TBMM'de görüşmeleri süren İklim Kanunu Teklifi’ne
muhalefetin tepkileri sürüyor.
Son olarak CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, iktidarın
İklim Kanunu Teklifi’ne ilişkin eleştirilerde bulundu.
Türkiye’nin ekonomik krizden geçtiğini belirten Süllü, “Vatandaşlarımızın bırakın eti, meyveye dahi ulaşamadığı bir süreçte, milyonlarca yurttaşımızın çözüm bekleyen temel sorunları varken, TBMM’de ardı ardına ülkemizi felakete sürükleyecek iki yasa teklifiyle karşı karşıyayız” dedi.
"BÜYÜK BİR İKİYÜZLÜLÜK!"
Yasama sürecini “iktidara hizmet eden büyük bir ikiyüzlülük” olarak niteleyen Süllü, “Tarihe, doğayı koruyor gibi yaparken doğayı yok eden bir Meclis olarak geçilecek. Bu tablo karşısında bir milletvekili olarak derin bir üzüntü duyuyorum” ifadelerini kullandı.
TBMM’ye sunulan İklim Kanunu Teklifi’nin, iklim kriziyle mücadele etmek yerine sera gazı salımını alınıp satılabilir bir piyasa unsuruna dönüştürdüğünü belirten Süllü, “İklim krizi, bedel ödeyerek daha fazla kirletmenin yolunu açan bir düzenlemeyle ticarileştiriliyor. Yasanın tek sürdürülebilirliği, şirketlerin karının sürdürülebilirliği” dedi.

Artan sıcaklıklar, kuraklık, su kıtlığı, tarımda verim
düşüşü, gıda fiyatlarındaki artış ve sağlık sorunlarının iklim krizinin
sonuçları olduğunu hatırlatan Süllü, “Yasa teklifinde kadınlar, çocuklar,
yaşlılar ve engelliler gibi kırılgan kesimlerin hiçbir şekilde gözetilmediği açıkça
görülüyor” diye konuştu.
“TOPLUMSAL MUHALEFETİN UYARILARINA KULAK TIKADILAR”
Süllü, 4 Nisan’da teklifin Meclis gündeminde ilk kez
görüşüldüğü sırada yaptığı uyarıları hatırlatarak, “Bu yasa tam anlamıyla bir
‘yeşil aklama’ ve göz boyama yasasıdır, geri çekilmeli demiştik. Komisyona
çekildiği sanılırken hiçbir değişiklik yapılmadan Meclise getirildi. Toplumsal
muhalefetin ve uzmanların uyarılarına kulak tıkadılar” dedi.
"DOĞAYI SERMAYEYE TESLİM EDİYORSUNUZ”
Süllü, “Doğa ve yaşam savunucularının, bilim insanlarının ve köylülerin tüm itirazlarına rağmen, halk arasında ‘süper izin’ ve ‘talan yasası’ olarak bilinen düzenlemeleri torba yasaya doldurup Meclis gündemine taşıdılar. ‘Üstün kamu yararı’ adı altında kamulaştırmalar kolaylaştırılarak, vatandaşın tapulu arazisine el atmanın önü açılıyor” ifadelerini kullandı.
Söz
konusu düzenlemelerin ormanlar, sulak alanlar, milli parklar, su kaynakları ve
zeytinliklerin madenciliğe açılmasının önünü açtığını belirten Süllü, “2053 net
sıfır emisyon hedefinden bahsederken kömür madenciliğini teşvik ediyor, karbon
yutak alanları olan ormanları Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne
devrederek doğayı sermayeye teslim ediyorsunuz” diye konuştu.
"FOSİL YAKITLARLA ENERJİ ÜRETİMİ İÇİN HER TÜRLÜ KOLAYLIĞI SAĞLIYORSUNUZ"
Süllü; Yatağan, Akbelen gibi bölgelerde maden şirketlerinin
taleplerine göre koordinatlar belirlenerek yasal düzenlemeler yapıldığını,
şirketlere özel yasa üretildiğini, iktidarın bir yandan iklim yasası çıkarıp
sınırda karbon düzenlemesi getirdiğini anlatarak, “Diğer yandan iklim krizini
büyüten fosil yakıtlarla enerji üretimi için her türlü kolaylığı sağlıyorsunuz.
Bu nasıl bir çelişkidir?" diye sordu.
Süllü, "İklim yasasında önceliklenmesi gereken doğa, bu
düzenlemeyle talana açılıyor. Ülkemizin ve gelecek nesillerin geleceği hiçe
sayılıyor. İklim Yasası teklifi geri çekilmeli, doğayı ve toplumu önceleyen
gerçek bir iklim yasası hazırlanmalıdır. Talan yasasını tümden geri çekin;
şirketlerin çıkarı uğruna geleceğimizi yok etmeyin” dedi.