Özgür Özel yağmur altında binlere seslendi: 'Size selam dahi vermeyecekler!'

Özgür Özel yağmur altında binlere seslendi: 'Size selam dahi vermeyecekler!'

11.01.2026 14:17:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Özgür Özel yağmur altında binlere seslendi: 'Size selam dahi vermeyecekler!'

CHP'nin Denizli'de düzenlediği miting başladı. Yurttaş yağmurlu havaya aldırış etmeden meydanı doldurdu. Mitingde konuşan CHP lideri Özgür Özel, AKP'nin en düşük emekli aylığının 20 bin TL olmasını öngören kanun teklifine ''emeklisine saygı duymayanın bu memlekette görecek günü, sizin yüzünüze bakacak yüzü yoktur. Bundan sonra emekliler bırak yüzünüze bakmayı size selam dahi vermeyecekler'' sözleriyle tepki gösterdi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Denizli'de 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinginin 80'incisini düzenledi. 

Yağmurlu ve soğuk havaya rağmen yurttaşlar şemsiyelerle miting alanını doldurdu. 

Image

CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mesajı okudu. 

İmamoğlu mektubunda şu ifadelere yer verdi:

"Güzel Denizli’nin güzel insanları, benim cesur hemşehrilerim!
Kıymetli hanımefendiler, değerli beyefendiler, güzel gözlü çocuklar, canımın içi gençler…
Her birinize hasretle sarılıyorum, sizleri çok özledim.

Sizler 19 Mart’tan bu yana bir milim bile geri adım atmadan demokrasiyi, adaleti savunmaya devam ediyorsunuz. Sizinle gurur duyuyorum, hepinize yürekten teşekkür ediyorum.

Denizli’nin halkçı ve icraatçı başkanı, değerli yol arkadaşım Bülent Nuri Çavuşoğlu’na bu şehre katkıları için teşekkür ediyorum.

Örgütümüzün güçlü iradesini ve mücadeleci ruhunu temsil eden değerli yol arkadaşım Ali Osman Horzum’a ve onun şahsında tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.

Sevgili dostlarım,
10 ay önce Türkiye'de büyük bir oyun sergilenmeye başladı. Bizi sandıkta asla yenemeyeceklerini gören bu iktidar, seçime rakipsiz girmek için yargı eliyle bir operasyon başlattı. Ben ve arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir belediye başkanına reva görülmeyen hukuk dışı uygulamalara, türlü türlü zorbalıklara maruz kaldık.

Bu kirli oyunu kurgulayanlar, ilk zamanlar ne kadar hevesli, ne kadar mutluydular hatırlıyor musunuz? Güya ortaya öyle kanıtlar koyacaklardı ki, bizler ailelerimizin yüzüne bakamaz olacaktık. Güya turpun büyüğü heybedeydi.

Günlerce millete ahtapot masalları anlattılar. Gerçek dışı olduğu kanıtlanan sayısız yalan ve iftiralarla televizyonlarda milletimizi kandırmaya çalıştılar. Ama ne oldu? İddianame ortaya çıktı, çıtları çıkmaz oldu.

Ben ilk günden bugüne aynı şeyi söylüyorum: Bu dava baştan sona siyasidir. Eğer siyasi değil diyorsanız, iddialarınızın arkasındaysanız bizim mahkemelerimiz TRT ve isteyen tüm kanallar tarafından canlı yayınlansın. Milletimiz kimin ne olduğunu gözleriyle görsün. Hodri meydan!

Canlı yayın talebimiz başlangıçta 'olabilir, niçin olmasın' gibi laflar ettiler ama sonra bununla ilgili kanun teklifini sessiz sedasız reddettiler. Bizleri yalan ve iftiralarla milletin gözünden düşürebileceklerini zannedenler, milletin vicdanı karşısında çoktan mahkum oldular.

Biz 10 aydır daracık hücremizde, haklılığımızdan aldığımız güçle, milletimizden gördüğümüz ilgi ve destekle direniyoruz. Umudumuz ve cesaretimiz her gün daha da güçleniyor. Gelecek güzel günlere olan inancımız her gün daha da büyüyor.

Onlar ise her güne koltuklarını kaybetme korkusuyla, yoksulluğa, güvencesizliğe mahkum ettikleri milletin karşısına çıkamamanın ezikliğiyle uyanıyorlar.

Onların vakti doldu. Onların hizmet enerjisi, doğru dürüst projesi, liyakatlı kadroları kalmadı. Onların millete saygısı, sevgisi kalmadı. Millet karşısında hadlerini bilmez oldular.

