Aile ve Yas Danışmanı Şengül Hablemitoğlu Türkiye'de siyasetçilerin yaş ortalamasının yüksek olmasına ilişkin bir yazı kaleme aldı.
"Türkiye’de siyaseti hâlâ aynı nesil yönetiyor" diyen Hablemitoğlu, "20. yüzyılın travmalarıyla şekillenmiş, ancak 21. yüzyılın gerçekliğine direnen anlaması ve dinleyebilmesi zor bir nesil. Ve maalesef burada sadece yaş değil, bazen bilişsel kapasite de dikkati çekiyor" yorumunda bulundu.
"AYAKLARI BİLE ONLARI TAŞIYAMAZKEN ÜLKEYİ NASIL TAŞIYACAKLAR?"
Hablemitoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Geçmişi her fırsatta hatırlatan ama bugünü anlamakta zorlanan bir kuşak, hem yönetici hem hatip hem tanık hem de ülkeyi geleceğe taşıyacak liderler olarak sahnedeler. Ancak 'ayakları bile onları taşıyamazken ülkeyi nasıl taşıyacaklar?' bunu kimse sormuyor. Sosyal medya, yapay zeka, iklim krizi gibi konulara dair alınan kararlar, çoğu zaman bu kavramlara yabancı liderlerin ellerinde şekilleniyor. Ve en ironik olanı; hatırlaması gerekenler unuttuklarında ne olacak? Yönetilenlerin nabzı 90, yönetenlerin yaşı 90.
Türkiye’de, “son nefesini kürsüde vermek isteyen siyasetçiler kulübü” kurulsa, üye sayısı Meclisi geçer; hatta ilk genel kurulda başkanlık seçimi için büyük bir rekabet yaşanır. Ve bu rekabetin içinde ne gençler var, ne kadınlar, ne de farklı cinsiyet kimlikleri. Aynı seslerin yankılandığı, aynı yüzlerin tekrar tekrar sahneye çıktığı bir düzen bu. Yeni bir söz söylemek isteyenler ya susturuluyor ya da törensel-görsel-vitrin olarak davet ediliyorlar, ama asla gerçekten duyulmuyorlar. Çeşitlilik bir tehdit, kapsayıcılık bir lütuf gibi. Oysa demokrasinin gerçek nefesi, yalnızca yaşlı adamların son nefeslerinden ibaret olmamalı."
