‘Kent uzlaşısı’ soruşturması kapsamında 1 yıl hapis yattıktan sonra tahliye olan seçilmiş Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında mahkeme 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.
Özer, hakkında verilen cezaya ilişkin Halk TV'ye değerlendirmelerde bulundu.
Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dosyaya ilişkin 'Bomboş' yorumunu yaptığını belirtti.
Özer şunları söyledi:
"Devlet Bey beni arıyor ama ben toplantıda olduğum için kızım telefona çıkıyor. Kızım Seraf kendisine 'Artık somut adımlar atılsın, bunu ülkemiz için yapın lütfen' diyor. Ben de basın toplantısında benzer şeyin altını çizdim. Artık halk icraat bekliyor. Devlet Bey, 'Bir suç ve örgüt üyeliği yok' diyor. Ben cezaevinden çıktıktan sonra genel başkan Özgür Özel'in bilgisi dahilinde Bahçeli'yi ziyaret ettim. Devlet Bey bana 'Sizin dosyanızın bomboş olduğunu biliyorum' dedi. Benim ülken barış için ne zaman benden bir şey istediyse katkılarımı sunmuşum. Süleyman Soylu AK Parti Genel Başkan Yardımcısıyken benden çatışmaların durması için yardım istemişti, katkı sunmuştum.”
Bahçeli'nin kendisi hakkındaki cezaya yönelik tepkisi nedeniyle teşekkür ettiğini belirten Özer, sürecin başarıya ulaşmaması için çaba sarf edenlerin olduğuna dikkat çekti.
“BU AÇIKLAMADAN YAKLAŞIK ON GÜN SONRA…”
Bahçeli’nin kendisi ve Ahmet Türk’ü kastederek kullandığı, "İki Ahmet’in görevine dönme zamanı geldi" sözlerini hatırlatan Ahmet Özer, "Bu açıklamadan yaklaşık on gün sonra bana bu ceza verildi. Bu durum, aynı zamanda o sözlere verilmiş bir yanıt değil mi?" diyerek kararın zamanlamasına dikkat çekti.
“KİMİ İNANDIRACAKSINIZ?”
Bahçeli'nin kendisine yönelik desteğinin süreç için yürüttüğü çalışmalardan kaynaklandığını belirten Özer, "Birincisi benim dosyamda bir şey olmadığını bildiği için, ikincisi de bizim varlığımız, konumumuz aynı zamanda bu süreç için bir test niteliğinde. Çünkü bizim halkta karşılığımız var. Çünkü halk şunu söylüyor: Hem Ahmet Özer'e ceza verip hem de barış sürecini nasıl yürüteceksiniz? Kimi inandıracaksınız?" dedi.
"SÜRECİ SABOTE ETMEK İSTEYENLER VAR"
"Devletin içinde çeşitli klikler var. Sabote etmek isteyenler var, işin yürümesini istemeyenler var, barış ve demokrasinin gelmesini istemeyenler var" diyen Özer şöyle konuştu:
"Elde silah varken ülkeyi bölemeyeceklerin, silahları bıraktıktan sonra ülkeyi bölecekleri propagandasını yapanlar var akla mugayir olarak. Ama bunun böyle olmadığını görenler de var, samimi bir biçimde destekliyorlar fakat bu bir biçimde sabote ediliyor. Bu sabotaj bir işte dediğim doğrudan enfekte etmek isteyen, sabote etmek isteyenler, bir de bu kararlarla da sabote ediliyor. Yani "kent uzlaşısını" kriminalize etmek bu süreçte ne demek? Bu sürecin bir tarafı da DEM değil mi? Kent uzlaşısı kavramı DEM'indir, kendi MYK'sında karar almış ve Sayın Tuncer Bakırhan aldı bunu açıkladı. Bizim bu dosyamızın da adı kent uzlaşısı."
“BUNDAN DOLAYI BENİ SUÇLUYOR, ÖRGÜT ÜYESİ YAPIYOR”
"Yani bizim Esenyurt'ta seçimi kazanmamızın esbab-ı mucibesi olan Esenyurt ittifakı, kent uzlaşısı, Türkiye ittifakı, İstanbul ittifakı kriminalize edilmeye çalışıldı. Şimdi bu sürece zarar vermez mi Kürşat Bey? Kürtlerin batıda belediyelerde yer alma... Süreç bu değilse daha ne olarak zaten? Temsil hakkı diyor. Şimdi bu temsil hakkı bölücü bir anlayış değil mi? Sonra ben barış ve kardeşlik şehri diyorum, ben kardeş kültürler festivali yapıyorum diyorum ki; Karadenizliyle efendim Doğulu, Batılı kardeştir. Roman kardeştir. Gelin bakın, şimdi ben bunu bir sene önce, bir buçuk sene önce zaten söylüyorum. Bundan dolayı beni suçluyor, örgüt üyesi yapıyor."
"Bugün diyor ki gel kardeş olalım. E sen kardeşliği kendi elinle bombalıyorsun işte. Yani benim gibi bir insandan, benim gibi bir akademisyenden, halkına, toplumuna 40 yıldır hizmet etmiş bir insanı topluma terör örgütü üyesi olarak lanse ediyorsun. Kendin de inanmıyorsun buna, elinde tek bir done de yok, olamaz da çünkü olmayan şeyin delili de olmaz diyorsunuz."