Bir hastayı iyileştiren ilaç, başka bir hastada ölümcül sonuçlar doğurabiliyor: 'Yan etkileri riskli'

Bir hastayı iyileştiren ilaç, başka bir hastada ölümcül sonuçlar doğurabiliyor: 'Yan etkileri riskli'

24.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Bir hastayı iyileştiren ilaç, başka bir hastada ölümcül sonuçlar doğurabiliyor: 'Yan etkileri riskli'

Modern tıpta “herkese aynı ilaç” yaklaşımı yerini kişiye özel tedavi tartışmalarına bırakırken uzmanlar, genetik farklılıkların ilaçların etkisini doğrudan belirlediğini vurguluyor.

Modern tıpta uzun yıllardır aynı hastalığa aynı ilaç yaklaşımı uygulanırken son yıllarda yapılan çalışmalar, her hastanın ilaca verdiği yanıtın farklı olabileceğini ortaya koyuyor. Bir hastada hızlı iyileşme sağlayan ilaç, başka bir hastada ciddi yan etkilere, hatta hayati risklere neden olabiliyor. Uzmanlar, bu farklılığın temelinde ise bireylerin genetik yapısının yer aldığını belirtti.

Özellikle kanser tedavileri ve bazı kalp-damar hastalıklarında kullanılan ilaçlarda doz ayarlaması kritik önem taşırken “kişiye özel tedavi” anlayışı da sağlık dünyasında giderek daha fazla gündeme geliyor. Ancak genetik testlerin yüksek maliyeti nedeniyle bu uygulamalar henüz yaygın şekilde kullanılamıyor.

İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu üyesi Özben Özge Yüksel, ilaçların her bireyde farklı etki göstermesinin en önemli nedeninin genetik farklılıklar olduğunu söyledi. Yüksel, bazı hastalarda ilaçların çok hızlı parçalanarak etkisiz hale geldiğini, bazılarında ise vücutta uzun süre kalarak toksik etki oluşturduğunu belirterek “Bir ilacı alan kişilerde karaciğer enzimleri farklı çalışabiliyor. Kimisinde ilaç hızla atılırken kimisinde parçalanamıyor ve zehirlenmeye, hatta ölüme yol açabiliyor” dedi.

KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ 

Durumun “farmakogenetik” olarak adlandırıldığını ifade eden Yüksel, ilaca verilen yanıtın genetik yapıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Kişiye özel tedavi yaklaşımının özellikle son yıllarda daha fazla önem kazandığını vurgulayan Yüksel, “Özellikle onkoloji ve bazı kardiyovasküler hastalıklarda bireysel doz ayarlaması kritik hale geldi. Aynı kiloda ve aynı hastalık tablosuna sahip iki kişiye aynı doz ilaç verildiğinde biri ağır yan etki yaşayabiliyor” diye konuştu.

Bazı ilaçlarda tedavi edici doz ile ölümcül doz arasındaki farkın çok dar olduğuna dikkat çeken Yüksel, özellikle kemoterapi ilaçlarında genetik testlerin büyük önem taşıdığını söyleyerek “Bazı kanser ilaçlarında 200 miligram tedavi edici olurken 300 miligram ölümcül olabiliyor. Bu nedenle ciddi hastalıklarda hastaların genetik incelemeleri yapılarak doğru doz belirlenmeye çalışılıyor” ifadelerini kullandı. Aile bireylerinde benzer ilaç tepkimelerinin görülmesinin genetik bir işaret olabileceğini aktaran Yüksel, “Aynı aile içinde benzer ilaç yan etkileri görülmesi farmakogenetik açıdan önemli bir gösterge sayılabilir” diye ekledi.

Farmakogenetik testlerin Türkiye’de henüz yaygın kullanılmadığını söyleyen Yüksel, bunun en büyük nedeninin maliyetler olduğunu ifade etti. Yüksel, “Parasetamol (parol) gibi yaygın kullanılan ilaçlarda toksik doz oldukça yüksek olduğu için herkese test yapılması maliyet açısından mümkün değil. Ancak terapötik pencerenin dar olduğu, yani etki dozu ile zararlı doz arasındaki farkın çok az olduğu ilaçlarda bu testler hayati önem taşıyor” dedi.

‘UYGULAMA SINIRLI’

Türkiye’de sağlık bütçesindeki zorluklara çeken İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Özben Özge Yüksel, ilaç temininde bile sorunlar yaşanabildiğini belirterek şunları söyledi: “Bu testlerin yaygınlaşması sağlık açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır. Ancak maliyetler oldukça yüksek. Bu nedenle kişiye özel tedavi uygulamaları hâlâ sınırlı düzeyde kalıyor.”