Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın ikinci gününde sanık savunmaları sürerken, mahkeme salonunda gergin anlar yaşandı.
Patronların sorumluluğu reddettiği duruşmada, aileler sert tepki gösterdi.
PATRONLAR SORUMLULUĞU REDDETTİ
Duruşmada savunma yapan patron Altay Ali Oransal, atölyenin kağıt üzerinde kendisine ait olduğunu kabul ederken üretim süreçlerinde söz sahibi olmadığını öne sürdü. Oransal, “Üretimde söz hakkım yoktu” dedi.
Aile geçmişine değinen Oransal, “Anne tarafı ailem 60 yıldır kozmetik sektöründe çalışıyor. İsmail Oransal’la hastane ve eczanelere ürün satıyorduk” ifadelerini kullandı.
Babası Kurtuluş Oransal’ın pandemi döneminde üretime yöneldiğini belirten Oransal, “Babam Covid döneminde kolonya üretimi yapmak istedi. Kendisine borç verdik, Ravive’yi yazılı olarak üzerimize yaptı” diye konuştu.
Oransal, “Vaktimin çoğunu Ataşehir’deki ofiste geçiriyordum. Senede birkaç kez gittiğim fabrikadan gelir elde etmedim, üretim tecrübem yoktur” dedi. İşletmedeki yönetim ve sorumluluğun babasına ait olduğunu savundu.
NAKİT VE DÖVİZ SAVUNMASI
Duruşmada üye hâkimin, sanıkların üzerinden çıkan 20 bin TL, 4 bin 350 dolar, 530 euro ile yeşil pasaportlara ilişkin sorusuna yanıt veren Oransal, “Kredi kartlarım sürekli harcama yaptığım için güvenlik nedeniyle kapatılıyor. Bu yüzden sık sık hesap öderken sorun yaşıyordum. Yanımdaki nakit bu nedenleydi. Döviz ve pasaport ise sık yurt dışına çıktığımız için üzerimizde bulunuyordu” dedi.
KARDEŞLERİN İFADELERİ ÇELİŞTİ
Altay Ali Oransal, yangının çıktığı atölyedeki üretim, tedarik ve stok süreçlerinin kardeşi İsmail Oransal’ın kontrolünde olduğunu öne sürdü. Kendisinin yalnızca ticari faaliyetlerle ilgilendiğini iddia etti.
Ancak İsmail Oransal, önceki duruşmada “Üretimle hiçbir işim olmadı, sadece e-ticaretle ilgilenirim” savunmasını yapmıştı. İki kardeşin sorumluluğu birbirine atması dikkat çekti.
EŞİNDEN “İMZA YETKİSİ” SAVUNMASI
Verilen aranın ardından İsmail Oransal’ın eşi ve LYKKE şirketinin ortağı Aleyna Oransal’ın savunması alındı.
Oransal, “Bu konuda tek hatam 2021 yılında ortak olduğum şirkete ait imza yetkim oldu” dedi. LYKKE şirketini Gökberk Güngör ile kurduklarını belirten Oransal, “İsim patent yetkimiz olmadığı için satışları durdurduk. Şişe ve sosyal medya grafik tasarımlarıyla ilgileniyordum” ifadelerini kullandı.
Yangının yaşandığı gün eşine ulaşamadığını belirten Oransal, “Eşimin o gün arayacağı son kişi benim” dedi.
“BASİRETLİ İŞ ADAMI” SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ
Sanık Ali Osman Akat’ın savunması sırasında ise duruşma salonunda gerginlik yaşandı. Kimlik tespiti sırasında mesleğini “basiretli iş adamı” olarak tanımlayan Akat, savunmasına başlarken ailelerin bulunduğu tarafa dönerek, “Sesim basiretli geliyor mu?” diye sordu.
Akat’ın bu sözlerine aileler ve avukatlar tepki gösterdi. Tepkilere karşılık Akat, “Şov yapmayın” diye bağırdı.
Yangında yaşamını yitiren Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir, “Şovu yapan sensin. Cayır cayır yaktınız. Her şeyi ölmüş adamın üzerine atıyorsunuz. 7 can gitti. İşinizi adam gibi yapsaydınız bunlar olmazdı” diyerek tepki gösterdi.
Ailelerin avukatları yaşananların tutanağa geçirilmesini talep etti. Olayın, sanığın sözlerini avukatlara bakarak söylediği şeklinde zapta geçirildiği öğrenildi.
BASINA YÖNELİK KISITLAMALAR TEPKİ ÇEKTİ
Duruşmanın görüldüğü cezaevi kampüsünde basın mensuplarına yönelik kısıtlamalar ikinci günde de sürdü. Gazetecilerin duruşma salonuna telefon ve bilgisayar ile girmesine izin verilmedi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası Kocaeli Temsilciliği, uygulamaya tepki göstererek gazetecilerin görevlerini serbestçe yerine getirebileceği koşulların sağlanmasını istedi.
Açıklamada, basın mensuplarının çalışma araçlarına erişiminin engellenmesinin haber alma ve yayma özgürlüğüne müdahale olduğu vurgulandı.
DURUŞMA YARIN DEVAM EDECEK
Mahkeme heyeti, duruşmaya yarın saat 10.00’da devam edilmesine karar verdi.
