Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve kadın hukuku alanındaki çalışmalarıyla tanınan Av. Nazan Moroğlu, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Moroğlu, mesajında 19 Mayıs 1919 tarihinin Cumhuriyet’in kurulmasıyla sonuçlanacak olan Kurtuluş Savaşının ilk günü olarak kabul edildiğinin altını çizerek; bağımsızlık ve milli egemenlik vurgusu yaptı.
Nazan Moroğlu'nun "19 Mayıs" mesajı şöyle:
KURTULUŞUN VE KURULUŞUN SİMGESİ: 19 MAYIS’IN 107. YILI
19 Mayıs’lar, Mustafa Kemal Paşa’nın 1919’da Samsun’a ilk adımıyla başlayan, Kurtuluş Savaşından Cumhuriyetimizin kuruluşuna kadar süren tam bağımsızlık mücadelesinin simgesidir.
19 Mayıs 1919 tarihi bu bakımdan Cumhuriyet’in kurulmasıyla sonuçlanacak olan Kurtuluş Savaşının ilk günü olarak kabul edilir.
19 Mayıs 1919 tarihi aynı zamanda, Mustafa Kemal’in önderliğinde Samsun’dan başlatılan ulusal uyanışın işaret fişeği olmuştur. Tam bağımsızlık mücadelesinde Anadolu’da adım adım 22 Haziran Amasya Tamimi ile “milletin bağımsızlığının milletin azim ve kararı ile sağlanacağı”, 23 Temmuz Erzurum ve 4 Eylül Sivas Kongrelerinde “milli kuvvetlerin amil ve milli iradenin egemen kılınacağı” esasları benimsenmişti. Bu süreçte ülkenin çeşitli yerlerinde kurulmuş Müdafai Hukuk Cemiyetleri ile birlikte kongreler toplanmıştı. Kurtuluş Savaşı, 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal Paşa Başkomutanlığında yönetilmiştir.
19 MAYIS, KURULUŞUN SİMGESİ
Atatürk, Büyük Zafer’in ardından 29 Ekim 1923’de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla tamamlanan bağımsızlık mücadelesinin ilk adımı olan 19 Mayıs’ı doğum günü olarak kabul etmiş, bu önemli günü çok inandığı ve güvendiği Türk gençliğine armağan etmiştir.
Atatürk, Cumhuriyetin kuruluşunun hiç kolay olmadığını göstermek, bağımsızlık mücadelesi sürecini tüm açıklığıyla gelecek kuşaklara aktarmak ve tarihe not düşmek amacıyla Nutuk’u yazmıştır. Samsun’a ayak basmasıyla başladığı Nutuk’da 1919 – 1927 yıllarını bir tarihçi titizliğiyle kaleme almıştır.
Atatürk Nutuk’u, 15 Ekim 1927 – 20 Ekim 1927 tarihleri arasında 6 günde 36 saat 31 dakikada okumuş, eserini Türk gençliğine hitap ile bitirmiştir: “…Efendiler, bu beyanatımla milli hayatı son bulmuş büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını, ilim ve fennin en son esaslarına dayalı milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu ifade etmeye çalıştım. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum.”
Atatürk, ulusa dokuz yıllık dönemin hesabını vermek için ve aynı zamanda gençliği bilgilendirmek, bilinçlendirmek, tarihten dersler çıkarıp yol göstermek ve uyarmak amacıyla Nutuk’u yazdığını belirtmiştir. Gençliğe Hitabesinde geçmişte yaşanan acı olaylar gelecekte de yaşanabilir düşüncesinden hareketle Türk gençliğini uyararak önemli bir görev vermektedir. Atatürk “Türk İstiklâlini” ve “Türk Cumhuriyeti’ni” en temel hazine olarak değerlendirmiş, gençlikten bu iki hazinenin muhafazasını ve müdafaasını istemiştir.
Ne yazık ki, Türkiye 107 yıl sonra yeniden saraydan yöneltilmeye son vermek, ulusal egemenliğe sahip çıkmak için mücadele etmek zorunda kalmıştır. Nutuk, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da genç kuşaklar için yol gösterici olmaya devam edecektir.
Aydınlık günlerin yakın olması umuduyla mücadeleye devam…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Nazan Moroğlu
Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı
