Diyarbakır’da bu yıl son yılların en yoğun kar ve yağmur yağışıyla bilirlikte kentteki barajlarda su seviyesi yükseldi. Barajlardaki tahliye edilen su Dicle Nehri’ne karışmasıyla nehrin debisi arttı.
İŞLETMELER SU ALTINDA KALMA RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA
Bu durumun UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisi bölgesinde kurulu işletmelerin sular altında kalma riski oluşturdu.
Uzun süredir kentte tartışmalara neden olan işletmelerin ticari faaliyetleri nedeniyle Mervaniler döneminde 1065 yılında Dicle Nehri üzerine inşa edilen ve yaklaşık bin yıldır ayakta kalan tarihi On Gözlü Köprü, hem ekolojik hem de kültürel açıdan risk altında olduğu son yağışlarla birlikte ortaya çıktı.
Dicle Vadisi ve Hevsel Bahçeleri’nin oluşturduğu doğal peyzajın önemli bir parçası olan köprü çevresinde 2016 yılından itibaren hız kazanan betonlaşma, nehir yatağında dolgu ve moloz birikimine yol açarken gürültü kirliliği ve işletme faaliyetleri bölgedeki yüzlerce bitki ve hayvan türünü tehdit ediyor.
Uzmanlar ve kentteki meslek örgütleri, taşkın riski taşıyan nehir kıyısındaki yapılaşmaların doğal yaşam açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Diyarbakır Kent Konseyi 32. Olağan Genel Kurulu’nu 4 Şubat’ta Hevsel Bahçeleri ve tarihi On Gözlü Köprü çevresindeki plansız yapılaşmalar ve kamusal alanlardaki işgaller gündemiyle gerçekleştirdi.
Genel Kurul’da, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Hevsel Bahçeleri ve Dicle Vadisi’nin korunmasının yalnızca yerel değil, evrensel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekildi. Kent Konseyi tarafından yapılan açıklamada, kontrolsüz yapılaşma ve işgallerin önlenmesi için tüm kurum ve yurttaşlara ortak sorumluluk çağrısı yapıldı.
DSİ’DEN TAHLİYE UYARISI
Kentte Hevsel Bahçeleri ve tarihi On Gözlü Köprü çevresindeki işletmelerin durumu tartışılırken, yoğun yağışların ardından Devlet Su İşleri (DSİ) 10. Bölge Müdürlüğü'nün yaptığı uyarı da kent bileşenlerinin nehir kıyısındaki işletmeler konusunda riskleri açıklamıştı.
DSİ, bölgede etkili olan yağışlar nedeniyle baraj havzalarına gelen yüksek akımlar sonucu kontrollü su tahliyeleri yapılabileceğini duyurdu.
Açıklamada, nehir yatakları ve dere kenarlarında bulunan yerleşim birimlerinin dikkatli olması, nehir yatağına girilmemesi ve ani su seviyesi yükselmelerine karşı tedbir alınması istendi.
Bu açıklamadan sonra Dicle Nehri’nin debisinin yükseldiği, nehir kıyısındaki bazı işletmelerin bir bölümünün su altında kaldığı gözlendi. Bu durum, taşkın riski bulunan alanlardaki yapılaşmaların güvenliği konusunu yeniden tartışmaya açtı.
TAŞKIN RİSKİ VE YAPILAŞMA TARTIŞMASI
Uzmanlar, nehir yatakları ve taşkın alanlarının doğal akışına bırakılmasının hem can ve mal güvenliği hem de ekosistemin korunması açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Büyükşehir Belediyesi ve Kent Konseyi yetkilileri ise Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü çevresindeki işgallerin kaldırılması ve plansız yapılaşmaların önlenmesi yönündeki girişimlerin, son gelişmeler ışığında daha da önem kazandığını belirtiyor.
Kentteki sivil toplum temsilcileri de Dicle Vadisi’nin doğal yapısının korunmasının yalnızca estetik ya da turistik bir mesele değil, aynı zamanda afet risklerinin azaltılması açısından da hayati olduğuna işaret ediyor.