Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen 7’si tutuklu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasında karar celsesinin 11. duruşma günü başladı. Örgüt lideri olduğu iddia edilen ancak etkin pişmanlık ifadesinin ardından tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Özer İncegül, dün başladığı savunmasına bugün de devam etti.
Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara dahil 7 kişinin tutuklu olduğu Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davasının karar celsesi, üçüncü haftasının 11. duruşmasında, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarla sürdü.
Cumhuriyet, Silivri'den gelişmeleri anlık olarak aktardı.
AKTAŞ'IN AVUKATININ SAVUNMASI DEVAM ETTİ
Örgüt lideri olduğu iddia edilen ancak etkin pişmanlık ifadesinin ardından tahliye edilen iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın avukatı Özer İncegül, dün başladığı savunmasına bugün de devam etti.
Duruşma savcısı esasa ilişkin mütalaasında; Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "ihaleye fesat karıştırma", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgede sahtecilik", "rüşvet" ve "edimin ifasına fesat karıştırmak" suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsini talep etmişti.
“Rüşvet” suçlamasına itiraz eden avukat İncegül, isnat edilen eylemlerin “rüşvet” değil, “icbar suretiyle irtikap” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Aktaş’ın araç ve gayrimenkulleri değerlerinin çok üzerinde bedellere satın almaya zorlandığını öne süren İncegül, “Müvekkilin kardeşlerinin ve akrabalarının, zaten hak ettikleri ödemeleri almaları hukuken haksız menfaat olarak değerlendirilemez” dedi.
''EYLEM, RÜŞVET DEĞİL, İCBAR SURETİYLE İRTİKAP SUÇUNU OLUŞTURMALI''
İncegül, şöyle konuştu:
“Yetkililer, yasal ödemeleri yapma veya mevcut ödeme düzenini sürdürme karşılığında müvekkili ve yakınlarını, değerlerinin çok üzerinde bedellerle araç ve gayrimenkul almaya zorlamış; seçim dönemlerinde ise araç tahsis etmeye mecbur bırakmıştır. Hak edişlerin bu şekilde bir baskı unsuruna dönüştürülmesi sonucunda, kendi yasal alacağını tahsil edemeyen şirketler finansal darboğaza sürüklenmiştir. Müvekkil ve yakınları, yükümlülüklerini yerine getiremez, iş yapamaz duruma düşürülmüş; ticari faaliyetleri ciddi risk altına sokulmuştur.
İddia makamının rüşvet olarak nitelendirdiği eylemler, gönüllü ve karşılıklı bir anlaşmanın değil, tamamen yaratılan bu tehlikenin ve icbarın sonucudur. Müvekkil ve akrabaları, ticari faaliyetlerinin sekteye uğramasını engellemek, yasal alacaklarını tahsil edebilmek ve taahhütlerini yerine getirebilmek için bu şartlara boyun eğmek zorunda kalmıştır.
Rüşvet suçunda tarafların serbest iradesiyle hareket etmesi ve her iki tarafın da haksız menfaat elde etmesi gerekir. Oysa müvekkilin kardeşlerinin ve akrabalarının, zaten hak ettikleri ödemeleri almaları hukuken haksız menfaat olarak değerlendirilemez. Eylem, rüşvet değil, icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturmalıdır.”
DURUŞMA SONA ERDİ
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası, avukat Özer İncegül’ün savunmasıyla bugünlük de sona erdi.
Duruşma yarın, avukat savunmasıyla devam edecek.
