Sağlıkta öncelik tartışması büyüyor. Üç buçuk yıldır deprem bölgesindeki sağlık hizmeti koşulları hâlâ yeterli değil. Hekimlerin, sağlık personellerinin eylemlerine karşın deprem bölgesinin sesi duyulmuyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Üyesi Dr. Ali Kanatlı deprem bölgesi ile şehir hastanelerine ayrılan kaynaklar arasındaki çarpıcı farkı verilerle ortaya koydu.
Cumhuriyet’e konuşan Dr. Kanatlı, deprem bölgesindeki 109 sağlık tesisi için yaklaşık 40 milyar TL harcandığının ifade edildiğini buna karşılık Ocak 2026’da açılan Aydın Şehir Hastanesi’nin maliyetinin 60 milyar lirayı bulduğunu anlattı.
Şehir hastanelerine ayrılan bütçenin hızla büyüdüğünü belirten Kanatlı, “2025’te 18 şehir hastanesi için 111 milyar lira ödeme yapıldı. Önümüzdeki üç yıl içinde bu rakamın 444 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Deprem bölgesine yapılan toplam harcama bu rakamların çok altında kaldı. Bu durum sağlık bütçesinin yurttaş için değil rant için kullanıldığını gösteriyor” dedi.
Hatay’ın Defne ilçesinde yapılan hastaneyi örnek gösteren Dr. Kanatlı, “Hastane yapılmadan zeminle ilgili ciddi uyarılar yaptık ancak dikkate alınmadı. Hastane inşa edildi ve depremde ağır hasar aldı. İçinde insanlar yaşamını yitirdi. Bu sadece can kaybı değil, aynı zamanda büyük bir kamu kaynağının yok olmasıdır” diye konuştu.
ZOR KOŞULLARDA ÇALIŞMA
Deprem bölgesinde sağlık hizmetlerinin geçici yapılarda sürdüğünü belirten Kanatlı, “Aile sağlığı merkezleri büyük ölçüde geçici alanlarda hizmet veriyor. Hekimler zor koşullarda çalışıyor. Yazın sıcakta, kışın çamurda insanlar sıra bekliyor. Üç buçuk yıldır kalıcı bir çözüm üretilmedi” ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Kanatlı, “TOKİ konutlarında yaşayan yüz binlerce yurttaş, sağlık hizmetine erişimde sorun yaşıyor. Birçok yerde aile sağlığı merkezi yok. Kadınlar bebekleriyle mahalle mahalle dolaşıyor, yaşlılar sağlık hizmetine ulaşamıyor. Buna rağmen sağlık bütçesi acil gerekli olan yere değil, yine yandaşın cebine gidiyor” diyerek Sağlık Bakanlığı’na acil çağrıda bulundu.