Onlar yolun sonunda ama biz yolun başındayız. İşte bu yüzden; onlar sandıktan, milletten köşe bucak kaçıyor, biz ise sandığa, millete koşuyoruz. Biz sorumluluk üstlenmeye, iş yapmaya, ülkemlerin sorunlarını çözmeye koşuyoruz. Şu ya da bu şahsın, şu ya da bu partinin değil; milletin iktidarını kurmaya koşuyoruz.

Bizim peşinde olduğumuz tek zafer; milletin ortak aklının, milletin ortak vicdanının zaferidir. Milletin iktidarına millet ne derse o olacak. Milletin iktidarında herkes için demokrasi, herkes için adalet, herkes için refah olacak.

Türkiye büyürken milletin emeği ve ekmeği küçülmeyecek. Çalışacağız, üreteceğiz ve adilce paylaşacağız. Türkiye’yi geçim derdi çekmeden, gelecekten korkmadan yaşayan, emeğinin, yatırımının karşılığını hakkıyla alan özgür ve mutlu insanların ülkesi haline getireceğiz.

Bir kişi kaybederse, Türkiye kazanacak!
Her şey çok güzel olacak!
Her şey çok güzel olacak!

Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanı.''

ÖZEL: BUNUN ADI AK PARTİNİN KARA DÜZENİDİR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitingte yaptığı konuşmada vergi uygulamalarının adaletsiz olduğunu, verginin sadece yüzde 11'inin zenginden alındığını belirterek, "Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Türkiye’ye haykırıyorum ki; zenginden değil yoksuldan alan, yoksulu görmeyip, zengini kayıran, verginin yüzde 88’ini yoksuldan, 11’ini zenginden alan AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım" ifadesini kullandı.

Özel şunları kaydetti:

"ÇİFTÇİNİN, KÖYLÜNÜN BİR KIYMETİ KALMAMIŞ"

"Bir yandan Denizli çiftçilerin en mağdur olduğu kentlerden bir tanesi. Eskiden, ben de Manisa’da Hacıhaliller köyünde yazlarımı geçirdim. 12 yaşından beri traktör üstünde kültivatör çektim, pamuk ara çapası yaptım. Pamuk toplayan emekçilere testi testi su taşıdım. O beyaz altının bereketini dayımlarla, anneannemle birlikte yaşadım. O günlerde bir kilo pamuk satan 2,5 litre mazot alıyordu. Bugünkü hesaba vurursan pamuğun kilosu 150 liraymış, mazot üzerinden. Bugün 2,5 kilo pamuk satıyorsun, bir litre mazot alıyorsun. Bugün pamuğun kilosu 18-20 lira. Sen 2,5 kilo pamuk satıp, 1 litre mazot alabiliyorsun. Nereden nereye gelmiş? Niye böyle? Çünkü çiftçinin, köylünün bir kıymeti kalmamış. Kanuna göre 772 milyar lira destekleme lazım. Ama sadece bu paranın 168 milyarını bütçeye koydular. Yani kanun, ‘Denizli'nin çiftçisine beş vereceksin’ diyor. Bunlar sadece bir veriyorlar. Bunu utanmadan, sıkılmadan bütçeye yazarak yapıyorlar. 10 yıldır böyle yapıyorlar. Ama iş gelince yandaşa destek vermeye, o zaman ellerini hiç korkak alıştırmıyorlar.

"2,5 KİLO PAMUĞUN BİR LİTRE MAZOT ALAMADIĞI GÜNLERE GELDİK"

Sizin hakkınız 772 milyarın, 168’ini bütçeye koymuş. Ama 'Bu sene 768 milyar lira kurumlar vergisinden vazgeçeceğim. Faiz lobilerine 2,7 trilyon lira vereceğim. Geçiş garantili otobanlara, köprülere 238 milyar lira vereceğim. Kur Korumalı Mevduata 2,5 trilyon lira verdim' diyor. Öyle bir noktaya geliyor ki çiftçiye gelince, beşin birini veriyorlar. Ama yandaşlara gelince ne istiyorlarsa fazlasıyla veriyorlar. Bir kilo buğday satılıp, bir litre mazot alındığı günlerden, altı kilo buğday satılıp, bir litre mazot alındığı günlere geldik. Bir kilo pamuğun 2,5 litre mazot aldığı günlerden 2,5 kilo pamuğun bir litre mazot alamadığı günlere geldik.

"AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİNİ VALLAHİ DE YIKACAĞIM"

Şimdi dönüp bakıyorsunuz, dünyada vergi zenginden alınır, bunlar zengini bırakmışlar, vergiyi tavana değil tabana yaymışlar. Tırnak  makasından, mutfak tüpünden, törpüden ÖTV alanlar, elmastan, pırlantadan, lüks saatlerden almıyorlar. Yüzde 65 dolaylı vergi, yani zengin ve fakir ayırmayan, en zenginden de en yoksuldan da aynı vergiyi alan dolaylı vergi: Elektriğin vergisi, sütün vergisi, doğalgazın vergisi, çocuğa alınan hırkanın, ayağa alınan ayakkabının vergisi milyardere de aynı, asgari ücretliye de aynı. Bunun adı dolaylı vergi, yüzde 64. Bunun üstünde vergilerin yüzde 24’ü gelir vergilerinden kesilen, hepimizin maaşlarından kesilen gelir vergisi, yaptı mı yüzde 88. Sadece yüzde 11 Kurumlar Vergisi. Para kazanandan, kar edenden yüzde 11; para kazanmayan, sürünen, geçinemeyenlerden yüzde 88. Bunun adı AK Parti’nin kara düzenidir. Türkiye’ye haykırıyorum ki; zenginden değil yoksuldan alan, yoksulu görmeyip, zengini kayıran, verginin yüzde 88’ini yoksuldan, 11’ini zenginden alan AK Parti’nin kara düzenini vallahi de yıkacağım, billahi de yıkacağım. Allah’tan korkun yahu.

"TEKSTİLİN BAŞKENTİ DENİZLİDE TEKSTİLİN CANI ÇIKTI"

Denizli’deyiz. Tekstilin başkentindeyiz. 10 bine yakın imalathane kapandı Türkiye'de. Denizli’nin canı çıktı. Üç yılda 360 bin emekçi tekstilde işsiz kaldı. Tekstil deyip geçme, yüzde 70’i kadın istihdamı. 10 çalışandan 7’sinin kadın olduğu sektörde, 360 bin kişi işsiz kaldı. Sorun ne? Asgari ücret. alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Mısır’daki asgari ücretle, Afrika’daki, Hindistan'daki asgari ücretle rekabet edecek. Ama Türkiye’de bu asgari ücreti verdiğinde, bu asgari ücretle çalışanlar sürünüyor. Asgari ücreti 28 bin lira yaptılar. Tarihte ilk kez asgari ücret ilan edildiği anda, açlık sınırının altında kaldı. CHP olarak çıktık ve dedik ki; asgari ücret alan için 39 bin lira olsun, 39 bin ver ama 10 bin lirasını SGK’dan düşelim, veren için 29 bin lira olsun. Bu teklifi getirdik, kabul etmediler. Kabul etselerdi hem asgari ücretlinin bu yaşadığı sıkıntılar ortadan kalkacak, hem de tekstil üreticileri açısından çok büyük bir rahatlama gelecekti.

"YAPILACAK İLK SEÇİMLE BAKAN EVLATLARININ DEVRİ BİTECEK, VATAN EVLATLARININ DEVRİ BAŞLAYACAK"

Ben buradan CHP’nin hem çalışanın, hem patronun dostu olduğunu söylüyorum. Sol parti, sosyal demokrat parti demek; sermaye düşmanı demek değildir. Bizim sistemimizde kalkınmacı bir ekonomi vardır. Üreticiye her türlü destek ve teşvik vardır. Bu işin sonunda daha çok üretmek, daha çok kazanmak, ama adil bir vergi sistemiyle kazandığının vergisini vermek vardır. Hep birlikte çalışmak, daha çok kazanmak ama hakça bölüşmek vardır. Yandaşına sahip çıkan, vatandaşını görmeyen, yoksulu ezdiren, zordaki üreticiyi de iflasa sürükleyen, sadece yandaşa sahip çıkan bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. Size ant olsun ki AK Parti’nin kara düzeni yıkılacaktır. Denizli’ye söz veriyorum. Bu kardeşiniz partinin Genel Başkanı olurken en büyük desteği Manisa ile birlikte Denizli'den aldık, Ege’den aldık. Sonra tüm Türkiye tanıdı, tüm Türkiye’den aldık. Siz bana kefil oldunuz, ben Nuri’ye kefil oldum. Nuri çalışmaya niyet etti. Bu güzel günlere geldik. Buradan bir kez daha sizin huzurunuzda söylüyorum. Bir devri kapatacağız, bir devri açacağız. Size söz veriyorum, artık yapılacak ilk seçimle bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Yağmur yağıyor. Bütün Türkiye olmaz denilenin olduğunu, ocağın ortasında, bu soğukta, bu yağmurda, bu mübarek rahmetin altında sizin kararlılığınızı görüyor. Helal olsun Denizli’ye.

