Ayhan Bora Kaplan (ABK) Suç Örgütü davasına 17 tutuklu 61 sanığa verilen cezaların istinafta bozuldu ve davanın “M7” kod adlı gizli tanığı Serdar Sertçelik Türkiye’ye getirildi. Bu gelişmelerin ardından ABK Suç Örgütü davası, Sertçelik Davası ve ABK soruşturmasını yapan polislerin davaları birleştirerek, yeniden yargılanmaya bugün Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde başlandı.
SORUŞTURMAYI YÖNETEN POLİSLERLE ÖRGÜT SANIKLARI AYNI SANDALYEDE
Duruşma kapsamında ABK Suç Örgütü davası sanıkları ile ABK suç örgütü soruşturmasına görev alan ve hâlihazırda FETÖ’cü Cevheri Güven’e bilgi sızdırmaktan yargılanan eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ile eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan sanık sandalyesinde yargılandı.
AYRILMA TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Duruşmaya; bazı sanık avukatlarının birleşen dosya yönünden müvekkillerinin dosyalarının ayrılması yönünde istemlerin değerlendirilmesiyle başlandı. Dosya savcısı, bu istemlerin reddine karar verilmesi yönünde mütalaa sundu. Mahkeme de savcının mütalaasına uyarak, ret kararı verdi. Ayrıca dosya kapsamındaki dijital araç-gereçlere ilişkin dökümlerinin birer örneklerinin sanık taraflarına açılması yönündeki istem de reddedildi.
KAPLAN’IN AVUKATLARI: ''DOSYALARA ULAŞAMADIK''
Sanık Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Oğuzhan Bilgin birleşen dosyaların herhangi bir belgesinin UYAP’ta açık olmadığından incelenemediğini belirterek; savunma yapmak için gerekli bilgiye sahip olamadıklarını, savunma haklarının engellendiğini belirtti. Birleşen dosyaların 4 gün gibi kısa bir sürede inceleme olanaklarının olmadığını da vurguladı. Ayrıca Av. Umut Köroğlu ise “Dijital materyallerin verilmemesi yönündeki kararınıza karşı sanıkların birbirleriyle konuşmalarının dökümlerinin iddianameye işlenmesini yönünde talebimi yeniliyorum. Aksi durum hukuka aykırılık olacaktır. Savunma hakkımızın engellenmemesi yönünden, duruşmanın yeni bir tarihe ertelenmesini istiyorum” dedi.
DURUŞMADA ‘FETÖ’CÜ’ TARTIŞMASI
Avukatlarının ardından sanık Kaplan da söz hakkı alarak istemlerde bulundu. Sanık Kaplan; soruşturmada görev alan polislere yönelik “Bize operasyon yapan arkadaşlar burada oturuyor. Bu arkadaşlar FETÖ’den yargılanıyor” ifadelerini kullanması üzerine salonda kavga çıktı. Polisler; “Ağızını topla” diye yanıt verince; Kaplan “Yalan mı, yargılanmıyor musunuz?” diye karşılık verdi. Sanıklar ayağa kalkıp karşılıklı atışınca, sanık yakınları da dinleyici sıralarından kavgaya dâhil oldu.
KAVGA KOLLUK MARİFETİYLE ENGELLENDİ
Polis yakınları, “Yalan söyleme, insanlara iftira atma, Allah’ın adaleti var” diye bağırdı. Kaplan da heyete “Adaletli olun” diye seslenirken, polislere “FETÖ’cü” diye bağırdı. Bunun üzerine heyet salondaki kolluk güçleriyle kavgayı yatıştırınca uyarılara başladı. Mahkeme Başkanı’nın dinleyicilere yönelik uyarıları sırasında Kaplan’ın kız kardeşi “Hâkim Bey” diye seslenmesi üzerine salondan çıkarıldı. Bu sırada basın kısmına yakın oturan sanık Murat Çelik; basına “Biz FETÖ’cülükten yargılanmıyoruz, bunu siz de biliyorsunuz” dedi
DURUŞMANIN ERTELENMESİ İSTEMLERİ REDDEDİLDİ
Mahkeme Başkanı, dosya savcısından duruşmanın ertelenmesi yönünde istemlere ilişkin mütalaa istedi. Savcı da duruşmanın ertelenmesi taleplerinin yargılamayı uzatma amacı taşıdığından reddi yönünde mütalaada bulundu. Mahkeme Başkanı mütalaanın ardından salondakileri dışarı çıkarmadan, mütalaayı değerlendirme için ara verdi. Verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı, yeterli zaman olmaması gerekçesiyle duruşmanın ertelenmesi istemlerini reddetti.
