Erdoğan, Ege için ‘Uluslararası hukuk’ vurgusu yaptı ama... 'Miçotakis pası gole çevirdi'

Erdoğan, Ege için ‘Uluslararası hukuk’ vurgusu yaptı ama... 'Miçotakis pası gole çevirdi'

13.02.2026 04:00:00
Güncellenme:
Batu Bozkürk
Takip Et:
Erdoğan, Ege için ‘Uluslararası hukuk’ vurgusu yaptı ama... 'Miçotakis pası gole çevirdi'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ege Denizi için ‘uluslararası hukuk’ vurgusunu değerlendiren İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan, “Türkiye bu konularda hep bir ‘siyasi’ çözümden yana olmuştu. Erdoğan'ın niye ve hangi akla hizmet ‘Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz de değildir’ şeklinde bir cümle kurduğunu ilk aşamada çözemedim. Miçotakis de pası gole çevirdi” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile önceki gün Ankara’da görüşmüş, “Görüşmemizde Ege ve Doğu Akdeniz'e ilişkin tutumlarımızı bir kez daha açık ve samimi şekilde ele aldık. Biz bu hususta geçmişten bu yana şunu savunuyoruz: Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz de değildir. Yeter ki iyi niyet, yapıcı diyalog ve çözüm iradesi olsun” demişti. Yunan Başbakan Miçotakis de benzer şekilde, “Önemli görüş ayrılıklarının bulunduğunun farkındayız. Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarının -kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge- sınırlandırılmasına ilişkin meselenin, uluslararası hukuka ve özellikle Deniz Hukuku’na dayanarak uluslararası bir yargı merciine götürülebilecek tek ihtilaf olduğu yönündeki yaklaşım korunmaktadır” sözlerini sarf etmişti.

‘ERDOĞAN HANGİ AKLA HİZMET BÖYLE KONUŞTU’

İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı, emekli büyükelçi Ahmet Erozan, “Erdoğan'ın Miçotakis ile yaptığı basın toplantısının bir bölümünü birkaç defa dinledim. Ege ve Doğu Akdeniz konularına değinirken Erdoğan'ın niye ve hangi akla hizmet ‘Mevcut meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz de değildir’ şeklinde bir cümle kurduğunu ilk aşamada çözemedim. Zira benim bildiğim Türkiye bu konularda hep bir ‘siyasi’ çözümden yana olmuştu. Kaldı ki ‘uluslararası hukuk’ denildiğinde masaya gelecek olan Yunanistan'ın taraf olduğu, Türkiye'nin ise taraf olmadığı ‘Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesi’dir. Sözleşmenin ‘özel durumlara’ ilişkin satırları da ülkemizin ihtiyaçlarını karşılamak açısından yetersiz olduğu gibi ‘siyasi çözüm’ olasılığına da kapıyı aralar niteliktedir. Ayrıca Türkiye gibi bir ülkenin sözkonusu coğrafyadaki egemenlik haklarını birkaç hukukçunun görüşüne emanet etmesi de düşünülemez” dedi.

‘MİÇOTAKİS PASI GOLE ÇEVİRDİ’

Erozan ayrıca, “Erdoğan'ın sözleri beni şaşırtsa da Miçotakis'in o sözler üzerine ‘Konuyu uluslararası yargıya taşıyalım’ deyivermesi beni hiç şaşırtmadı ve adam Erdoğan'ın verdiği pası gole çevirmekte tereddüt etmedi. Olup bitene daha geniş bir çerçeveden bakınca konuya daha yukarılardan müdahale edildiğinin kokusunu alıyorum. Bu nedenle de Erdoğan ve Miçotakis'in birlikte top koşturdukları ve paslaştıkları takımın Teknik Direktörü acaba yabancı mı demekten kendimi alamıyorum” değerlendirmesini yaptı. Bu sözler akıllara ABD Başkanı Donald Trump’ı ve Türkiye ile Yunanistan arasında bir “uyum” olması gerektiğini vurgulayan ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı getirdi.

BMDHS VE CASUS BELLİ MESELESİ

Türkiye, Miçotakis’in işaret ettiği Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değil. Bunun temel gerekçelerinden biri, sözleşmenin, karasularının 12 mile kadar genişletilebilmesine imkân vermesi. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye’nin Ege’deki hareket alanı daralıyor. TBMM de 1995 yılında, Ege Denizi’nde halen 6 deniz mili olarak uygulanan karasularının Yunanistan tarafından bunun ötesine genişletilmesini savaş nedeni (casus belli) sayacağını ilan etmişti.