Dr. Nevzat Eren anısına düzenlenen Ulusal Halk Sağlığı Sempozyumu, dün Ankara Tabip Odası (ATO) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Akademisyenler, hekimler ve demokratik kitle temsilcilerini bir araya getiren sempozyumda, Türkiye’de çocukların yaşadığı güncel sorunlar ele alındı. Yoksulluk, eşitsizlik, sağlık, eğitim ve hukuk boyutlarıyla çocukların durumu ve geleceği tartışıldı. Uzmanlar “Türkiye’de Eşitsizlik, Yoksulluk ve Çocuk Yoksulluğu”, “Çocuk Sağlığı ve Sağlık Politikaları”, “MESEM’den ÇEDES’e Eğitim Politikaları”, “Çocuklar, Suç ve Bağımlılık” ve “Çocuklara Daha İyi Bir Memleketi Nasıl Bırakırız?” konularına ilişkin konuştu.
Açılış konuşmalarını Ankara Tabip Odası Başkanı Dr. Mine Coşkun, ATO Halk Sağlığı Komisyonunudan Dr. Ebru Basa ve Nevzat Eren’in ailesi yaptı. “Eşitsizlik ve Yoksulluk” oturumu Prof. Dr. Ayşe Akın’ın kolaylaştırıcılığında yapıldı. Prof. Dr. Ebru Voyvoda ve Dr. Erkan Müniroğlu konuştu. “Çocuk Sağlığı ve Politikaları” başlığında ise Dr. Ebru Basa kolaylaştırıcılığında Dr. Togay Yılmaz, Dr. Göksel Vatansever ve Prof. Dr. Özlem Özcan konuşmalarını yaptı.
Dr. Mustafa Ersözlü’nün kolaylaştırıcılığını üstlendiği “MESEM’den ÇEDES’e Eğitim Politikaları” başlığına ilişkin ise Dr. Nurcan Korkmaz, Dr. Ebru Aylar Çankaya ve Murat Çakır görüşlerini aktardı. “Çocuklar, Suç ve Bağımlılık” konusunu ise Av. Çisel Demirkan Sakallı, Av. Özge Fındık ve Prof. Dr. İnci İlhan tartıştı. Oturumun kolaylaştırıcılığını Dr. Asuman Doğan üstlendi. “Çocuklara Daha İyi Bir Memleketi Nasıl Bırakırız?” forumunda ise Prof. Dr. Erhan Nalçacı söz aldı.
‘BİR YILLIK MALİYETİ 171 MİLYAR’
MEB bütçesinin gerilediğine dikkat çeken Eğitim Sen Ankara 5 No'lu Üniversiteler Şubesi TİS ve Hukuk Sekreteri, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye Bölümü araştırma görevlisi Dr. Erkan Müniroğlu bütçe tercihlerinin eğitimden kaydırıldığını ifade etti. Tüm öğrenciler için 1 yıllık yemek maliyetinin 171 milyar lira olduğunu belirten Müniroğlu, “Devlet; işveren prim teşviki için 279 milyar lira, KÖİ modeli için yapılan sağlık testlerine 111 milyar aktarmış. Vergi harcamaları bütçenin yüzde 20’sine tekabül ediyor. Bütçenin sadece yüzde 1’ini ayırsak bu beslenme maliyetini karşılayacağız. Kaynak fazla fazla var. Bu tamamen tercih meselesi” dedi.
‘ÇOCUK, İŞÇİLİK YAPIYORSA SİSTEM ONU KORUYAMAMIŞ’
Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Togay Yılmaz ise çocuk işçiliği ve çocuk sağlığı üzerine konuştu. “Bir çocuk işçilik yapıyorsa sistem onu koruyamamış demektir” değerlendirmesinde bulunan Yılmaz, “Türkiye’deki her 4 kişiden biri çocuk. 15-17 yaş grubundaki her 4 çocuktan birisi çalışma yaşamına katılmak zorunda kalıyor. Çocuklar çalışırken yaşamını yitiriyor. Son 20 yılda bin çocuğumuzu çalışırken kaybettik. Bu çocukların 3’te 1’i 15 yaşından küçük. Çocuk işçiliği öncelikle çocuk sağlığı açısından bir halk sağlığı problemi” ifadelerini kullandı.
‘SERMAYE İLE SİYASAL İSLAM’IN KURDUĞU İTTİFAK’
Eğitim-İş Sendikası’ndan Yaşam Boyu Öğrenme ve Yetişkin Eğitimi Uzmanı Nurcan Korkmaz eğitimdeki ticarileşme ve gericileşmeye vurgu yaptı. MESEM’in ‘ekonomik yeniden üretim’, ÇEDES’in ise ‘ideolojik yeniden üretim’ işlevi gördüğünün altını çizen Korkmaz, “Biri çocuğun emeğini, diğeri bilincini düzenler. Bu, sermaye ile siyasal İslam’ın kurduğu kirli bir ittifakın sonucudur.
‘Sermaye-Siyaset-Tarikat’ üçgeninde eğitim bir yandan piyasalaşırken bir yandan da gericileştirildi. Laik eğitim tasfiye edildi, alınıp satılan bir metaya dönüştü. Okullarda müfredat dinselleştirildi, protokoller yoluyla okullar ideolojik yapıların işgaline açıldı, öğretmenlerin yerine derslere imamların girdiği tablolarla karşılaşmaya başladık. Oysa laik eğitim yalnızca yaşam biçimine indirgenecek bir şey değildir aynı zamanda çocuk emeği sömürüsüne karşı çıkmak için kullanılacak en önemli mücadele aracıdır” diye konuştu.
'SERMAYENİN AÇ GÖZLÜLÜĞÜ SORUNLARI YARATIYOR'
Avukat Özge Fındık ise, "Sınıflı toplum, eşitsizlik, sermayedarların ucuz işgücü konusundaki aç gözlülüğü ve mevcut düzenin bu sınırları açması sorunları yaratıyor. Çözüm bu düzeni yıkıp, çocukların suçlu yerine konmadığı, böyle bir hayatın çocuklara reva görülmediği bir yaşamı kurmak" dedi.