SERTÇELİK ‘ADİL YARGILAMA’ İSTEDİ
Mahkeme kararını açıklamasının ardından solandan çıkarılan sanık Kaplan’ın yeniden getirilmesini istedi. Kaplan’ın getirilmesiyle sanık Sertçelik’in savunmasına geçildi. Sertçelik; kimlik doğurulaması yapılırken mesleğini “serbest meslek” olarak belirtti. Sertçelik, soruşturma ve kovuşturma aşamasında zulme uğradığını, mahkemeden adil yargılama yapmasını istedi. Mahkeme Başkanı da “Şüphen olmasın” yanıtını verdi
''KENDİM HAKKIMDA SUÇLAMA YAPMAK ZORUNDA BIRAKILDIM''
Sertçelik, 2022’deki soruşturma dosyasında adının herhangi bir yerde geçmediğini vurgulayarak; “Her ne oluyorsa daha sonra dosya kapsamında gözaltı kararı çıkarıldı. Şu an yönetici olarak yargılanıyorum. Benim bu dosyaya yönetici olarak dâhil edilmem, hukuka aykırı. Mahkemenizde görünmekte olan dosyanın ‘M7’ kod adlı gizli tanığı benim. Dosyaya hem sanık, hem gizli tanık olarak dâhil edildim. Kendim hakkımda suçlama yapmak zorunda bırakıldım. Darp, tehditle gizli tanık yapıldım” dedi.
''DOSYADA İLGİNİN OLMADIĞINI BİLİYORUZ''
Polis olmayan ama polisle çalıştığını bildiği Nurullah Kopuk’un kendisini arayıp, Murat Çelik’in kendisiyle konuşmak istediğini aktardı. Murat Kopuk’un Çelik ve Demircan’la yakın olduğunu bildiğini belirterek; “Çelik beni Facetime’le aradı ve ‘Dosyada seninle ilgili bir şey olmadığını biliyoruz, sadece soru soracağız. Sorularımıza cevap verirsen serbest bırakılacağını garantisini veriyoruz’ dedi. Konuşmanın kayıt altına alındığını biliyordum. Ben Kıbrıs’taydım. Sivil polisler beni sabah 07.00’de Kıbrıs’ta aldı ve uçakla Ankara’ya getirdi. Ankara’da uçaktan inince beni gözaltına aldılar ve araca koydular. Araçta Demircan ve Çelik vardı ve orada beni darp etmeye başladılar” ifadelerini kullandı.
''AĞABEYİMİ YUMUŞAK KARNIM OLARAK GÖRDÜLER''
Kendisinden önce nezarethaneye Muhammed Kaplan’ın (ABK sanığı) getirildiğini belirten Sertçelik; “Kaplan bana ‘Beni buraya zorla getirdiler, darp ve tehditle gizli tanık yapmaya çalışıyorlar’ dedi. Kaplan’ın da dediği çıktı. Beni mülakat odasına götürdüler. Orada Çelik, Demircan ve Gültekin bulunuyordu. Demircan ifadesinde mülakat odasını inkâr etse de var Sayın Başkan’ım. O mülakat odasında insanları darp ve tehditle kıvama getirip, istediklerini yaptırıyorlar. Demircan bana ‘Buradan kurtuluş yok Sertçelik’ dedi ve beni öğretmen ağabeyimle tehdit etti. Ağabeyimi yumuşak karnım olarak gördüler” diye konuştu.
''KENDİMİ DE AĞABEYİMİ DE KURTARAMAYACAĞIMI GÖRDÜM''
Organizede şüphelileri dövecekleri zaman ters kelepçe yapıp, yüzünü duvara dönerek dövdüklerini iddia eden Sertçelik; “Bunu burada herkes bilir. Bana da bunu yaptılar. 1 gün sonra tekrar odaya çıkardılar. Ben burada hızlı anlatıyorum ama oradaki psikoloji çok zordu. Sizi alıyorlar, ters kelepçe yapıp dövüyorlar… Demircan bana ‘Bu dosyadan kurtuluşun yok. Eski suçları bu dosyaya dâhil edip sizi suçlu çıkarırız. Bu dosyada savcı da biziz, hekim de biziz. Gizli tanıklığı kabul etmezsen ağabeyini de yakarsın’ dedi. Kendimi de ağabeyimi de kurtaramayacağımı gördüm, kendi iradem dışında da olsa gizli tanıklığı kabul ettim. Sonra yaş pasta getirip kutladılar, bana da pasta ve çay verdiler” dedi.
