Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü.
Erdoğan, görüşmenin ardından Beştepe Millet Sergi Salonu'nda BM Genel Sekreteri Guterres'e Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etti.
Erdoğan'ın konuşmalarından satır başları şu şekilde:
"Sayın Guterres'in ülkemize ziyareti her seferinde ayrı bir önem ve mana taşımıştır. Kendileri 2017'de genel sekreterlik görevi üstlenmesinin ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye'ye gerçekleştirmiştir. Her ziyaretinde mültecilerin korunması, küresel adaletin tesisine dair projelerin uygulanması, Ukrayna'daki savaş bağlamında mekik diplomasisine yaptığı katkılara hep birlikte şahit olduk.
BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES'E ÖDÜL
Barış ve güvenliğin tesisi için sessiz çoğunluğun sesi olan değerli dostuma Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nü takdim etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Ramazan-ı Şerif vesilesiyle her yıl müslümanlarla dayanışma ziyaretleri kapsamında ülkemize gelmesini de ayrıca anlamlı bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bugün barış için yaşamaya tehdit eden yabancı düşmanlığı, ayrımcılık konusundaki sayısız çalışmaları için kendilerine teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten miras kalan 'Yurtta sulh cihanda sulh' ilkesini proaktif, atılgan ve girişimci anlayışla yoğurarak dış politikamızın odağında tuttuğunu sürdüyoruz.
"DEĞERLİ DOSTUM GUTERRES'İN…”
Nerede dram, trajedi, gözyaşı varsa onu dindirmeye çalışıyoruz. Değerli dostum Guterres'in hakkını özellikle teslim etmek isterim. 9 yıldır büyük başarıyla ifa ettiği vazifeyi ifa etmeden önce de barışı, diyaloğu, refahı öne çıkaran ziyaretçiydi. Portekiz Başbakanı olarak ülkesinde refahın artmasına ve demokrasinin kökleşmesine katkılar yapmış, halkının güvenini kazanmıştı. BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı 10 yıllık dönemde yerinden edilenlerin insanlık onuruna yakışır şekilde muamele görmeleri, korunmaları görevinde üstün gayretler sarf etmişti.
Sayın Guterres'in genel sekreterliği çalışmasında Türkiye'nin katkılarını her alanda derinleştirdik. Sayın genel sekreterle gerek bölgemiz gerek dünyada barışı tehdit eden meseleler konusunda yakın diyalog içerisinde olduk. Bu istişare ve çabalarımızın bazen en zorlu şartlarda dahi sonuç verdiğini memnuniyetle gördük. Yoğun çaba sarfettiğimiz Karadeniz tahıl girişimi bu sayede küresel gıda krizinin önüne geçmeyi başardı. Ukrayna'da barışın yeniden inşasına ve savaşın sonlandırılmasına yönelik çabalarda BM'de yakın işbirliğimizi devam ettiriyoruz.
"GAZZE'DE SERGİLEDİĞİ DURUŞ HER ZAMAN ÖVGÜYLE ANILACAKTIR"
Bölgemizin bir ateş çemberine döndüğü zor günlerde sayın genel sekreterin diplomasi ve diyalog çağrılarını bu bakımdan çok değerli bulduğumu vurgulamak istiyorum. Türkiye olarak coğrafyamızı felakete sürdürmeye çalışan İran konusunda yoğun diplomasi yürütüyoruz. Sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Sayın genel sekreterin çağımızın en büyük mezalimlerinden birinin yaşandığı Gazze'de sergilediği duruş her zaman övgüyle anılacaktır. İnsanlık değerlerimizin sınandığı bu vahşet ve özellikle bunun karşısında sayın genel sekreter ilkesel tavrı güçlü şekilde ortaya koymuş, iki devletli çözüm yönünde çalışma kararlılığından asla taviz vermemiştir.
Mültecilerin korunması ise yakın işbirliği içinde çalıştığımız bir başka alan olmuştur. Bunun unutulmayacağını vurgulamak istiyorum. Asrın felaketinin ardından yaşadığımız zor günlerde bize dost elini uzatarak yaraların sarılmasına destek olan BM teşkilatına, sayın genel sekreterin şahsında tekrar teşekkür ediyorum. Sayın genel sekreterin gelecek nesillere yaşanabilir dünya bırakmak için büyük bir özveriyle çalıştığına bizzat şahidim. Bilhassa iklim değişikliğiyle mücadele alanında başlattığı girişimlerin önemini vurgulamak isterim. Türkiye olarak Kasım 2026'da BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz.
"BM'Yİ DAHA KAPSAYICI YAPIYA DÖNÜŞTÜRMEYİ AMAÇLAYAN TÜM GİRİŞİMLERİ DESTEKLEMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ"
Yaşadığımız her hadise ve kriz ilk kez bundan 13 yıl önce dile getirdiğimiz dünya 5'ten büyüktür tespitimiz haklılığını teyit ediyor. Adalet olmadan dünyada kalkınma, barış, istikrar olmayacağına inanan bir lider olarak BM'yi daha kapsayıcı yapıya dönüştürmeyi amaçlayan tüm girişimleri desteklemeyi sürdüreceğiz. Gazze başta olmak üzere insani krizlerin aşılması ve uluslararası barışın tesisi için ortaya koyduğunuz ilkeli ve özverili çabalarınızın bu müstesna ödülümüzün ruhu, manası ve hedefleriyle fevkalade uyumlu olduğuna inanıyorum. Dünyanın dört bir tarafında çetin şartlarda barış için fedakârca görev yapan BM personelini selamlıyor, hayatını kaybeden BM çalışanlarını saygıyla yâdediyorum.”
GUTERRES: BU ÖDÜLÜ KABUL ETMEKTEN ONUR DUYUYORUM
Törende BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de açıklamalarda bulundu. Guterres'ın açıklamaları ise şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan size Türkiye hükümetine ve insanlarına teşekkür ederim. Bu müteşekkirlikle birlikte bir sorumluluk da hissediyorum burada. Bu ödülün bu bölgede başka yerlerde ızdırapların yaşadığı döneme denk geldiğinin farkındayım. Küresel işbirliğine güven azalıyor. Atatürk Ödülü, barışın, soylu bir vizyonun ötesinde bir şey olduğunu gösteriyor. Barış toplanma çağrısıdır, eyleme çağrıdır. Bu ödülü kabul etmekten onur duyuyorum. BM çalışanların adına da kabul etmek istiyorum.
Barışı geliştirmek için birçok kadın ve erkek çalışıyor. Dünyanın en zorlu yerlerine yardım götürüyorlar. Ateşkeslerle barışı korumaya çalışıyorlar. İnsan hakları savunucuları ve kalkınma uzmanları toplumları güçlendiriyor, hakları koruyor. Bu ödül onları da onurlandırıyorlar. Yaşamlarını kaybetmiş BM çalışanlarını da saygıyla anmak istiyorum. Özellikle Gazze'de hayatını kaybetmiş olan yüzlerce BM çalışanını da anmak istiyorum. Bu ödülün anlamı Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatı ve mirasından ayrı düşünülemez.”