CHP’li Nazlıaka’dan iktidara yoksulluk nafakası tepkisi: ‘İktidarın hedefinde Medeni Kanun var’

CHP’li Nazlıaka’dan iktidara yoksulluk nafakası tepkisi: ‘İktidarın hedefinde Medeni Kanun var’

5.06.2026 14:39:00
Güncellenme:
CHP’li Nazlıaka’dan iktidara yoksulluk nafakası tepkisi: ‘İktidarın hedefinde Medeni Kanun var’

CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanabilmesini öngören hükmü iptal etmesine tepki gösterdi. Nazlıaka, AKP iktidarının hedefinin ‘Medeni Kanun’ olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz olarak bağlanabilmesini öngören hükmü iptal etti. Aynı mahkeme 2012 yılında, düzenlemeyi “sosyal hukuk devletinin gereği” olarak değerlendirmiş ve süresiz nafaka hakkının arkasında durmuştu. CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, konuya ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. 

‘NAFAKA KONUSU BİLEREK ÇARPITILDI’

Kararın “sosyal devleti ve sosyal adalet ilkelerini inkâr ettiğini” söyleyen Nazlıaka, “Bu karar, Anayasa’nın ilgili maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırıdır. Evlilik sürecinde bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete maruz kalan kadınların can simidi yok edilmiştir” dedi. Kamuoyunda ‘süresiz nafaka’ konusunun bile isteye çarpıtılarak anlatıldığını belirten Nazlıaka, “Yoksulluk nafakası boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek olan tarafa ödenir. Bu kişi erkek de olabilir. Yoksulluk nafakasından daha çok kadınlar faydalanmaktadır çünkü kadınlar erkeklerle eşit eğitim ve istihdam olanaklarına sahip olmadığı için daha yoksuldur. Yoksulluk nafakası koşullu ödenir. Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi, evlenme olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, düzenli bir işe girmesi, gelir artışının olması veya taraflardan birinin vefat etmesi durumunda yoksulluk nafakası iptal edilir. Yoksulluk nafakası bir ayrıcalık ya da lütuf değil bir haktır. Evlilik boyunca kadının omuzlarındaki karşılıksız bakım emeğinin ve ev içi sorumluluklar nedeniyle vazgeçilen istihdam olanaklarının hukuki karşılığıdır” ifadelerini kullandı. 

‘KARAR, KADINLARI ŞİDDET SARMALINA HAPSEDİYOR’

Türkiye’de her üç kadından birinin şiddet gördüğünü vurgulayan Nazlıaka, “Her gün en az iki kız kardeşimiz erkekler tarafından katledilmektedir. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi ile kadınların can güvenliğinin daha da büyük risk altında olduğu bir dönemde alınan bu karar, kadınları şiddet sarmalına hapsetmek anlamına gelmektedir” değerlendirmesini yaptı. AKP iktidarının hedefinde ‘Medeni Kanun” olduğuna işaret eden Nazlıaka, “AKP,  biz kadınların eşit yurttaşlık teminatı olan Medeni Kanun’u parça pinçik etmek istiyor. Kadın yoksulluğuna çözüm üretmek yerine, kadınların kazanılmış haklarını gasp etmeye çalışıyor. Kadınlar yaşam mücadelesi verirken, eşitsizliği derinleştiriyor. Biz CHP olarak, kadınları yoksulluğa mahkûm eden değil güçlendiren bir düzen için mücadele ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadınların eşit olmadığı bir ülkede demokrasi eksiktir. Kadınların özgür olmadığı bir ülkede adalet eksiktir. Kadınların güvende olmadığı bir ülkede hiçbir yurttaş güvende değildir” ifadelerini kullandı.