Silivri’deki Marmara Cezaevi 1 No’lu duruşma salonunda 27 Ocak’ta başlayan Aziz İhsan Aktaş davası duruşmasında bugün; Esenyurt Belediyesi’nden ve İsfalt’tan tutuklu isimlerin savunmalarının alınması bekleniyor.
Aralarında Zeydan Karalar, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Utku Caner Çaykara gibi CHP’li belediye başkanlarının da yer aldığı tutuklu sanıklar jandarma eşliğinde mahkeme salonuna getirildi.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, duruşma öncesi izleyicilerin yanına giderek, alkış ve tezahüratla başkanlara destekte bulunmamaları konusunda uyarıda bulundu.
“EĞER SİLSİLE BU İSE BELGEYE ONAY VEREN ÇEVRE BAKANLIĞI DA YARGILANSIN”
Duruşma, “özel belgede sahtecilik” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla 17 Ocak 2025’te tutuklanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Halil Çalış’ın savunması ile başladı.
Çalış, göreve geldikten sonra Aziz İhsan Aktaş’ın kendisini aradığını, belediyeden daha önce ihale alan bir iş insanı olduğu için bu aramanın da normal olduğunu söyledi. Çalış, Aktaş ile olan telefon görüşmesinin yalnızca 35 saniye sürdüğünü ifade etti.
Görev süresi boyunca sık sık sahada olduğunu vurgulayan Çalış, “1 milyon nüfuslu Esenyurt’ta herhangi biriyle aynı baz istasyonunda sinyal vermiş olmam çok normal” dedi.
“Ben niye tutukluyum?” diye soran Çalış, imzaladığı sözleşmedeki imza tarihinin düzeltilmesi durumunda tüm iddiaların çökeceğini ve iddianamenin tek dayanak noktasının bu olduğunu savundu.
"13 AYDIR PERİŞAN OLAN SADECE BEN DEĞİLİM"
Çalış, “Sahtekarlıkla suçlanmak bu kadar kolay olmamalıydı” sözleriyle mahkeme başkanına seslendi ve şu ifadeleri kullandı:
“Bırakın özel belgeyi, belgenin resmini dahi görmedim. Elektronik ortamda önüme tensip geldi, elektronik imza attım ve gönderdim. Resmi belgeyi bile görmemişken, ben özel belgede nasıl sahtecilik yapabilirim?
Eğer bir silsile kurulacaksa; Destek Hizmetleri Müdürü firmalardan teklif aldı diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü Destek Hizmetleri’ne yazı gönderdi diye sahtekârlık yapmışsa, Temizlik İşleri Müdürü benden olur aldı diye ben sahtekârlık yaptıysam, ben de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan olur aldıysam, o zaman onların da yargılanması gerekir. Eğer silsile buysa, bu şekilde olması gerekir Sayın Başkanım.
Benim imzam alınsın, yetkili laboratuvara gönderilsin. Eğer imza bana aitse, bana en az üç ceza verebilirsiniz. Çünkü o imza bana aitse, eşimin, çocuklarımın ve ailemin yüzüne bakamayacak duruma gelirim. Bu da benim için zaten en büyük ceza olur. Bana verilecek her türlü hukuki ceza inanın ki az gelir.
13 aydır perişan olan sadece ben değilim; cezaevi kapılarında perişan olan 80 yaşındaki annem, ailem, eşim ve çocuklarım… Hakkımızı helal etmiyoruz. Ben hiçbir suç işlemedim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”
AZİZ İHSAN AKTAŞ DURUŞMAYA KATILDI
“Suç örgütü lideri” olduğu iddia edilen ve hakkında 704 yıl hapis cezası talep edilen Aziz İhsan Aktaş da duruşmaya katıldı.
“İHALEDE İMZASI BULUNANLARIN BİR KISMI TUTUKLUYKEN BİR KISMI GÖREVİNİN BAŞINDA”
İkinci olarak savunma yapan isim Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek oldu. Belgede mevzuata aykırı bir durum olmadığını savundu, ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı ihalelerde de bir suç işlemediğini söyledi.
Şimşek savunmasının devamında, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” diyerek duruma tepki gösterdi.
“OĞLUM OKULDA ÖĞRENİP ÇEKTİĞİ ÇİZGİLERLE BABASININ ŞAFAĞINI SAYIYOR”
Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.
DURUŞMAYA 1 SAAT ARA
Mahkeme Başkanı, Şimşek’in savunmasının ardından duruşmaya 1 saat ara verdi.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de duruşmayı takip etmek üzere Silivri’ye geldi.