Kılıçdaroğlu, Zaman ve Bugün gazeteleriyle Samanyolu TV’ye yapılan operasyonları darbe sürecine benzetti

Kılıçdaroğlu, Zaman ve Bugün gazeteleriyle Samanyolu TV’ye yapılan operasyonları darbe sürecine benzetti

29.06.2026 09:59:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Kılıçdaroğlu, Zaman ve Bugün gazeteleriyle Samanyolu TV’ye yapılan operasyonları darbe sürecine benzetti

Bazı CHP’liler örgütün medya yapılanmasına yönelik operasyonu protesto etmek amacıyla basın toplantısı düzenlemiş, Kemal Kılıçdaroğlu ise “Biz her zaman mazlumların yanında olacağız” diyerek destek vermişti

Butlancıların FETÖ ilişkisi - Zihni Erdem

Cemaat yapılanması 26 Şubat 2014’te yapılan MGK’de terör örgütü kapsamına alındı. Örgütün yargı ve polis yapılanma- sı tasfiye edilmeye başlandı. Sıra medya yapılanmasındaydı. 14 Aralık 2014’te Zaman ve Bugün gazeteleriyle Samanyolu TV’ye operasyon yapıldı. Bazı CHP’liler bu operasyonu protesto amacıyla düzenlenen basın toplantısına katıldı.

Kılıçdaroğlu operasyonları darbe sürecine benzeterek, “Biz her zaman mazlumların yanında olacağız” dedi. Kılıçdaroğlu, FETÖ’ye ait radyo ve televizyonları, 27 Eylül 2015’te Tivibu, 3 Ekim 2015’te Turkcell TV+; 8 Ekim 2015’te Digiturk, 12 Ekim 2015’de de Teledünya ile KabloTV platformlarından çıkarılmasına da itiraz etti.

Türksat , Samanyolu grubuna ait 13 televizyon kanalı ve radyonun uydu yayınlarını 13 Kasım 2015’te kesti. 28 Ekim’de de yine cemaate yakınlığı ile bilinen Koza-İpek Grubu’na ait Kanaltürk ve Bugün TV’ye kayyım atandı ve bu televizyonların yayınları kesildi. Aynı akşam Kılıçdaroğlu da destek vermek amacıyla Mecidiyeköy’de bulunan Bugün TV, Kanaltürk ile Bugün ve Millet gazetelerinin faaliyetlerini sürdürdüğü binaya gitti.

İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine 4 Mart 2016’da Zaman, Meydan, Today’s Zaman gazeteleri ile Cihan Haber Ajansı ve Aksiyon dergisinin de aralarında bulunduğu yayın organlarının sahibi olan Feza Gazetecilik AŞ’ye kayyım atanmasına karar verdi. Enis Berberoğlu, Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş, Mahmut Tanal, Eren Erdem, Sezgin Tanrıkulu, Şafak Pavey, Selina Doğan’dan oluşan CHP’li milletvekilleri destek için Zaman gazetesindeydi.

Eren Erdem, daha sonra Zaman’a Kılıçdaroğlu’nun yardımcısı Berberberoğlu üzerinden kendilerine verdiği talimat üzerine gittiklerini açıkladı. Tanal ise Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarındaki “FETÖ’cü sızması” ile ilgili sözlerine “Zaman’a onun talimatıyla gittik. Eğer biz FETÖ’cü isek o da FETÖ’cüdür” diyerek tepki gösterdi. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra da Samanyolu TV tamamen kapatıldı.

Kılıçdaroğlu CNN Türk’te bu karara, “Niye kapatıyorsun kardeşim?” diyerek itiraz etti. Ahmet Hakan’ın “Örgütün yayın organı mı olsun?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Hayır, efendim. Şimdi bakın, o televizyonlar sadece örgütün değil, ben o televizyon kanallarında pek çok kişinin haber, program yaptığını biliyorum.”