''ÖNER’İ GÖRMEDİM''
Celal ve Yılmaz adlı iki yaşlı polisin her olayda olduğunu ancak dosyalarda adlarının geçmediğini ileri süren Sertçelik; “Murat Çelik’in diğer polis memurlarına ‘Bize devlet izin verdiği’ izlenimiyle etki altına aldığını gördüm. Sonra hepsini, ‘Ben Emniyet Müdürüyüm. Bu olaylarla bağlantım’ yok diyerek aradan sıyrılıp, diğerlerini sattı. Ben Kerem Gökhan Öner’i tanımıyorum. Görmedim de. Çelik, Öner’in üzerine atmış” iddiasında bulundu.
''BEN ZORLA YAPILMIŞ BİR GİZLİ TANIĞIM''
Yılmaz isminde polis memurunun eline bir yazı verip, “Bunu al birazdan Murat müdürüm gelecek. Kayıt alacağız” dediğini anlatan Sertçelik; “Defalarca kayıt aldık. Defalarca kayıttan sonra kaydın bittiğini söylediler. Amaçlarını da sorduğumda kendilerini illegal bir şekilde emniyet içinde korumaya almaya çalıştıklarını anladım. Allah’tan ben yurt dışında kayıt yaptım da o telefonları alındı. O telefonları alınamasa, kendi aralarındaki konuşmalar görülmese ben kendimi kime anlatacaktım. Ben zorla yapılmış bir gizli tanığım Sayın Başkanım” dedi.
''BAŞKA ÇAREM YOKTU''
Çelik kendine “Seni bu dosyadan çıkaracağız” dediğini ileri süren Sertçelik; “Ne söyleyeceklerse yapacaktım, başka çarem yoktu. Kayıt işleminin ardından Celal ile Murat Çelik odaya geldi. Demircan, Çelik, Öner; bu şahısların hepsi 2023’te emniyete atanıyorlar. Atandıktan 10 gün sonra ABK soruşturmasını başlatıyorlar. Celal ile Yılmaz, bunlardan önce emniyette çalıştığı için senaryolar bunlar üzerinden yürütülüyor. Tutarlılık olsun diye” ifadelerini kullandı.
''SAVCIM BENİM İFADEMİ SİZ Mİ ALDINIZ?''
Polislerin ayarladığı ifadede tanımadığı isimlerin olduğunu belirten Sertçelik; “’Şunu şöyle yapalım, bunu böyle değiştirelim, olayı 15 Temmuz’dan başlatalım’ diyerek ifademi saatlerce hazırladılar. İşin sonunda 19 sayfalık bir ifade ortaya çıktı. Ertesi gün beni savcının yanına götürdüler. Ben savcının huzurunda bir cümle ifade vermedi. Savcı Mustafa Kaya’ya ben ‘Savcım benim ifademi siz mi aldınız Allah aşkına’ diye sordum. Kaya da bana ‘Kamera kayıtlarında 3 saat durduğun sabit. Polislerin sana söylediklerinin dışına çıkma’ dedi’ diye konuştu.
''KİMLİĞİN, İSTERSEN YÜZÜN DEĞİŞECEK''
Daha sonra adli kontrol ev hapsiyle serbest bırakıldığını belirten Sertçelik; “Benim kaçacağımı serbest bırakmadan önce de biliyorlardı. Ben de ‘Kelepçeyle nasıl yurt dışına çıkacağım’ diye sorduğumda, Demircan bana; ‘Senin kimliğin değişecek, istersen yüzün de değişecek. Sen artık gizli tanıksın. Sen çıkana kadar zaten bu kelepçe çıkacak’ dedi. Savcı Mustafa Kaya zorla verdiğim ifadeyi delil olarak kullanarak beni yönetici yaptı. Ertesi gün Demircan beni aradı, ‘Birazdan Ufuklar gelecek. Senden kayıt alacaklar. Gizli tanık ifadesini destekleyecek bir şeyler söyle’ dedi. Ben de ne söyleyeceğim diye sorunca; ‘Ne bileyim oğlum. Salla bir şeyler. Ben senin için burada uğraşıyorum. Buradan dönüş yok artık’ dedi. Ben de ‘Müdürüm ne gerek vardı şimdi. Ben buralardan ayrılacağım’ dememin ardından Demircan; ‘Biliyorum. Dayan biraz daha, sonra ayarlayacağız’ yanıtını verdi” ifadelerini kullandı.
