Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Suriye'deki gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:
"Söylenecek çok şey var. Söyleyeceğiz de. Ancak hemen vurgulanmalı ki, AKP 'İsrail tehdidi'ni fark etti, bu tehdidi İsrail ve ABD’ye istediğini vererek savuşturma yoluna gitti. Trump emperyalist bir hayduttur, işleri tüccarca çözmek gibi bir tarzı da var. Bizimkiler de yıllar önce tüccar zihniyetiyle yöneteceğiz diyerek iktidara gelmişti. Kolay anlaştılar. SDG’nin ABD ve İsrail’e vereceğinden daha fazlasını verdiler.
"TUTARLI BİR PROGRAM OLMAYINCA KÜRT DÜŞMANLIĞINDAN ARINMAK KOLAY OLMUYOR"
Suriye, ülkenin güneyini İsrail’e açan, Lübnan Hizbullahı'na karşı İsrail ve ABD ile işbirliği yapan HTŞ’ye bırakıldı. AKP açısındansa Colani ekibi aynı zamanda bir 'rejim ihracı' anlamına gelmektedir. Türkiye’nin laik kesimleri içinde bu rejim ihracından çok heyecanlananlar olduğuna hiç şaşırmadık. Tutarlı bir program olmayınca Amerikancılıktan, İsrail yanlılığından, Kürt düşmanlığından arınmak kolay olmuyor.
TKP açıklamasında 'Suriye’de laikliği savunanlar Türkiye’de Şeyh Said’e, Türkiye’de laikliği savunanlar Suriye’de cihatçılara sahip çıkıyor' denmişti. Acı ama durumun özeti budur. AKP Suriye’ye 'rejim ihraç etti'. Ama bu aynı zamanda 'ithal' edilecek bir siyasal, ideolojik, kültürel projedir ve arka planında güçlü bir ekonomik temele sahiptir.
Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar verir. Doğru budur. Ama Suriye’nin geleceğine Suriyeliler karar vermedi. Suriye, bir paylaşım kavgasına sahne oldu ve bu kavgada 'kazanan' güçler şimdilik eski sicili kendisine her an hatırlatılabilecek uysal terörist Colani’yi Suriye valisi ilan ettiler. Öyle bir vali ki, düne kadar Kürtlerin hamiliğine soyunan İsrail ve ABD’den sonra Erdoğan’a bile 'Biz varken kimse Kürtlerin kılına dokunamaz' deme olanağı veriyor. Suriye derslerinde ABD emperyalizmi var, İsrail var, Yeni-Osmanlıcılık var.
Ama dersler Suriye ile sınırlı değil. Kimlik siyasetinin nasıl bir çıkmaz yol olduğu görüldü. Amerikancılığın sadece bir avuç sömürücüye fayda getiren bir felaket anlamına geldiği de… Bir başka ders, bütünlüklü olmayan bir cumhuriyetçiliğin her fırsatta patlayacağı… Filistin meselesinde patladı, Suriye’de patladı. Aslında NATO ve benzer konularda da bir karmaşa var.
"CUMHURİYETÇİLER CESURCA TARTIŞMALI VE GEREKİYORSA AYRIŞMALIDIR"
Bu nedenle cumhuriyetçiler cesurca tartışmalı ve gerekiyorsa ayrışmalıdır. Bugün ABD, İsrail, İngiltere, AKP, Suudi Arabistan tarafından uzlaşılan Suriye projesine sırf SDG devre dışı kaldı diye selam çakanların cumhuriyetçi değerlerle hiçbir ilgisi olamaz. Yol yakınken Bahçeli, Erdoğan ve Öcalan tarafından şekillendirilen Yeni-Osmanlı projesine eklemlensinler, hala bunu yapmadılarsa."