CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu'ndan 'deniz yetki alanları' açıklaması: 'Hakların korunması sürekli faaliyetle mümkün'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu'ndan 'deniz yetki alanları' açıklaması: 'Hakların korunması sürekli faaliyetle mümkün'

22.04.2026 13:00:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu'ndan 'deniz yetki alanları' açıklaması: 'Hakların korunması sürekli faaliyetle mümkün'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bağcıoğlu, “Deniz yetki alanlarında hakların korunması yalnızca ihlallerin engellenmesiyle değil, aynı zamanda bu alanlarda etkin ve sürekli faaliyetle mümkündür” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Hollanda bayraklı Maasvliet isimli araştırma gemisinin, Türkiye’nin deniz yetki alanları içerisinde yürüttüğü faaliyetlerin engellenmesine ilişkin, "30 yıldır izinsiz faaliyetlerin engelleniyor olması tek başına yeterli değildir. Münhasır haklara sahip olduğumuz bazı deniz alanlarında, Türkiye’nin bizzat araştırma ve sondaj faaliyetleri yürütmemesi önemli bir eksiklik olarak değerlendirilmelidir. Zira deniz yetki alanlarında hakların korunması yalnızca ihlallerin engellenmesiyle değil, aynı zamanda bu alanlarda etkin ve sürekli faaliyet gösterilmesiyle mümkündür" açıklamasında bulundu. 

CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları ve devlet uygulamasıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

''ETKİN VE SÜREKLİ FAALİYET GÖSTERİLMESİYLE MÜMKÜNDÜR''

Türkiye’nin deniz yetki alanları içerisinde yürütülen faaliyetlerin engellenmesinin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Bağcıoğlu, açıklamada şunları kaydetti:

"Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarında, yabancı bayraklı araştırma gemilerinin izinsiz faaliyetleri özellikle 1990’lı yılların sonlarından itibaren engellenmektedir. Son olarak, Hollanda bayraklı Maasvliet isimli araştırma gemisinin deniz yetki alanlarımız içerisinde yürüttüğü faaliyetlerin engellendiğine ilişkin bilgiler, yaklaşık 30 yıllık geçmişe dayanan bu kararlı tutumun devam ettiğini açıkça göstermektedir. Bununla birlikte, yaklaşık 30 yıldır izinsiz faaliyetlerin engelleniyor olması tek başına yeterli değildir.

Münhasır haklara sahip olduğumuz bazı deniz alanlarında, Türkiye’nin bizzat araştırma ve sondaj faaliyetleri yürütmemesi önemli bir eksiklik olarak değerlendirilmelidir. Zira deniz yetki alanlarında hakların korunması yalnızca ihlallerin engellenmesiyle değil, aynı zamanda bu alanlarda etkin ve sürekli faaliyet gösterilmesiyle mümkündür. Devlet uygulaması, uluslararası hukuk bakımından hakların güçlendirilmesinin ve kalıcılığının temel unsurlarından biridir. Bu çerçevede Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk temelinde münhasır haklarımızın bulunduğu, ancak uzun süredir aktif olunmayan sahalarda araştırma ve sondaj faaliyetlerinin gecikmeksizin başlatılması, bu alanlarda bayrak ve varlık gösterilmesi, milli menfaatlerimiz açısından bir tercih değil, açık bir zorunluluktur."