"AK PARTİ BU EMEKLİ ELLERİNİ NASIRLADI, DİRSEĞİNİ ÇÜRÜTTÜ"

Meydandaki emeklileri göreyim. Denizli’deki emekliler el sallasın, şemsiyesini aşağı yukarı sallasın göreyim emeklileri. İşte bu manzara Türkiye’de ne kadar çok emekli olduğunun ve ne kadar çok mağdur olduğunun manzarasıdır. Bugün Türkiye’de açlık sınırı 30 bin liradır. Bugün Türkiye’de yoksulluk sınırı 98 bin liradır. Bugün Türkiye’de en düşük emekli maaşı 18 bin 975 lira olabilmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Tayyip Bey size hiç ilişmese, size hiç karışmasa, 1,5 asgari ücreti değiştirmese, bugün beğenmediğimiz 28 bin liralık asgari ücrete kıyasla en düşük emekli maaşı 42 bin lira olacaktı. Oysa bugün sadece 19 bin lira. Bunu emeklilerin kabul etmesi mümkün değil.

"TBMM KAPALI ANCAK İÇİNDE CHP’NİN MİLLETVEKİLLERİ EMEKLİLER İÇİN NÖBETTE"

CHP olarak kök maaşları artıracak bir kanun teklifi çıkaralım diyoruz. Emeklilere seyyanen zam verecek kanunu Meclis!ten çıkaralım diyoruz. Perşembe günü Meclis’te bu konunun çalışılması için önergemizi verdik. Reddettiler. AK Parti ve MHP oylarıyla önergemiz reddedildi. Bunun üzerine karar verdik, şu anda TBMM kapalıdır ancak içinde CHP’nin milletvekilleri emekliler için nöbettedir. ‘AK Parti o Meclis’e gelene kadar, gerekli düzenlemeyi yapana kadar Meclis’i terk etmeyeceğiz’ dedik. Bunun üstüne cuma günü apar topar kameralar karşısına çıktılar. Biz de dedik ki ‘Haydi inşallah. Bir işi de birlikte yapalım.’ Ama tekliflerini getirdiler, 19 bin lirayı arttırıyorlar, ne teklif ediyorlar? 20 bin lira. Teyzeme bak böyle diyor; ‘20 bin lira.’ 20 bin lirayı kabul ediyor musun teyzem? 20 bin lirayı kabul eden var mı? Ey AK Parti bu emekli ellerini nasırladı, dirseğini çürüttü, gözlük camları büyüdü çalışarak.

"EMEKLİLER BIRAKIN AK PARTİ’YE OY VERMEYİ, SELAM DAHİ VERMEYECEKLER"

Bu emekli yıllarca çalışanlara baktı. Dedik ki ‘Artık sen çalışmayacaksın. Artık sana devlet bakacak.’ Emekli ettin, 1,5 asgari ücret alan emekliye neler, neler ettin. 42 bin lira alacak kişiye, 19 - 20 bin lira teklif ediyorsun. CHP iktidarında asgari ücret önerimiz 39 bin liradır. En düşük emekli maaşı önce bir asgari ücret, bugünün parasıyla 39 bin lira olacaktır. Sonra eski yerine, 1,5 asgari ücrete çıkacak. Emeklisine saygı duymayanın, emeklisine hürmet etmeyenin bu memlekette görecek günü, sizin yüzünüze bakacak yüzü yoktur. Bundan sonra emekliler bırakın AK Parti’ye oy vermeyi, selam dahi vermeyecekler. Bakın size para bulamayanlar, size ‘Para yok’ deyip ‘19 bini 20 bin lira yapabiliriz’ diyenler parayı bulmuşlar. Bütçede üst düzey kamu görevlileri için lojman kiralama gideri 1,1 milyar lira. Üç yıl önce bu para 300 bin liraymış. Şimdi dört katına çıkarmışlar. Emekliye gelince ‘Şartlar zor, zam yüzde 12.’ Ama lüks lojmanlara gelince yüzde 400. Yüzde 12 diye çıkıp alay edenlerin hep birlikte alnını karışlamaya var mıyız? Var mıyız? AK Parti’nin alnını karşılayacak mısınız?"

İlgili Konular: #CHP #Denizli