TBMM Genel Kurulu’nda, önceki gün sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren “Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” görüşüldü. Görüşmeler sırasında CHP grubu, “devlet korumasındaki gençlere 25 yaşına kadar destek verileceği”ne yönelik maddenin tekliften çıkartılması için önerge verdi. Grup adına konuşan CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, iktidarın çocuklara, öğrencilere ve gençlere yönelik karnesini özetleyen bir açıklama yaptı.
‘BU ZİHNİYET ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKAMAZ'
Sümer, teklifi “Yine bir torba yasa faciasıyla önümüze getirilen 28 maddelik bir yamalı bohçayla karşı karşıyayız. Gelir vergisinden Devlet Memurları Kanunu'na, oradan İnternet Yasası'na kadar her telden çalan bu teklif, iktidarın devleti yönetemediğinin, sadece pansuman tedbirlerle günü kurtarmaya çalıştığının resmidir” ifadeleriyle özetleyerek konuşmasına başladı. Daha sonra grup önerisiyle tekliften çıkartılmasını istedikleri maddeye ilişkin konuşan Sümer, “Devlet korumasındaki gençlerimize 25 yaşına kadar destek verileceği söyleniyor. Kulağa hoş geliyor, değil mi? Ama maalesef. Ancak, biz bu anlayışı çok iyi tanıyoruz. Okullarımızda çocuklara bir öğün ücretsiz yemeği çok gören, tasarruf paketlerle öğrencilerin sütüne, ekmeğine, daha doğrusu bunlara göz diken bir zihniyetin çocuklarımıza gerçekten sahip çıkacağına inanmamız da mümkün değildir” dedi.
‘KÜÇÜĞÜN RIZASI VAR DİYENLERİ VATANDAŞ BİLİYOR’
AKP’nin çocuklara yönelik politikasının “MESEM adı altında çocuk işçiliğini yasallaştırmak, iş cinayetlerine kurban vermek” olduğunu söyleyen Sümer, “Vatandaş iktidara neden güvenmiyor? Çünkü ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyerek çocuk istismarını aklamaya çalışanların ‘küçüğün rızası var’ diyerek bu utancı savunanların neler yapabileceğini vatandaşımız biliyor. AKP iktidarının sicili çocuk hakları konusunda maalesef kapkara. Bu yüzden, getirilen hiçbir destek paketi samimi ve güvenilir değildir” ifadelerini kullandı.
‘BU NE PERHİZ, BU NE LAHANA TURŞUSU?’
Maddeyle birlikte gençlere verilmesi planlanan desteğin miktar, süre ve şartlarının yönetmeliğine bırakıldığına dikkat çeken Sümer, “Bu anayasanın kanunilik ilkesine, hukuk devleti anlayışına ve TBMM’nin bütçe hakkına açık bir darbedir. Sosyal yardımın kanunla güvence altına alınması lazımdır. Gençlerimizin geleceği bürokratik keyfiyete mahkûm edilmemelidir. Üstelik hani derler ya ‘bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?’ Bir yanda ‘desteği artırıyoruz’ diyorsunuz, diğer yanda 2026 bütçe hedeflerinizde öksüz ve yetim yardımından faydalanan çocuk sayısını kademeli olarak düşünüyorsunuz. 2025'te 30 bin olan hedefi 2027’de 17 bine indiriyorsunuz. Bu ülkede yetimler mi azalıyor yoksa iktidar ihtiyaç sahiplerini yük olarak mı görüyor?” tepkisini gösterdi.
‘VATANDAŞTAN YARDIM TOPLAYARAK SOSYAL DEVLET OLUNMAZ’
Söz konusu düzenlemeyi “samimiyetsizlik” olarak yorumlayan Sümer, “Aynı samimiyetsizlik Darülaceze modelinde de var. Osmanlı'dan miras kalan köklü bir kurumumuz vergi muafiyetleriyle bağış toplayan bir vakıf modeline dönüştürülüp yurt dışına açılmaya çalışılıyor. Bu durum aslında AKP yönetimindeki sosyal devlet anlayışının iflas ettiğinin açık bir göstergesidir. Vatandaştan yardım toplayarak sosyal devlet olunmaz. Devlet yaşlısına ve engellisine bakmak için el açıp bağış toplamaz” diye konuştu. Sayıştay raporlarına göre engelli ve yaşlılar için fonda toplanan 644 milyon liranın yaklaşık 385 milyonunun hâlâ bütçede durduğuna işaret eden Sümer, “Buradan da şu anlaşılıyor: Kaynak var ama parayı yandaş projelere, şatafata ayırmaktan başka vatandaşa maalesef sıra gelmiyor” eleştirisi yaptı.
‘İKTİDAR BİNLERCE KADININ MAĞDURİYETİNE KÖR VE SAĞIR’
Teklifle doğum izinlerinin artırılmasının öngörüldüğünü de anımsatan Sümer, “Çok güzel, yapılmalı da destekliyoruz ama bakın, sadece anneyi yıkan, babayı dışlayan, kreş açmayan bir modelle kadın istihdamını da baltalıyorsunuz. Bununla birlikte, iktidar sigorta öncesi doğum borçlanmasını bekleyen binlerce kadının mağduriyetine ise kör ve sağır kalmaya devam ediyor. Aslında tam zamanı, bir önerge ve bir ek maddeyle bu sorunu çözebilir ama iktidar, maalesef, bu konuda da duyarsız, onu getirmiyor” ifadelerini kullandı. Sümer, “Üzülerek söylüyorum, bu teklif, yoksulluğu yönetmeyi amaçlayan, sosyal devleti bağış ve lütuf mekanizmasına çeviren bir kandırmacadır. Hak temelli olmayan, şeffaflıktan uzak ve denetimi yönetmeliklere hapseden bu düzenlemeye karşıyız” diyerek sözlerini sonlandırırken, önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.
