Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
KURTULMUŞ TARİH VERDİ
Numan Kurtulmuş, "Komisyonda katılımcı bir yol izledik, temsil gücü çok yüksek. Yıl sonuna kadar çalışmalar sonlanacak. Komisyonun hemen kuruluşunda aldığımız karar, 31 Aralık 2025'te komisyon çalışmalarını sonlandırması. Eğer gerekirse ikişer ay süreyle uzatılabilir" diyerek süreçteki son durumu açıkladı.
"KOMİSYONUN VAROLUŞ SEBEBİ..."
Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun büyük temsil gücü olduğunu belirterek varoluş sebebinin terör örgütü PKK'nın feshini ilan etmesi olduğunu söyledi.
"Bu sürecin tamamlandığının görülmesi, bunun tespiti ve tescili şarttır ki geri kalan adımlar atılabilsin" diyen Numan Kurtulmuş, "Süreci çok uzatmadan etkin bir şekilde yönetilmesini hedefliyoruz" ifadesini kullandı.
Meclis Başkanı Kurtulmuş, PKK terör örgütünün süratle silah bırakma ve kendisini feshetme sürecini hızlandırması gerektiğini vurguladı.
"SÜREÇTE PROVOKASYONA İZİN VERMEYECEĞİZ"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyonda katılımcı bir yol izlediklerini söyleyerek "Süreçte provokasyona izin vermeyeceğiz. Komisyonun hemen kuruluşunda aldığımız karar, 31 Aralık 2025'te komisyon çalışmalarını sonlandırması. Eğer gerekirse ikişer ay süreyle uzatılabilir" diye konuştu.
Kurtulmuş, komisyon toplantısında önümüzdeki dönemde iş dünyasından, sendikalardan temsilciler katılacağını belirterek "Komisyonun önemli çoğunluğunun teklif etmiş olduğu isimleri buraya davet edeceğiz" ifadesini kullandı.
"KOMİSYONDA ANAYASA'YI TARTIŞMAYA AÇMIYORUZ"
Komisyonda Anayasa'yı tartışmaya açmayacaklarının altını çizen Kurtulmuş, "Burası anayasa hazırlayacak komisyon değil. Burada yasa, anayasa hazırlanmayacak. Neler yapılabileceği TBMM'ye hazırlanıp gönderilecek" dedi.
YASADAN KİMLER FAYDALANACAK?
Numan Kurtulmuş, sürecin PKK'nin kendini feshetmesiyle ortaya çıkan bir durum olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
"Bu durumla ilgili başka terör örgütleri mevzu bahis olamaz. Peki, PKK gerçekten kendini feshetti mi? Buna karar verecek olan da komisyon değildir. Bunun için ilgili güvenlik birimleri, sahada bütün bu gözlemlerini yaparlar, sonunda da Türkiye'nin en üst güvenlik kurulu olan MGK der ki, evet feshetmiştir. Ondan sonra TBMM, eğer gerekli düzenlemeler varsa bunları yapar. İmralı'nın açıklamasını değerli buluyorum. Örgüt kendini feshettiğini ilan etti. Üçüncü adım olarak da sembolik bir törenle silahlar yakıldı.
"ASLOLAN TERÖRÜ OLUŞTURAN BATAKLIĞIN KURUTULMASIDIR"
Aslolan terörün arkasındaki tüm unsurların ortadan kaldırılmasıdır. Bazıları şöyle eleştirilerde bulunuyorlar, 'Bunlar eski silahları teslim ettiler.' Bu terörün arkasında kimlerin olduğu, hangi siyasi, hangi istihbari destekleri verdiklerini biliyoruz. Bu kadar büyük bir tecrübeden sonra, örgüt elindeki son tabancayı dahi teslim etse bu bataklık kurutulmadığı sürece, diyelim ki bir süre sonra örgütü bu şekilde silahlandıran ülkelerin tekrar silahlandırılması aşikardır."
Kurtulmuş'un açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Burada herkes komisyonun üyesi, teklifler geliyor, teklifler olgunlaşacak. Ama kararı verecek olan TBMM Genel Kurulu'dur. Komisyonda herkes görüşünü söylüyor. Hiçbir şekilde 'özerklik', 'Kürtçenin resmi dil olması' gibi talepler olmadı. Süreçte provokasyona izin vermeyeceğiz. Komisyonun çalışmalarının provoke edilmesine izin vermeyeceğiz. Komisyonda Anayasayı tartışmaya açmıyoruz. Terörsüz Türkiye sürecinde herkes hassas olmalı."
SURİYE'DEKİ GELİŞMELER
"Çeşitli meselelerde arkadaşlarımız dile getiriyor. İsrail bölgeyi etnik ve mezhebi yönden parçalamaya çalışıyor. İsrail'in saldırganlığı ile birlikte Türkiye için de hayati tehdit olan bu noktada biz kendi önlemlerimizi almalıyız."
TBMM ÖNÜNDE BEYAZ TOROS YAKILMASI
"Sıradan bir adli olay gibi görünüyorsa da komisyonun toplanacağı, ilk dinlemeye başlayacağı gün Meclisin önünde bir beyaz Toros'un yakılması herhalde tesadüf değildir."
DÜN NELER YAŞANDI?
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" ilk toplantısını 5 Ağustos'ta, 7'nci toplantısını ise dün yapmıştı.
4 saat 45 dakika süren son toplantıda bu kez söz eski Meclis başkanlarındaydı. 10 eski Meclis başkanı da sürece destek verdiklerini açıkladı. Bülent Arınç umut hakkının uygulanmasının ve genel affın çıkması gerektiğinin altını çizdi.
Komisyonun bir sonraki toplantısında iş insanları, memur- işçi sendikaları temsilcileri ve akademisyenler dinlenecek.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024'te partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, "Teröristbaşının tecridi kaldırılırsa, gelsin TBMM DEM Parti Grup Toplantısı'nda konuşsun, terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, umut hakkının kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın" demişti.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, sürece ilişkin ilk açıklamasını 30 Ekim 2024'te yapmıştı. Erdoğan, Bahçeli'nin terör örgütü PKK'nın elebaşı Abdullah Öcalan'a ilişkin çağrısıyla elini değil, tüm vücudunu taşın altına koyduğunu söylemişti.
Bahçeli ve Erdoğan'ın bu açıklamasının ardından 27 Aralık 2024'te Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, DEM Parti'nin Öcalan'la görüşme talebine olumlu yanıt verildiğini açıklamıştı. Bir gün sonra İmralı'ya giden DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ve Van Milletvekili Pervin Buldan, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile 4,5 yıl sonra bir görüşme gerçekleştirmişti.
Görüşmenin ardından DEM Parti'den yapılan açıklamada, sürecin başarısı için en önemli zeminin TBMM olduğu vurgulanmış "Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek tarihi sorumluluk" denilmişti.
TERÖR ÖRGÜTÜ PKK'NIN SEMBOLİK FESHİ
Öcalan, terör örgütü PKK'nin ulus devletçi amacından vazgeçtiğini, barış ve demokratik toplum hedefine ulaşılmasının "pozitif entegrasyonalist bir perspektifle" mümkün olduğunu söylemişti.
Öcalan'ın çağrısı sonrası PKK'lilerin 11 Temmuz'da Süleymaniye'de teslim ettiği silahlar sembolik olarak dev bir kazanda yakılarak imha edilmişti.