11. Yargı Paketi komisyondan geçti: ‘Kadına, çocuğa şiddet kapsam dışı kalmalı’

11. Yargı Paketi komisyondan geçti: ‘Kadına, çocuğa şiddet kapsam dışı kalmalı’

12.12.2025 04:00:00
Güncellenme:
11. Yargı Paketi komisyondan geçti: ‘Kadına, çocuğa şiddet kapsam dışı kalmalı’

On binlerce hükümlünün tahliyesine yol açabilecek 11. yargı paketi Adalet Komisyonu’ndan geçti. Covid-19 izin yasasında yapılacak değişiklikler ve düzenlemenin kapsamı kamuoyunda tartışma yarattı.

Kamuoyunda af düzenlemesi olarak bilinen 11. Yargı Paketi Adalet Komisyonundan geçti. Paketin bütçe görüşmelerinin ardından TBMM Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor.

Paketin Genel Kurul’dan geçmesi durumunda yaklaşık on binlerce hükümlünün cezaevlerinden tahliye edilmesi bekleniyor. Öte yandan pakete ilişkin tartışmalar sürüyor. Kamuoyunda Covid İzin Yasası olarak bilinen 27. maddesinin değiştirilmesine yönelik yürütülen hazırlık çalışmaları tepki çekti. 31 temmuz 2023 öncesinde suç işleyenlerin 3 yıl daha erken denetimli serbestlikten yararlanması ve 3 yıl daha erken açık ceza infaz kurumuna geçmesinin önünü açan düzenlemede kadına, boşandığı eşe, nikahlı eşe, üstsoya veya altsoya, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olanlara, çocuklara yönelik işlenen kasten öldürme suçları düzenleme dışında bırakıldı. Kadına yönelik yaralama suçlarının da bu maddeye eklenmesi talebi ise reddedildi. 

Cumhuriyet’e konuşan Adli Suç Mağdurları Platformu Başkanı Ayşe Uğraş, düzenlemenin geriye dönük tarihi de içermesinin “Gidip suç işleyelim nasıl olsa affı var” algısı yaratacağını belirtti. Tedbir düzenlemesinin suç tarihine göre genişletilemeyeceğine yönelik iki Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını anımsatan Uğraş, “Bu yasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu tam bir kandırmaca ve algı operasyonudur. Meclis AYM kararlarını tanımakla yükümlüdür. Aksi durumda TBMM, devletin millet organı olarak yasaya ve halka karşı suç işlemekle sorumlu tutulacaktır” dedi. 

‘RESMİ GAZETEYE UYULMALI’

Covid dönemindeki tedbir düzenlemesini anımsatan Uğraş, “Bu düzenleme açık cezaevlerinde toplu ortamda devlet korumasında olanlara Covid sebebiyle toplu kıyım vb. olmasın diye getirildi. Zira bu bir af veya infaz düzenlemesi değildi, adı üstünde tedbirdi” ifadelerini kullandı. Uğraş, “Kadına ve çocuğa şiddet, aile içi şiddet ve yine kadına ve çocuğa olmak üzere neticesi itibarıyla ağırlaştırılmış yaralama ve diğer ağırlaştırılmış cezaların kapsam dışı bırakılması ve yasanın 31 Temmuz 2023 değil, Resmi gazetede yayınlandığı 14 Nisan 2020 tarihinden önce işlenen suçlar için ele alınması” talebinde bulundu. Uğraş, bu düzenleme ile aynı zamanda deprem suçlularının da kapsam dışı kalacağını belirtti. 

‘SİYASİ OY KAYGISI’

Yasaların kadına yönelik şiddeti önleme açısından yetersiz ve geç kaldığına dikkat çeken Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, kadına şiddet olaylarında öldürmelerin genelde ağır yaralamalarla başladığı anımsattı. Bu yasa değişikliğinin de kadınlara karşı yaralama olaylarını cezalandırmamakta direndiğini belirtti. Bu düzenlemelerin siyasi amaçla oy hesapları için yapıldığını belirten Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Süheyl Batum, “Yasal düzenleme adında af için gerekli şartlar oluşmadan af uygulamasına gidiliyor. Bu durum toplumun aleyhine sonuçlar yaratma riski yüksek” uyarısında bulundu. Batum, devletin başkasına işlenen değil, ancak kendisine yönelik işlenen ve terör saldırıları dışındaki saldırıları affedebileceğinin altını çizdi.