Sağanak yağmur altında Esra Işık’a destek eylemi: 'Esra’yı holdingci yargının elinden alacağız!'

Sağanak yağmur altında Esra Işık’a destek eylemi: 'Esra’yı holdingci yargının elinden alacağız!'

1.04.2026 20:59:00
Güncellenme:
Sağanak yağmur altında Esra Işık’a destek eylemi: 'Esra’yı holdingci yargının elinden alacağız!'

Muğla’nın Milas ilçesinde, kömür maden sahasını genişletmek amacıyla "acele kamulaştırma" kararı sonrası yapılan keşfe tepki gösteren İkizköy Çevre Komitesi üyesi Esra Işık’ın mahkeme heyetine ‘görevini yaptırmama’ ve ‘hakaret’ suçlamasıyla tutuklanması İzmir’de sağanak yağmur altında protesto edildi. “Esra ışık yalnız değildir” sloganları atan grup adına yapılan basın açıklamasında, “Esra’nın dediği gibi başımız dik, alnımız ak, mücadele bayrağını devralıyoruz. Esra’yı holdingci yargının elinden alacağız” denildi.

Muğla’nın Milas ilçesinde YK Enerji’ye ait termik santraline kömür sağlamak için Akbelen Ormanı çevresindeki zeytinliklerin ve tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasının ardından yapılan keşfe yönelik protesto nedeniyle tutuklanan Esra Işık için İzmir’de yağmur altında destek eylemi yapıldı. Sağanak yağışa rağmen Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanan yaşam savunucularına DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, siyasi partiler, sendikalar ve STK temsilcileri de destek verdi. Sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Toprağı savunmak suç değildir”, “Limak defol Akbelen bizimdir”, “Esra ışık yalnız değildir” sloganları attı. 

“KÖYÜNÜN, TOPRAKLARININ ŞİRKETLER TARAFINDAN GASP EDİLMESİNE KARŞI ADALET ARIYORDU”

Basın açıklamasını okuyan Beyza Nur Çavdar, “Akbelen direnişinin öncülerinden, Milas İkizköylü Esra Işık, acele kamulaştırma yoluyla köyüne, topraklarına el konulmasına direndiği için tutuklandı. ‘Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var’ diyordu Esra. Köyünün, topraklarının şirketler tarafından gasp edilmesine karşı yasa, hukuk, adalet arıyordu. 2025 yılında çıkarılan maden yasası ile Esra’nın köyü dahil onlarca köy koordinatları verilerek hedef gösterilmişti. Bu hedef gösterilmenin sonucu olarak geçtiğimiz aylarda İkizköy ve çevre köylerde büyük bir zeytin talanı yaşandı. 10 Ocak 2026 tarihinde cumhurbaşkanı imzası ile acele kamulaştırma kararı verildi. İkizköy dahil yedi köy 679 parsel bir gecede gasp edilmiş oldu. Bu kararın uygulanmasına yönelik arazi bedellerinin tespit edilmesi gerekiyordu. Böylece tespit edilen arazi bedelleri yatırılıp köylüler yerlerinden edilecekti. İşte Esra ve köylülerinin direnişi tam da bu matematiğe karşı doğayı ve emeği merkezine alan bir yaşamı savunuyordu” dedi.

“ŞİRKET OLDUBİTTİYE GETİREREK BU SÜRECİ YÜRÜTMEK İSTEDİ”

“Her nerede emek, onur ve haysiyet mücadelesi yükselse, holdinglerin emrindeki yargının bu mücadeleleri bastırmak için hızlıca hizmete sokulduğunu biliyoruz” diye devam eden Çavdar, “Tespit için köylere gelen keşif heyeti, Yeniköy Kemerköy Enerji Şirketi’nin çıkarları doğrultusunda, köylülere bilgilendirme yapmadan, oldubittiye getirerek bu süreci yürütmek istedi. Esra ve beraberindeki köylü heyeti bu tutuma karşı çıktı. Bu şirket yanlısı tutumu tüm kamuoyuna teşhir etti. Hepimiz gördük ki şirketin güvenlik görevlisi gibi davranan jandarma, köylünün tarlasını korumasına engel olup, hukuksuzca sürdürülmek istenen keşfin köylülerin itirazına rağmen yapılmasına ortam sağladı” ifadelerini kullandı.

“HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE TUTUKLANDI”

Esra Işık’ın Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’a çağrı yaptığını hatırlatan Beyza Nur Çavdar, “30 Mart günü Akbelen girişinde keşif heyeti beklenirken Esra, Danıştay ve Anayasa Mahkemesine yönelik bir çağrıda bulundu. Telafisi mümkün olmayan yıkım gelmeden önce acele kamulaştırma ve maden yasasının yürütmesinin durdurulmasını talep etti. Çünkü anayasaya aykırı olan maden yasası ve onun dayanak olduğu acele kamulaştırma YK Enerji Şirketi’nin bu bölgede faaliyet yürütmesinin tek koşulu haline gelmişti. Dolayısıyla Esra’nın Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’a yaptığı çağrı, bölgede yapılan keşif faaliyetinin hukuksuz olduğunu da teşhir ediyordu. Anayasal haklarını kullanarak keşif heyetinin bölgede yaptığı çalışmanın hukuksuz olduğunu anlatmak isteyen köylüler karşılarında bir muhatap değil jandarma barikatı buldular. Esra karşılaştıkları bu haksız tavra isyan etti. Bu haklı isyanı keşif heyetini rahatsız etti. Hakkında şikayetçi oldular. Gece 23.50’de Esra’yı köyündeki evinden gözaltına aldılar. Geceyi Milas Jandarma Karakolunda geçirdi. Ertesi sabah çıkarıldığı mahkemede haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklandı” diye konuştu.

“ESRA’YI HOLDİNGCİ YARGININ ELİNDEN ALACAĞIZ”

Esra Işık’ın köyünün ve topraklarını koruduğu için tutuklandığına dikkat çeken Çavdar, “Esra'yı Limak'ın tek bir emriyle, YK Enerji Şirketi’nin çıkarları için alıkoydular. Maden ve enerji şirketlerini koruyan yasaya karşı köyünü, toprağını, emeğini, geleceğini savunduğu için özgürlüğünü elinden aldılar. Akbelen’de, Muğla’da ve ülkenin dört bir yanında maden talanına karşı sesini yükselttiği için tutukladılar. Bizler bugün ülkenin dört bir yanında #EsraIşıkYalnızDeğildir demek için bir araya geldik. Esra’nın direnişini, haklı isyanını meydanlardan yükseltiyoruz. Esra’nın dediği gibi başımız dik, alnımız ak, mücadele bayrağını devralıyoruz. Esra’yı holdingçi yargının elinden alacağız. Gözlerindeki masumiyet, umut ve haklı duruşuyla bizden aldılar onu, umudunu, haklılılğına olan inancını söndürmeden onu geri alacağız. Onun mücadelesini hep birlikte büyüteceğiz. Acele kamulaştırmaya karşı direnen Milas köylülerinin yanında olacağız. Esra Işık serbest bırakılsın! Esra Işık yalnız değildir!” diyerek sözlerini noktaladı.