Partisinin Adana mitinginde, cemaatle ilişkili ve Ergenekon operasyonlarında rolleri nedeniyle yargılanan Nazlı Ilıcak, Ahmet Altan, Mehmet Altan, Atilla Taş, Ali Bulaç ve Şahin Alpay gibi isimleri de okuyarak CHP’lilere alkışlattı. Tepkiler gelince kendini “Ben bilmiyor muyum, o gazeteciler geçmişte ne yaptı? Ben ‘Balyoz kumpastır’ derken onların beni eleştirdiklerini bilmiyor muyum? Bu insanlar AKP’nin değirmenine su taşıyorlardı, AKP ile işbirliği yapıyorlardı. Ben o zaman da hukuku ve demokrasiyi savunuyordum” ifadeleri ile savundu.

Kılıçdaroğlu’nun ülkücüleri CHP’yi teslim almaya geldi

AKP’nin butlan kararını bekleyen Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, partinin seçilmiş yöneticileri kararlaştırılan toplantı saatini beklemeden 24 Mayıs 2026 sabahı saat 07.30’da CHP Genel Merkezi’ni teslim almaya geldi. CHP milletvekilleri Orhan Sarıbal, Deniz Demir, Müslim Sarı, Mahir Polat, Hasan Öztürkmen ve Hüseyin Yıldız’ın da içinde olduğu bir grup polis gözetiminde genel merkeze doğru yürüyüşe geçti. Grubun içinde “Kılıçdaroğlu’nun ülkücüleri” denilen çok sayıda partili olmayan kişi de vardı. CHP yöneticileri bunları “mafyatik tipler” diye tanımladı. Tabii içeri alınmadılar.

Az sayıda partili genel merkezi savunmak için sandalye ve koltuklardan barikatlar oluşturdu. Bir süre sonra Emniyet güçleri, Kılıçdaroğlu’nun “Binayı boşaltın” talebi üzerine demir kapıyı kırdı. Milletvekillerine ve partililere bibergazı sıkarak içeri girdi. Makam odasında gelişmeleri izleyen Özgür Özel’e kayyım kararı tebliğ edildi. Kararı yırtan Özel, genel merkezden ayrıldı ve TBMM’ye doğru yürüyüşe geçti. Çevrede bekleyen partililer de peşine katıldı. Daha sonra genel merkezin 12. katında çekildiği belirtilen bir fotoğrafta Kılıçdaroğlu’nun eski başdanışmanı ülkücü Ramazan Kubat ve arkadaşlarının bozkurt selamı verdikleri görüldü.

Fotoğrafta yer alan bir diğer ülkücü ise 1980 öncesi Ankara Bahçelievler’de Abdullah Çatlı’nın liderliğinde masum 7 TİP’li öğrencinin katliamından yargılanan ve hapis cezasına çarptırılan Haluk Kırcı ile de fotoğrafı olan biriydi.

İŞE BAHÇELİ VE ÇİLLER’İN EKİBİYLE BAŞLADI

Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı döneminde kendisinden önceki genel başkan Deniz Baykal’ın tam aksine sayısız danışman ile çalıştı. Adeta bir danışmanlar ordusu kuran Kılıçdaroğlu’nun danışmanları içinde çok sayıda ülkücü kökenli isim de vardı. Bunların en dikkat çekici olanlarından biri MHP’nin 2007 ve 2009 se- çim kampanyalarını yürüten Rasim Bölücek idi. MHP kökenli Bölücek, Gülen cemaatiyle de ilişkili biriydi. Bölücek, CIA istasyon şefi Ruzi Nazar ile bağlantısı olan eski bir MİT mensubu olan Enver Altaylı’nın da arkadaşıydı. FETÖ davalarında yargılanan Altaylı’nın kendisini 1159 kez telefonla aramasını arkadaşının “hiperaktifliği" ile açıkladı.

Bölücek ile birlikte göreve başlatılan bir diğer isim de Şükrü Karaca idi. Karaca, 1995 yılında DYP Genel Başkanı ve Başbakan Tansu Çiller ile çalıştı. Çiller’in 3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesinde bir trafik kazasıyla ortaya çıkan “mafya-siyaset-devlet” ilişkilerini örtmek için kullandığı “Bu devlet için kurşun atan da kurşun yiyen de şereflidir” sözleri Karaca’nın da içinde yer aldığı Analitik ekibinin buluşuydu.

