İmamoğlu'nun Kartal Adliyesi'ne getirilmemesine CHP'den sert tepki: 'Yaşadığımız şey adalet değil eziyet'

İmamoğlu'nun Kartal Adliyesi'ne getirilmemesine CHP'den sert tepki: 'Yaşadığımız şey adalet değil eziyet'

5.06.2026 12:07:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
İmamoğlu'nun Kartal Adliyesi'ne getirilmemesine CHP'den sert tepki: 'Yaşadığımız şey adalet değil eziyet'

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, mahkeme hakiminin "huzurda dinleme" kararına rağmen tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun adliyeye getirilmesinin savcılık eliyle engellendiğini iddia ederek, "Sabah cezaevinden alınıp duruşma için 60 kilometre yol getirilen İmamoğlu, 'araç arıza yaptı' bahanesiyle geri çevrildi. Yaşadığımız şey adalet değil eziyettir, açıkça psikolojik ve örgütlü bir işkencedir" dedi.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı'ya hakaret iddiasıyla görülen dava sonrası açıklamalarda bulundu. 

Duruşmayı takip etmek üzere İstanbul Anadolu Adliyesi 16. Asliye Ceza Mahkemesi önüne geldiklerini belirten Tezcan, yargı adına kötü bir örnekle karşılaştıklarını dile getirdi.

Bir hafta önce cezaevi yönetiminin mahkeme hakimi ile temas kurarak İmamoğlu’nun duruşmaya getirilip getirilmeyeceğini, sorgunun SEGBİS’le mi yoksa huzurda mı yapılacağını sorduğunu aktaran Tezcan, "Mahkeme hakimi de hukuka uygun olarak, ceza muhakemesi hukukuna, ceza yargılaması usulüne uygun olarak yüz yüzelik ilkesinin gereği 'Ben Sayın İmamoğlu'nu mahkemede dinleyeceğim' diyor ve buraya getirilmesini istiyor. Doğru olan budur, olması gereken budur" dedi.

Bu çerçevede İmamoğlu’na ve avukatlarına duruşmaya getirileceğinin söylendiğini ifade eden Tezcan, adliye önünde beklerken İmamoğlu'nun getirilmeyeceğini öğrendiklerini kaydetti.

Image

"HAKİME RAĞMEN SAVCILIK TARAFINDAN BURAYA GELMESİ ENGELLENİYOR"

Tezcan, kararın mahkeme hakimine rağmen alındığını savunarak şunları söyledi:

"Mahkeme hakiminin kararı ve 'Ben huzurda dinleyeceğim' demesine rağmen fiilen inisiyatif alarak savcılık makamı tarafından buraya gelmesi engelleniyor. Gece mesai bitiminde SEGBİS üzerinden sorgusunun yapılması, duruşmanın SEGBİS üzerinden yapılması çerçevesinde bir yazı mahkemeye gönderiliyor mesai bitiminde. Ama çok ilginçtir, avukatların sabaha kadar takip etmelerine rağmen UYAP üzerinden avukatların görebileceği şekilde bir çağrı yapılmamış, yani UYAP'a düşmemiş."

"ARAÇ ARIZA YAPTI BAHANESİYLE 60 KİLOMETRE GERİ ÇEVİRİYORLAR"

"Sabah saat yediye yirmi geçe Sayın İmamoğlu'nu cezaevinden alıyorlar, arabasına bindiriliyor, duruşmaya getirilmek üzere 60 km yol geliyor. Yani kalan yolu 60 km'nin de altında veya en az o kadar yolu kalmış, adliyeye getirilmesi için... Birden araba geri çevriliyor. 'Ne oldu?' diye sorduğunda Sayın İmamoğlu, 'Araç arıza yaptı' diyorlar. Araç arıza yapmıyor, aracın arıza yapması sadece uydurulan bir bahane. Arıza yapan aracı ne yaparsınız? Orada durdurursunuz. Arıza yapan aracın içerisindeki mahkemeye gelen kişiyi o araçla tekrar geri götürür müsünüz?

60 km gelmiş bir araçla, 'arıza yaptı' bahanesiyle cezaevine tekrar 60 km geri çeviriyorlar. Araç arıza yaptıysa kalan yol zaten en fazla 60 km, yani cezaevine götürülünceye kadar adliyeye getirmeniz, duruşmaya katılması ve savunmasını yapması mümkün ama mesele o değil. Yaşadığımız şey adalet değil, eziyettir. Cezaevine döndükten sonra cezaevi müdürüyle yaptığı görüşmede anlıyor ki SEGBİS üzerinden ifadesi alınmak üzere geri çevrilmiş. Millete şikayet ediyorum, bugün Türkiye'de yaşanan, açıkça yargılanan kişilere düşman hukukunun uygulanmasıdır."

"BU ADALET DEĞİL, ÖRGÜTTLÜ İŞKENCEDİR"

Yaşanan durumun psikolojik bir işkence örneği olduğunu savunan Tezcan, "Bu adalet değil, eziyettir, bu açıkça işkencedir. Siz cezaevinden yargılanan kişiyi alıp arabaya bindirip 60 km götürüp ondan sonra geri cezaevine götürmeniz, tam da psikolojik işkencenin en çarpıcı, en tipik örneğidir. Ne yazık ki bugüne kadar bütün bu yargılama süreçlerinde bunları yaşıyoruz. Bu çok açık biçimde adil yargılanma hakkının ihlalidir, ceza yargılamasındaki yüz yüzelik ilkesinin ihlalidir, savunma hakkının ihlalidir. Bu adalet değil eziyettir, örgütlü işkencedir. Bu, iktidarı elinde bulunduranların bugüne kadar sürdürdükleri gibi örgütlü işkence yapmasının, baskı yapmasının yeni modelleridir" açıklamalarında bulundu.

İktidarın baskı ve eziyet yöntemleri konusunda yeni pratikler oluşturduğunu ileri süren Tezcan, konunun yargı mercilerinde, TBMM'de ve kamuoyunda takipçisi olacaklarını ve gerekli başvuruları yapacaklarını bildirdi. 

"İSTİNAF BERAAT KARARINI BOZDU"

Davanın geçmiş sürecine de değinen Tezcan, normal şartlarda davanın bugün bitmesi gerektiğini söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu davada daha öncesinde hakim beraat kararı vermişti. İstinaf mahkemesi, yaratılan yeni yargı iklimi ve mahkemelere yapılan bu baskı çerçevesinde beraatle sonuçlanan bir davada kararı bozdu. Niye bozdu biliyor musunuz? 'Sanığın savunmasını almadınız' diye bozdu.

Ya, beraatla sonuçlanacak davada hakime sanığın savunmasını almadan karar verme yetkisi Ceza Muhakemesi Kanunu'nda açıkça yazılmış, açıkça tanınmış ama buna rağmen eziyet etmenin bir başka yolu olarak istinaf mahkemesi eliyle böyle bir sistem uygulandı. Şimdi aynı işkence bir başka boyutuyla, duruşmaya getirilirken 60 km yol gittikten sonra tekrar cezaevine geri götürmek suretiyle oluyor. Bu adaletsizlikleri, bu hukuksuzlukları yapanlar, hukuk dışı kamu gücünü kullananlar bunun mutlaka hesabını verecekler."

İlgili Konular: #Ekrem İmamoğlu