Türkiye’de organ nakli denilince akla gelen ilk isim olan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın 20 yılı aşkın süre önce gerçekleştirdiği bir mucize, bugün Başkent Üniversitesi koridorlarında bir başarı hikayesi olarak yankılanıyor. Henüz bebeklik çağında ölümle burun buruna gelen Sude Erdoğan, annesinden alınan karaciğer dokusuyla yaşama yeniden "merhaba" demesinin ardından, bugün Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü 4. sınıf öğrencisi olarak geleceğe umutla bakıyor.
"BANA UZATILAN BİR YAŞAM BİLETİYDİ"
Kanal B televizyonunda yayınlanan "Yeniden Yaşam Yolcuları" programına konuk olan Sude Erdoğan, hayatının dönüm noktasını duygusal sözlerle anlattı. Yoğun hastane günlerini bir çocuk hassasiyetiyle yöneten doktorlarına minnettar olduğunu belirten Erdoğan, "Bir doktor hayal edin; sadece hayatınızı kurtarmakla kalmıyor, sizin bir çocuk olduğunuzu ve bu sürecin ne kadar hassas olduğunu bilerek yaklaşıyor. Bu bana uzatılan bir yaşam biletini temsil ediyordu" ifadelerini kullandı.
"MANEVİ DEDEM"E VEFA BORCU
Hayatını kurtaran Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı "manevi dedesi" olarak gören Sude, bugün eğitim gördüğü Başkent Üniversitesi’nde öğrenci olmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu vurguladı. Haberal ile aralarında kopmaz bir gönül bağı olduğunu söyleyen genç Sude, "Ona bir can borcum ve can bağım var. Bu borcu ise hayatta başarılı ve mutlu bir birey olarak, ülkeme hizmet ederek ödemek istiyorum" dedi.
ORGAN BAĞIŞI İÇİN ÇAĞRI: "BİR SES, BİR NEFES OLABİLİRİZ"
Kendi hikayesinin organ bağışı bekleyen binlerce hasta için bir umut ışığı olmasını dileyen Sude Erdoğan, toplumsal bir yaraya da parmak bastı. "Ateş düştüğü yeri yakıyor" diyen Erdoğan, vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet ederek şu çağrıda bulundu:
"Sadece kendimiz için değil, başkaları için de bir ses, bir nefes olabiliriz. Organ bağışı, bir insanın hayatına dokunmanın en yüce yoludur."
Haberin detaylarına Kanal B YouTube kanalından ulaşılabilir.