Karaca daha sonra ANAP’ı canlandırmaya çalışan Erkan Mumcu’ya da danışmanlık yaptı. ANAP bir türlü canlanmayınca Kılıçdaroğlu boş durmadı ve Karacayı'da danışmanlar ekibine dahil etti. Son durağı da burası olan Karaca, 2014 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

DANIŞMANI AYHAN BORA KAPLAN OLAYINA KARIŞTI

Kılıçdaroğlu’nun ilk ülkücü kökenli profesyonel danışmanları Bölücek ile Karaca idi. Onları profesyonel olmayan çok sayıda ülkücü danışman da izledi.

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Alaattin Aldemir, 3 Mayıs 2018’de bir grup arkadaşı ile CHP’ye üye oldu. Rozetlerini bizzat Kılıçdaroğlu taktı. Aldemir sıradan bir MHP’li değildi. 1981 yılında MHP davası nedeniyle tutuklandı. 7 yıl sonra tahliye olurken “bedel ödemiş” biriydi. Ama Devlet Bahçeli ile yıldızı barışmadı. Fethullah Gülen, medyasına akreditasyon yasağı koyan Devlet Bahçeli’nin tavrını Zaman’da Alpaslan Türkeş’in tutumunu örnek göstererek eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, 30 Mayıs 2021’de Burcu Çetinkaya ile evlenen eski Ülkü Ocakları Başkanı ve eski MHP Ankara İl Yöneticisi Ramazan Kubat’ın düğün törenine katıldı. Bununla da yetinmeyerek bir yıl sonra Kubat’ı 22 Ekim 2022’de başdanışmanlığa atadı. Ancak 4 Haziran 2023’te görevine son verdiği danışmanlar arasında Kubat da vardı. Ama Kılıçdaroğlu ona 10 Ekim 2023’te “Yeniden Kuvayı Milliye Platformu Koordinatörlüğü” görevi verdi.

27 Ekim’de, Gazi Üniversitesi Mimarlık-Mühendis- lik Kafeteryasının ihalesini kazandıktan sonra çıkışta, 150-200 kişiden oluşan ülkücü bir grubun saldırısına uğradı. Kubat’ın adı daha sonra Ayhan Bora Kaplan soruşturmasına karıştı. Kubat, bu soruşturmada 19 Mayıs 2024’te, gizli tanık olarak ifade veren Serdar Sertçelik’in çakarlı araçla yurtdışına kaçırılmasında rol aldığı gerekçesiyle tutuklandı.

‘KAZANSAYDIK YERE GÖĞE SIĞDIRAMAYACAKLARDI"

Kemal Kılıçdaroğlu, 2023'teki Cumhurbaşkanlığı'nın ikinci turu öncesinde de atamalarını sürdürdü. 28 Mayıs'a iki gün kala kadın ve aileden sorumlu başdanışmanlık görevine yaptığı atama başını fena ağrıttı. Son anda atamasını yaptığı danışmanı, 27. dönemde Batman'da AKP adayı olan, yerel gazetelerde yazarlık yapan Perinaz Mahpeyker Yaman idi.

Danışman olunca geçmişte sosyal medyada yaptığı paylaşımları ortaya döküldü. Laiklik ve Atatürk ile ilgili bir mesajında, "Laikler hem 'Maymundan geldik' diyorlar hem de 'Atatürk atamızdır' diyorlar, söyleyeceklerim bu kadar, buyurun söz sizin" diye yazmıştı.

Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem, Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka peş peşe yaptıkları açıklamalarda Kılıçdaroğlu'nun böyle bir danışmanı olmadığını söylediler. Yaman, Kılıçdaroğlu'nun ıslak imzalı atama yazısını ortaya çıkarınca CHP yöneticilerinin de gardı düştü. Tepkiler ise sürdü.

Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, "Atatürk'ün kurduğu ve laikliğin bayraktarlığını yapan partimizde, laiklik karşıtı, Atatürk düşmanı bir kişinin hem de kadın ve aile politikalarından sorumlu danışman olarak bulunması, görevden alınmış dahi olsa kabul edilemez!" dedi.

