Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) 2021-2024 yılları arasında gerçekleştirdiği konserlerin “kamu zararına sebebiyet verdiği” iddiasıyla, 5’i tutuklu 14 sanık hakkında Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması bugün görüldü.
DURUŞMA EKSİKSİZ BAŞLADI
Duruşmada tutuklu sanıklar eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt, eski ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Haluk Erdemir, eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkan Vekili Hüseyin Zehir, Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon şirketi sahibi Onur Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi sahibi Selahattin Çelikkaya hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar Universe Prodüksiyon Organizasyon şirketi sahibi Sıla Evren, Festiva ve Enfest Organizasyon şirketi ortağı Kaan Alp, ABB çalışanı Celal Akbaş, Gurudan Turizm Organizasyon şirketi sahibi Arda Akman, ABB Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili Alp Aykut Çıngır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi sahibi Eren Demir, ABB çalışanı Kurtuluş Bakır, Yalınayak Gıda Organizasyon şirketi ortağı Levent Erdoğan ve Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay duruşmaya katıldı. Taraf avukatları da savunma sıralarında yer aldı.
‘BELEDİYEMİZİN İSTEĞİYLE İNDİRİM SAĞLADIK’
Duruşmaya tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başlandı. Bu kapsamda ilk konuşan sanık Craft Sanat Organizasyon şirketi sahibi Üstün Alpay oldu. Sanık Alpay, ABB’nin Derya Bedavacı konserine (Ağustos 2023) ilişkin bilirkişi raporunun hatalı hazırlandığını ileri sürerek, “Sanatçımız belediyenin belirlediği bir isimdir. Bizim ilk teklifimiz 5 milyon 150 bin TL civarındaydı. Daha sonra belediyemizin isteğiyle indirim sağladık. Sanatçının ve ekibin gelişi, konaklaması, alkol-yemek gibi özel kulis isteklerinin maliyetini saplar, alt alta koyar, fiyatımızı belirleriz. Bedavacı’nın 17 kişilik ekibiyle bir gün konaklamalı, hava ve kara yolu ücretleri dâhil, üstüne yüzde 20 kâr payıyla teklifimizi sunduk. Bu konserden 2 milyon TL kâr elde ettiğim söyleniyor. Günlük organizasyon üzerinden hesaplandığını düşünüyorum. Ödemelerin bir kısmını şubatta aldım. Altı aylık bir ödeme süreci… Kâr değil, zarar ettiğimi düşünüyorum.” dedi.
AVUKATLAR BİLİRKİŞİ RAPORUNUN EKSİK VE HATALI OLDUĞUNU SAVUNDU
Tutuksuz sanıklar suçlamaları kabul etmediklerini belirtirken, sanık avukatları da bilirkişi raporunun hatalı hazırlandığını ileri sürdü. Sanık avukatlarının savunmalarında, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, bilirkişinin maliyet bileşenleri üzerine bilgisinin olmadığı, raporda Ankara’da bu organizasyonları yapabilecek şirketlerin sayısının belirtilmediği vurgulandı. Avukatlar, yeni bilirkişi raporunun hazırlanmasını talep etti.
‘BEN KONSER YAPMAYI BİLİYORUM, BİLİRKİŞİ BİLMİYOR’
Tutuksuz sanık ve avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aranın ardından yeniden görülmeye başlayan duruşmada tutuklu sanıklara geçildi. Bu kapsamda savunma veren, “nitelikli zimmet” suçundan yargılanan tutuklu sanık eski ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hacı Ali Bozkurt oldu. Sanık Bozkurt, TRT’den emekli olduğunu, TRT’de 30 yıl boyunca Müzik ve Eğlence Müdürlüğü görevinde bulunduğunu, görevi kapsamında konser ve müzik programı yapımcılığı yaptığını belirtti. “Ben konser organizasyonu yapmayı biliyorum. Bilirkişinin ise bilmediği görülüyor.” diyen Bozkurt, “Onun bu konuda bilgisinin olmadığını mülkiye müfettişleri de anladığı için TRT’den medya bilirkişisi görevlendirildi. Bu kişi ise kendini ‘grafiker tasarımcı’ olarak tanımlıyor. Bu kişi bizim yaptığımız işi anlayamaz. Medya ile bizim işimiz farklı işler.” dedi.
‘BÜTÜN İŞLERİ MEVZUAT KAPSAMINDA YAPTIM’
Aleyhinde ifade veren bir belediye çalışanının “Ali başkan geldi, organizasyon işleri arttı.” ifadesinin doğru olduğunu savunan Bozkurt, “Zaten biz bunu yapmak için geldik. 2024 Kasım’ında öyle bir hava yaratıldı ki herkes kenara çekildi. Biz karar alma sürecini birlikte yürüttük. Karar almada, yapılan işle ilgili önce ödeneğin olup olmadığını muhasebe müdürüne sorarız. Ödenek varsa olur almak için genel sekretere gideriz. Genel sekreterden olur almadan hiçbir iş yapılamaz. Büyükşehirde böyle bir mevzuat var. Yaptığım bütün iş ve işlemleri mevzuat kapsamında yaptım. Sayıştay ve mülkiye müfettişleri iş ve işleyişimizi denetledi. Dört yıl boyunca bu iş ve işleyişlerden kaynaklı bir yaptırım görmedik.” ifadelerini kullandı.
‘KONSER BİR SAHNE SANATIDIR’
Belediyenin konser organizasyonlarının işleyişini anlatan Bozkurt, savunmasında şunları kaydetti:
“Minimal projelerle konser yapamazsınız. Bu, Başkent Ankara’ya yakışmaz. Bu yüzden biz de büyük projelere yöneldik. Biz konserle sosyal bir ihtiyacı karşıladık. Konserlere 100-150 bin kişi geliyordu. Bu güvenlik turnike sayıları. Burada büyük bir kamu faydası var, bırakın kamu zararını. Sanatçılar özel günlerde kaşesini artırır, firmalar da talep artacağı için malzeme fiyatını artırır. En düşük ücret üniversite konserlerinde, en yüksek ücret belediyelerden istenir. Tüm Ankaralıların katıldığı konserlere özel sahne tasarımları yapılır. Bu nedenle bu sahneler aynı zamanda fikri-sanat eseridir. Konser sadece ses sanatı değildir. Işık, sahne tasarımı, görüntü sistemiyle bir sahne sanatıdır. Biz bu yüzden sanatçı haricindeki kısmı sadece malzeme alımı olarak görmüyoruz. Biz bu bakışa karşıyız.”
DURUŞMA YARINA ERTELENDİ
Bozkurt’un savunmasının ardından savunma avukatının savunmasına geçildi. Bozkurt’un avukatının savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi.