Gebze'de işçilerden 'NATO' protestosu: 'Savaşa değil emekçiye bütçe'

Gebze'de işçilerden 'NATO' protestosu: 'Savaşa değil emekçiye bütçe'

1.07.2026 00:49:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Gebze'de işçilerden 'NATO' protestosu: 'Savaşa değil emekçiye bütçe'

Gebze’de işçiler, NATO zirvesi öncesi, "NATO defol" ve "Savaşa değil emekçiye bütçe" sloganlarıyla protesto düzenledi.

Gebze Sendikalar Birliği çağrısıyla işçiler, "NATO defol", "Savaşa değil emekçiye bütçe", "Asgari ücrete zam" ve "Vergide adalet" talepleriyle protesto düzenledi.

Evrensel'in aktardığına göre, sendikalara Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, DEM Parti, Emek Partisi, Sol Parti, DİP de destek verdi.

"NATO, BİZ EMEKÇİLER ADINA YIKIM, SAVAŞ, KAN VE GÖZYAŞI DEMEKTİR"

İşçiler adına basın açıklamasını Gebze Sendikalar Birliği Dönem Sözcüsü ve Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın okudu. Aydın şunları söyledi:

"Yine bu yaz 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ni de endişeyle takip ediyoruz. NATO, biz emekçiler adına yıkım, savaş, kan ve gözyaşı demektir. NATO Bir savunma örgütü değil ABD liderliğindeki emperyalist savaş örgütüdür. Bu zirvede; dünyanın dört bir yanında yürütülen savaşlar, silahlanma, küresel güçler arası rekabet ve emperyalist müdahaleleri derinleştiren politikalar tartışılacaktır. Dünyanın ezilen halklarına ve işçilere buradan hayırlı bir sonuç çıkması mümkün değildir. NATO’nun kuruluşundan bugüne kadar geçen süreçte dünya daha güvenli bir yer olmamıştır. Tam tersine, Yugoslavya’dan Afganistan’a, Irak’tan Libya’ya, Suriye’den bugün Gazze’de yaşanan soykırıma kadar savaşların sebebi ve yürütücüsü olmuş; milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine, milyonlarcasının yurdunun ve vatanından edilmesine sebebiyet vermiş bir örgütten söz ediyoruz.

"YENİDEN BÜYÜK BİR SİLAHLANMA YARIŞINA GİDİLMEKTEDİR"

Dünyada emperyalist rekabet derinleştikçe, yeni çatışmaların zemini hazırlanmakta, yeniden büyük bir silahlanma yarışına gidilmektedir. Bugün NATO ülkeleri savunma harcamalarını ulusal bütçelerinin yüzde 5’ine çıkarma kararı almıştır. Trilyonlarca dolar silahlara ayrılırken; dünyanın dört bir yanında emekçilerin refahına gidecek kaynaklar çarçur edilmektedir. Silah şirketlerinin kârları büyürken, işçiler ücretlerini, çocuklar geleceklerini kaybetmektedir. NATO üyesi Türkiye de bu tablonun dışında değildir. Ülkemizin bütçesinden güvenlik politikalarına ve silahlanmaya ayrılan kaynaklar büyürken; eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve kamusal hizmetler için ayrılan pay gitgide küçülmektedir. İşçiler ise her geçen gün daha ağır bir yaşam mücadelesi vermektedir. Bugün Türkiye’de milyonlarca emekçi açlık sınırının biraz üzerinde, yoksulluk sınırının ise çok altında ücretlerle yaşamaya mahkûm edilmiştir. Asgari ücret artık istisna değil, genel ücret haline gelmiştir."