''AĞABEYİMLE TEHDİT ETMELER BAŞLADI''
Ardından Demircan’ın kendisini aradığını belirterek; “Bana, ‘Başsavcı, savcıya talimat vermiş. Seni tutuklayacaklar. Ben bir saate kapıdaki ekibi çekeceğim’ dedi. Bir saat sonra ekibin gittiğini gördüm. Bunun üzerine arabaya binip, otobana çıktım ve arkadaşımı aradım. Eryaman’da ev kiraladım. Ardından İstanbul’a geçip, Şile’de ev kiraladım. Sonra TikTok üzerinden insan kaçakçılarıyla görüştüm. Afgan uyruklu kişilerce Yunanistan’a geçirildim. Geçer geçmez tutuklandım. Aralık 2023’te serbest bırakıldım ve sığınma talebinde bulundum. Ben Yunanistan’dayken Şevket Demircan, sahte bir Instagram hesabından beni aradı. ‘Murat Çelik müdürüm ile senin kaçman için elimizden geleni yaptık. Bizi yarı yolda bırakma’ dedi ve ağabeyimle tehdit etmeler başladı” dedi.
''1 GÜNLÜK YÜRÜYÜŞLE ARNAVUTLUK’A GEÇTİM''
Ardından Demircan’ın tekrar kendisini arayıp; “Senin AKP milletvekili Mücahit Arslan’la, Bekir Bozdağ ile baz birlikteliğin var. Bunlardan bir şey çıkar” diyerek tehditlerde bulunduğunu iddia eden Sertçelik; “İnsanlara böyle kumpas kuruyorlardı. Daha fazla bu kumpaslarında olmak istemedim. Tek korkum Türkiye’de bulunan ağabeyimdi. Bu nedenle ağabeyimi Arnavutluk’a çağırdım, ben de 1 günlük yürümeyle Yunanistan’dan Arnavutluk’a geçtim. Ağabeyime bir şey demeden, yurt dışında yaşamasına ikna etmek istedim; ama ikna olmadı. Nurullah Kopuk üzerinden ağabeyimi tutuklatmak üzerinden beni tehdit ediyorlardı” ifadelerini kullandı.
''YENİ İSİMLER, İFADELER OLACAK''
Ağabeyinin ABK Kara Para soruşturması kapsamında gözaltına alındığını aktaran Sertçelik; “Ağabeyimin kara parayla işi yoktu. Beni tehdit etmek için yaptılar. Bu sefer ben de onların peşlerine düştüm. Aradım. Demircan bana ‘Gizli tanık olarak gel ifadeni ver’ dedi. Ben de ağabeyimi kurtarmak için döneceğimi söyledim. Bunun üzerine Demircan’la yeniden iletişime geçtim ve bana ‘Sen yurt dışına çıktığın için seni gizli tanıklıktan çıkardılar. Döndüğünde yeniden gizli tanık kapsamında alınacaksın. Ama ifadende yeni isimler ve ifadeler olacak’ dedi. Bunun üzerine ikinci hazırladıkları ifadede önüme Sadık Soylu, Süleyman Soylu, Abdulhamit Gül, Bekir Bozdağ, Fahrettin Koca, Hasan Doğan (Cumhurbaşkanı Danışmanı) isimlerini koydular. Amaçlarının farklı olduğunu anladım ve paniğe kapıldım. Sonraki konuşmaları ses kaydına aldım. Ark Acerer’in programına kendi isteğimle çıktım” dedi.
''DAHA ERKEN GELSEYDİN SERDAR''
Çelik ve Demircan’la arasındaki mesajlaşmalar hakkında konuşan Sertçelik; mesajlaşmalar kapsamında hakkında hiç soruşturma olmayan eski MHP Etimesgut Belediye Başkanı’nın isminin geçtiğini belirterek; “Yine bir siyasiye kumpas kuruyorlardı” dedi. Savunması devam ederken, Mahkeme Başkanı, “Daha ne kadar kaldı Serdar” diye sordu. Serçelik, “Çok var deyince”, Mahkeme Başkanı “Toparla artık” yanıtını verdi. Bunun üzerine Sertçelik, “Ben üç yıl burada konuşmayı bekledim efendim, bırakın da konuşayım” demesi üzerine Mahkeme Başkanı “Daha erken gelseydin Serdar” ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, duruşmaya 45 dakika ara verdi.
