hukuk ve özgürlük

11.10.2026 04:00:00
Güncellenme:
Birol Kılıç
Takip Et:
Birlik, hukuk ve özgürlük

Geçenlerde Viyana’nın altıncı bölgesi Mariahilf’te, Haydngasse 19 numaralı evin önünden geçerken yine durup saygıyla binaya baktım.

Geçenlerde Viyana’nın altıncı bölgesi Mariahilf’te, Haydngasse 19 numaralı evin önünden geçerken yine durup saygıyla binaya baktım. Joseph Haydn’ın son on iki yılını geçirdiği ve 31 Mayıs 1809’da yaşamını yitirdiği bu ev bugün Haydnhaus Müzesi. Haydn’dan söz edip de onun Alman milli marşındaki Viyana imzasını anlatmadan olmaz.

Image

Joseph Haydn.

Avrupa ve dünya kupalarında Almanya sahaya çıktığında milyonların ayağa kalkarak dinlediği o vakur melodinin bestecisi Joseph Haydn’dır (1732-1809). Bu melodi Almanya’da değil, Habsburg Viyana’sında doğdu.

Haydn bu ezgiyi 1797’de Alman milli marşı olsun diye yazmadı. Kutsal Roma-Germen İmparatoru II. Franz için, Lorenz Leopold Haschka’nın sözlerine “Gott erhalte Franz den Kaiser / Tanrı İmparator Franz’ı korusun” adlı ilahiyi besteledi. Eser 12 Şubat 1797’de Viyana’da ilk kez seslendirildi. Franz, 1804’te Avusturya İmparatorluğu’nu kurunca Avusturya İmparatoru I. Franz unvanını aldı.

YENİÇERİ-TÜRK İZİ 

O yılların Viyana’sı Avrupa müziğinin kalbiydi. Haydn, Mozart (1756-1791) ve Beethoven’ın (1770-1827) yolları burada kesişti. Mozart 1785’te altı yaylı çalgılar dörtlüsünü Haydn’a adadı; eserlerini “çocuklarım” diye tanımlayıp onlara “baba, rehber ve dost” olmasını istedi. Beethoven ise 1792’de Viyana’ya gelerek Haydn’ın öğrencisi oldu.

Haydn’ın müziğinde Mozart’ta olduğu gibi Yeniçeri-Türk izi de vardır. 18. yüzyıl Avrupa’sında “alla turca” adı verilen, Yeniçeri mehterinden esinlenen üslup ilgi görüyordu. Haydn da bundan etkilendi; 1794 tarihli 100 numaralı “Askeri Senfoni”sinde büyük davul, zil ve üçgen gibi Yeniçeri müziğiyle özdeşleşen çalgıları kullandı.

Napolyon’un ordusu Mayıs 1809’da Viyana’yı bombalayıp işgal ettiğinde Haydn ağır hastaydı. Ölümünden beş gün önce, 26 Mayıs’ta piyanonun başına götürülmesini istedi ve “Gott erhalte Franz den Kaiser” melodisini üç kez çaldı. 31 Mayıs 1809’da Haydngasse’deki evinde öldü.

MUTLULUĞUN GÜVENCESİ 

Haydn’ın ölümünden 32 yıl sonra Alman şair ve dilbilimci August Heinrich Hoffmann von Fallersleben (1798-1874), 26 Ağustos 1841’de Helgoland’da “Das Lied der Deutschen / Almanların Şarkısı” şiirini yazdı ve sözlerini Haydn’ın melodisine oturttu. O sırada birleşik bir Almanya yoktu. “Deutschland, Deutschland über alles” ifadesi başlangıçta Almanya’nın başka halklardan üstünlüğünü değil, Alman birliğinin küçük devlet ve hanedan çıkarlarının üzerinde tutulmasını anlatıyordu. Nazi dönemindeki kullanımı ilk kıtaya ağır bir tarihsel yük bindirdi. Bugün yalnızca üçüncü kıta söyleniyor:

“Birlik, hukuk ve özgürlük/Alman vatanı için!/Hep birlikte bunun için çabalayalım, gönülden ve el ele, kardeşçe!/Birlik, hukuk ve özgürlük mutluluğun güvencesidir - bu mutluluğun ışıltısında çiçeklen, ey Alman vatanı!” (26 Ağustos 1841)

“Das Lied der Deutschen” 1922’de Weimar Cumhuriyeti’nde milli marş ilan edildi. Bugün marşın kalbinde üç kavram duruyor: birlik, hukuk ve özgürlük.

Bundan sonra Alman milli marşını her dinleyişimizde, Viyana’dan Joseph Haydn’ı da anımsayalım. Ama yalnızca o melodiyi değil, şu sözleri de unutmayalım: “Birlik, hukuk ve özgürlük, mutluluğun güvencesidir.” B

u sözler yalnızca acılarla örülü bir tarihi olan Almanya için söylenmedi. Birlik, bir hukuk devleti ve herkes için eşit adalet, korkmadan düşüncesini söyleyebilen özgür bir toplum… Bugün Türkiye’nin de en çok özlediği, en çok muhtaç olduğu ortak değerler tam da bunlar değil mi?

Ve bütün bu hikâyenin, o yükselen güzel melodinin altında Viyana’dan gelen tek bir imza vardır: Joseph Haydn.