Cinsel sağlıkta eşitsiz yük: Korunma kadınlara, risk herkese!

Cinsel sağlıkta eşitsiz yük: Korunma kadınlara, risk herkese!

5.04.2026 11:47:00
Güncellenme:
Damla Polat
Takip Et:
Cinsel sağlıkta eşitsiz yük: Korunma kadınlara, risk herkese!

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve istenmeyen gebeliklere karşı korunma yöntemleri yıllardır tartışılıyor. Ancak uygulamada bu sorumluluğun büyük ölçüde kadınların üzerine bırakıldığı görülüyor. Uzmanlara göre, bu durum hem sağlık risklerini artırıyor hem de kadınlar üzerinde fiziksel ve psikolojik bir yük oluşturuyor.

Kadınlara yönelik doğum kontrol yöntemlerinin çeşitliliğine karşın, bu yöntemlerin önemli bir kısmı yan etkiler barındırıyor ve her kadın için uygun olmayabiliyor. Erkeklere yönelik korunma seçeneklerinin sınırlı olması ise  yükün daha da dengesiz hale gelmesine neden oluyor. Oysa korunma, uzmanların da vurguladığı gibi, iki tarafın ortak sorumluluğu olarak ele alınmalı. 

Cumhuriyet’e konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Yeşim İşleğen, Türkiye’de korunma yöntemlerinin büyük ölçüde kadın bedeni üzerinden ilerlemesinin kadınlar üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik ciddi bir yük oluşturduğunu belirtti.

Kadınlara yönelik doğum kontrol yöntemlerinin yan etkilerine dikkat çeken İşleğen, bu yöntemlerin yalnızca sınırlı bir kesim için uygun olduğunu belirterek, “Korunma çoğu zaman kadının sorumluluğu olarak görülüyor. Oysa bu, iki kişinin ortak sorumluluğudur” dedi. İşleğen, kadınların bu süreçte hem sağlık sorunları hem de yoğun stresle baş etmek zorunda kaldığını vurguladı.

HPV BOĞAZ KANSERİNİN BAŞLICA NEDENİ

Erkeklere yönelik korunma yöntemlerinin sınırlı olmasının da önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken İşleğen, yıllardır erkekler için yeni kontrasepsiyon yöntemleri konuşulduğunu ancak somut bir ilerleme kaydedilmediğini aktardı.

Vazektominin erkekler tarafından yaygın şekilde tercih edilmediğini belirten İşleğen, kadınların ise doğum sonrası tüplerini bağlatma eğiliminde olduğunu ifade etti. Yapılan araştırmalarla HPV’nin yalnızca rahim ağzı kanseriyle değil, boğaz kanserleriyle de güçlü bir ilişkisi olduğu ortaya kondu. Güncel araştırmalara göre HPV, bazı Batı ülkelerinde orofarenks kanserlerinin yüzde 70 ile 85’inden sorumlu. Özellikle HPV-16 tipinin bademcikler ve boğazın arka kısmında kalıcı enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten uzmanlar, virüsün çoğunlukla oral seks yoluyla bulaştığına dikkat çekti. Erkeklerde oral HPV enfeksiyonunun daha yaygın görülmesi ise riski artırıyor. İşleğen, HPV’ye bağlı kanserlerin erkeklerde daha sık görüldüğünü vurgulayarak, “Erkek çocuklarının da 11-13 yaş arasında aşılanması büyük önem taşıyor” diye ekledi.

İlgili Konular: #HPV #Cinsel sağlık