Resmi Gazete'de 17 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla 27 ilde 55 taşınmaz ve üzerindeki yapılar özelleştirme kapsamına alınmıştı.
Karar kapsamında Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan kamuoyunda “eski hastane” olarak bilinen ve halen toplum sağlığı merkezi olarak kullanılan arazi de özelleştirme kapsamına alındı.
Karara karşı bugün CHP Datça İlçe Başkanlığı öncülüğünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamaya, CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan, Cumhur Uzun ve Süreyya Öneş Derici, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, belediye meclis üyeleri, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.
"HER ZAMAN DA BU ONURLU MÜCADELENİN YANINDA OLACAĞIZ"
CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Göcek'teki Osman Ağa Koyu, Dalaman'daki Kille Koyu'nda sürekli bir saldırı halindeyiz. Ama biz bu onurlu mücadeleyi hep birlikte vermek zorundayız. Muğla'mıza, cennet Muğla'mıza hep birlikte sahip çıkmak zorundayız ve bu yolda hep birlikte biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu çevre bileşenlerinin her zaman yanında olacağız. Bugün de Datça'da hastane alanı denen alanı, sermayenin eline teslim etmek istiyorlar. Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. Her zaman da bu onurlu mücadelenin yanında olacağız."
CHP Parti Meclis Üyesi ve Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, "Toprağını, havasını ve suyunu korumak isteyen halkın çıkarlarını korumak isteyen herkesin mücadelesi hep aynı yerde, hep bir arada yol yürümek oluyor. Zor zamanlardan geçiyoruz ama çoğunluk olan biziz. Çünkü biz bu vatan için gelecek nesillere bu toprağı, bu havayı, bu suyu birlikte bırakmak için yola çıktık." dedi.
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, "İtirazımız kamuya ait bir malın bir sebeple elden çıkarılması ve kamu kaynaklarının hoyratça kullanılmasınadır. Bunlar yapılırken her birinizin vermiş olduğu vergilerle yapıldı. O yüzden burada söz söylemeye her birimizin hakkı var ve bu hak çerçevesinde Datça'dan bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz. Kamunun malını kamuya bırakın. Kamunun malını kamudan ayırmayın. Kamu hizmetinde kalmaya devam etsin." açıklamasında bulundu
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, "Kıyılar, araziler, kamusal alanlarımız hiç kimsenin kararname satır aralarında ranta açacağı alanlar değildir. Hele hele ki sağlıkla ilgili konular, araziler, kamusal alanlar da hiç kimsenin yatırım portföyü de değildir. Bunu çok iyi bilsinler. Bu halk bunun karşısında durmaya devam edecektir. Datça halkıyla ilgili karar alırken, Datça halkına sordunuz mu? Bu yapılan işlemde bir kamu yararı var mı? Cevap yine çok açık. Hayır yok. Bir kez daha sesleniyoruz. Bu yanlış kararlardan derhal geri dönülmelidir. Anayasanın açık hükümleri ihlal edilmemelidir" şeklinde konuştu
Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, karara ilişkin şunları söyledi:
"Bu karar ile Türkiye genelinde birçok ilde Sağlık Bakanlığı'nın kullanımına tahsis edilmiş üzerinde sağlık ocağı ve eski hastane binaları bulunan taşınmazlar özelleştirme kapsamına alınmıştır. Bu alanların satılabileceği, kiralanabileceği, gelir ortaklığı modeliyle devredilebileceği, işletme hakkının özel sektöre verilebileceği anlamına geliyor.
Kelime oyunlarına gerek yok. Bu kararname adı geçen kamu alanlarının kamunun elinden çıkması demektir. Yani bugün atılan adım yarının satışının, yarının devrinin, yarının geri dönüşü olmayan kararlarının önünü açmaktadır. Bu karar o alanların kamusal kullanımda kalacağına dair hiçbir güvence bırakmamaktadır. Henüz satış yapılmamış olabilir ama satışın ve özel kullanıma açılmanın yolu sonuna kadar açılmıştır.”
Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt ise şunları ifade etti:
"70-80 yıldan beri Datça'nın sağlık hizmeti taleplerini karşılayan bu yer yarın özel bir sektörün eline geçerse buranın ne olacağını hiçbirimiz bilemeyiz. Özellikle yerel yönetimler üzerinde alanların nasıl kullanılması ile ilgili geçmişten gelen şöyle bir yasa vardır, 'eğer bir hazine arazisi satılırsa bunun yüzde 30'u 40'ı oranın ilçe belediyelerinden yönetimlerde kalır diye. Şimdi bu yasayı kaldırdılar özelleştirme idaresi üzerinden buraların satışına izin verdiler.
Burası eğer 100 milyon liraya satılsa ki bunun çok çok üstündedir 500 milyon civarındadır. Bunun yüzde 30’unun yerel yönetimlerin olması lazım. Yani sadece hazineden yüzde 30’u kaçırmakla, satışını kaçırmakla kalmalılar. Aynı zamanda yarın ne olacağı belli olmayan bir imar değişikliğiyle başımıza yarın ne geleceğini bilmiyoruz."