Yaman, 2 Eylül 2023'te sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada mesajları danışmanının yazdığını belirterek özür diledi.

Bu tartışmaları izleyen Kılıçdaroğlu sessizliğini bozduktan sonra şu açıklamayı yaptı:

"Bir arkadaşımın tavsiyesi ile danışman olarak atadım. Bu mesajlarını bilseydim elbette atamazdım. Eğer seçimleri kazansaydık o zaman belki bizim politikamızı yere göre sığdıramayacaklardı."

Yaman'ı Kılıçdaroğlu'na tavsiye eden "arkadaşı" Hasan Cengiz idi. Başdanışman değildi ama genel merkezde kendisine oda tahsis edilmişti. Kendisini de "Türkçü, Turancı ve Enver Paşacı" diye tanımlıyordu.

Kimse o günlerde "Ne işi var CHP'de Enver Paşacı'nın?" diye sormadı.

Kamu diplomasisi yaptığı ve fikir ürettiklerini söylediği Avrasya Yerel Yönetimler Birliği (AYYB) başkanıydı. Bu kuruluş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde Melih Gökçek tarafından desteklendi. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan'ı destekledi. Ancak daha sonra yolları ayrıldı.

2017'de düzenlediği bir iftar yemeğine Kılıçdaroğlu'nu da davet etti. Orada yolları kesişti.

Yaman ile ilgili tartışmalara katılan Cengiz, Kılıçdaroğlu'nun çevresiyle ilgili yeni iddialar ortaya attı ve "Neden kimse Kemal Bey'in mason danışmanlarını konuşmuyor?" diye sordu.

6 Ağustos 2023'te Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda, Kılıçdaroğlu'nun dışişlerinden sorumlu başdanışmanının 33. dereceden mason olduğunu öne sürdü.

Sarayla bağlantılı olduğu da ileri sürülen Cengiz ise bu iddialara şu yanıtı verdi:

"Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için oluşturulan ekibin başkanlarından biriydim. Kemal Bey'in adaylığının hazırlanma sürecinde, daha Millet İttifakı yokken ben, Kemal Bey'in aday olması için kamuoyu oluşturdum. Kanaat önderleri toplantıları buna örnektir. Bu kamuoyu oluşturan ekibin başkanlarından biriydim. Ama Saray'dan kaynaklı değil, millet bunu istediği için."

BİR TRAJİKOMİK ÜLKÜCÜ DANIŞMAN ÖYKÜSÜ

Kemal Kılıçdaroğlu, Zafer Partisi’nin gençlik yapılanması Ayyıldız Hareketi’nin eski kurucu genel başkanı Gökşen Anıl Ulukuş’u 31 Mayıs 2023 tarihinde danışman olarak atadı. Fakat CHP’den 7 Temmuz 2023’te basın mensuplarına geçilen bilgi notunda 4 Haziran 2023 öncesi atanan tüm danışmanların görevi sona ermiş olup ilgili tarihten sonra Engin Özkoç, Hacer Foggo ve Özgür Yici dışında danışman atanmadığı belirtilen notta, İstanbul milletvekili Namık Tan’ın da “dış politikadan sorumlu genel başkan başdanışmanı” görevine devam ettiği ifadesine yer verildi.

Ulukış bunun üzerine Kılıçdaroğlu’nun danışman atamasına ilişkin ıslak imzalı belgeyi X platformundan yayımladı. Genel başkan ile danışmanları görevden almasından sonra konuştuğunu ve ona dört kere “Ben hâlâ danışman mıyım?” diye sorduğunu ifade eden Ulukış, “Her seferinde ‘Burada 90 tane danışman vardı, bu karar onlar için. Sen devam et’ cevabını aldım. Kaldı ki ilk açıklamayı yaptığım gün yine konuştuk. Baskılara dayanamamış olabilirsiniz ama her şeyin bir usulü var! ‘Gerçeği yansıtmıyor’ şeklinde itibar zedeleyici bir tavır CHP’ye yakışmıyor” dedi.

