CHP’den Mardin'e atanan kayyım süresinin uzatılmasına tepki

CHP’den Mardin'e atanan kayyım süresinin uzatılmasına tepki

2.01.2026 18:33:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
CHP’den Mardin'e atanan kayyım süresinin uzatılmasına tepki

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu Mardin Büyükşehir Belediyesi'ne atanan kayyımın görev süresinin 2 ay daha uzatılmasına tepki gösterdi. Emir, "İkili hukuk devam ettikçe, seçmenin oyunu değersiz saydıkça; hangi süreçten, hangi toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz?" diye sorarkeni Tanrıkulu, "Mesele hukuk değil, mesele Kürtlerin seçme ve seçilme hakkıdır. Mesele kamu güvenliği değil, Kürtlerin demokratik iradesidir" ifadelerini kullandı.

Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ahmet Türk, 4 Kasım 2024 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine Mardin Valisi Tuncay Akkoy kayyım olarak atanmıştı.

Ahmet Türk'ün, Ekim 2024'te MHP lideri Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan ve Cumhur İttafakı'nın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında görevine iade edilmesi bekleniyordu. Ancak İçişleri Bakanlığı, Mardin kayyımının görev süresini iki ay daha uzattı.

CHP'DEN SERT TEPKİ: HANGİ TOPLUMSAL BARIŞTAN BAHSEDEBİLİRSİNİZ?

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaptığı açıklama ile kayyımın görev süresinin uzatılmasına tepki gösterdi.

Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İkili hukuk devam ettikçe, seçmenin oyunu değersiz saydıkça; hangi süreçten, hangi toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz? Bir elinizle 'gelin konuşalım' işareti yapıp, diğer elinizle halkın iradesine 'kayyum' kelepçesi vuruyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Emir, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Biz, 'Yanlış teşhisle doğru tedavi olmaz' demiştik. Komisyon raporumuzda 'Kürt sorunu, özünde bir demokrasi ve hukuk sorunudur' diye altını çizerek söylemiştik.

İkili hukuk devam ettikçe, seçmenin oyunu değersiz saydıkça; hangi süreçten, hangi toplumsal barıştan bahsedebilirsiniz? Bir elinizle 'gelin konuşalım' işareti yapıp, diğer elinizle halkın iradesine 'kayyum' kelepçesi vuruyorsunuz.

Çözümün adresi ne Saray’ın karanlık koridorları ne de polis bariyerleriyle çevrilmiş belediye binalarıdır. Hukuku askıya alarak, seçilmişleri derdest ederek ve bunda ısrar ederek yürünecek bir yol yoktur. Bu yol çıkmaz sokaktır!

Samimiyet testinden bir kez daha sınıfta kaldınız. Kayyum rejimi son bulmadan, sandık güvenliği sağlanmadan, adalet tesis edilmeden Türkiye’de toplumsal barış çalışmaları yol alamaz.”

SEZGİN TANRIKULU: MESELE KAMU GÜVENLİĞİ DEĞİL, KÜRTLERİN DEMOKRATİK İRADESİDİR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Mardin'de Ahmet Türk'ün yerine atanan kayyımın görev süresinin uzatılmasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Ahmet Türk, kayyuma konu edilen davadan beraat kararı almasına ve hukuki hiçbir dayanak kalmamasına rağmen hala görevine iade edilmemiştir. İçişleri Bakanlığı, hukuku değil, siyasi talimatları esas alarak kayyumun görev süresini uzatmaya devam etmektedir. Bu tablo şunu açıkça ortaya koymaktadır: Mesele hukuk değil, mesele Kürtlerin seçme ve seçilme hakkıdır. Mesele kamu güvenliği değil, Kürtlerin demokratik iradesidir." dedi.

Tanrıkulu X hesabından yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: 

"Kürt Meselesi ve çözüm; önce bir samimiyet ve güven meselesidir. Demokratik siyaset güvence altına alınmadan adalet sağlanmadan toplumsal barış gerçekleşmez. Ahmet Türk'ü göreve iade edeceğinize, kayyumun görev süresini uzatmak nedir? Bu durum, kayyum politikasının bir 'istisna' değil, bilinçli ve süreklilik arz eden bir siyasal tercih olduğunu bir kez daha göstermiştir.

"MESELE KAMU GÜVENLİĞİ DEĞİL, KÜRTLERİN DEMOKRATİK İRADESİDİR"

Ahmet Türk, kayyuma konu edilen davadan beraat kararı almasına ve hukuki hiçbir dayanak kalmamasına rağmen hala görevine iade edilmemiştir. İçişleri Bakanlığı, hukuku değil, siyasi talimatları esas alarak kayyumun görev süresini uzatmaya devam etmektedir. Bu tablo şunu açıkça ortaya koymaktadır: Mesele hukuk değil, mesele Kürtlerin seçme ve seçilme hakkıdır. Mesele kamu güvenliği değil, Kürtlerin demokratik iradesidir.

"SEÇİLMİŞLERİN YERİNE ATANAN KAYYIMLARLA DEMOKRASİ OLMAZ"

Eğer gerçekten Kürt Meselesinin demokratik ve barışçıl çözümünden söz edilecekse, bunun ilk ve vazgeçilmez adımı kayyum rejimine son vermek ve halkın iradesini tanımaktır. Kayyum uygulaması, Kürt meselesini çözen değil; derinleştiren, toplumsal barışı zedeleyen, hukuka olan güveni yok eden bir pratiktir. Seçilmiş belediye başkanlarının yerine atanan memurlarla ne demokrasi olur ne de toplumsal barış inşa edilir. Seçilmişlerin yerine atanan kayyumlarla demokrasi de olmaz, toplumsal barış da inşa edilemez. Mardin’de ve devam eden tüm kayyım uygulamalarına derhal son verilmelidir."