11 Temmuz 2023’te de X platformundaki biyografisinden CHP genel başkan danışmanı unvanını kaldırdı.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gözler Zafer Partisi’ne ve onun adayı Sinan Oğan’ın oylarına çevrildi. Oğan’ın 22 Mayıs’taki açıklaması üzerine Hakan Ünser (Eski Ülkü Ocakları Başkanı), Şevket Bülend Yahnici (eski MHP milletvekili) Bahadırhan Dinçaslan (Tamgaturk sitesinin sahibi), Yılma Durak (eski MHP yöneticisi), Yılmaz Alpaslan (Alparslan Türkeş Vakfı genel sekreteri), Fikret Eren (Yazar), Konuralp Ercilasun (yazar) İskender Öksüz (Milli Düşünce Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi) ve Azmi Karamahmutoğlu (Ülkü Ocakları eski genel başkanı) sosyal medyada Kemal Kılıçdaroğlu’na destek veren videolar paylaşarak “Milliyetçi Çağrı” adlı bir kampanya başlattılar.

ELEŞTİRİ KONUSU OLDU

Bu süreçte Zafer Partisi ile Oğan’ın yolları ayrıldı. ZP Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu ile bir protokol imzaladı ve onu destekleme kararı aldı. İçeriği kamuoyunda çok tartışılan “gizli protokol’ün CHP için en incitici maddesi, “Anayasamızın ilk 4 maddesi ve 66. maddede yer alan Türk vatandaşlığı konusundaki tanımı ve içeriği korunacaktır” şeklindeki 1. maddesiydi. Zafer Partisine verilen bakanlıklar, MİT Müsteşarlığı gibi maddeler dışında CHP’nin Genel Başkanı sıfatını taşıyan Kılıçdaroğlu’nun, Anayasanın değiştirilemez ilk 4 maddesi ile Türk vatandaşlığı ile ilgili maddesini bir başka parti genel baş- kanı ile yaptığı görüşmede protokole bağlamak zorunda kalması başlı başına zayıflık ve eleştiri konusuydu. Zafer Partisi’nin desteğini alan Kılıçdaroğlu aynı gün Çankaya’da, Zübeyde Hanım Sosyal Tesisleri’nde “ülkücü kanaat önderleri” ile bir araya geldi. Burada AKP ve MHP’den kendisine yönelik “terörle işbirliği yapıyor” suçlamalarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu ülkücüler arasında yer alan Yılma Durak’a özel ilgi gösterdi. (Durak, 1980 öncesinde Erzurum’da, “Doğu’nun Başbuğu” olarak ün yapmış biriydi) Onu, “Yılma Bey, bir dönem ülkücü hareketin en köklü ve en sevilen isimlerinden birisiydi. Bugün de sanıyorum, bu hareketin size minnet borcu var. Büyük çabalar harcadınız. Erzurum’un efsane isimlerinden birisiydiniz” diyerek övmekten geri durmadı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu da kaybeden Kılıçdaroğlu kendisini destekleyen ülkücüleri unutmadı. 9 Temmuz 2023’te Keçiören’deki kahvelerine giderek onlarla dertleşti. “Kaza- namadık ama dünyanın sonu değil. Yapılan ilk seçim değil son seçim de değil. Vatandaşla oturup konuşacağız vatandaşı ikna etmemiz lazım” dedi.

‘BOZKURT’ SELAMI

Ülkücülerin bir kısmı da onu unutmadı. Kılıçdaroğlu’nun 38. kurultayda genel başkanlık seçimi kaybetmesinden sonra, “Yeniden Kuvayı Milliye Platformu Koordi- natörlük” görevi sona eren Ramazan Kubat, Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP’ye geri döndü. AKP yargısının kararı ile Emniyet güçlerinin gazlı ve plastik mermili operasyonu ile Kılıçdaroğlu’na teslim edilen CHP Genel Merkezi’nde kazanılan “zaferi” kutlamaya gelen dostları, Kubat’ı oturduğu odasında “bozkurt” işareti ile selamladı.