Ersan Şen'den kurultay değerlendirmesi: ‘Delegeler imza toplarsa mevcut yönetim engelleyemez’

Ersan Şen'den kurultay değerlendirmesi: ‘Delegeler imza toplarsa mevcut yönetim engelleyemez’

31.05.2026 23:14:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Ersan Şen'den kurultay değerlendirmesi: ‘Delegeler imza toplarsa mevcut yönetim engelleyemez’

Prof. Dr. Ersan Şen, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası başlayan kurultay tartışmalarına ilişkin dikkat çeken bir hukuki değerlendirme yaptı. Şen, delegelerin en az beşte birinin imza vermesi halinde olağanüstü kurultay çağrısının yapılabileceğini belirtti.

Hukuk profesörü  Ersan Şen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP'de mahkeme kararı sonrası gündeme gelen olağanüstü kurultay çağrılarını hukuki açıdan değerlendirdi.

Şen, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 14. maddesine işaret ederek, büyük kongre delegelerinin en az beşte birinin yazılı istemiyle olağanüstü kurultayın toplanabileceğini belirtti.

Şen, “Delegelerin en az beşte birinin yazılı istemi ile olağanüstü kongreye gidilebilir. Partinin mevcut yönetimi bunu engelleyemez. Bu konuda tedbir kararını veren Mahkemeden açıklama istenebilir, ancak açıklama yoluyla Mahkeme kararını değiştiremez ve yeni karar veremez, çünkü dosyadan el çekti” dedi.

Şen, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

“2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 14. maddesinin 6. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan; ”Olağanüstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yapılır.” hüküm nedeniyle, büyük kongre/kurultay üyelerinin, yani delegelerin en az beşte biri, siyasi partinin kongresini toplama hakkına sahiptir.

Ancak 38. Olağan Kurultayla ilgili hükümsüzlük kararı verildiğinden, bundan 38. Kurultaya giden sürecin de etkilendiği sonucu çıkarılırsa ve İstanbul İl Kongresi ile ilgili verilen eskiye dönülme kararı da dikkate alındığında, tedbir kararı verilmiş kesin hükümsüzlük davası bitmeden kurultay yapılamayacağı iddia edilebilir.

Siyasi partilerde kongre yapılmasının önüne geçilemeyeceği fikri de savunulabilir. Tedbir kararı; İstanbul İl Kongresi ve delege seçimleri için verilmediğinden, 38. Olağan Kurultay öncesi seçilmiş delegelerin hak ve yetkilerinin devam ettiği, henüz kesinleşmeyen davanın delegeleri etkilemeyeceği ileri sürülebilir.

Konu elbette; Siyasi Partiler Kanunu m.21, m.29/1 ile bilhassa m.121/1’den kaynaklanan sebeple karmaşık bir yapıya sahiptir. Hukuk mahkemelerinin siyasi partiler seçimlerine karışamayacağı, bu konuda tüm yetkinin ilçe seçim kurullarında ve YSK’da olduğu söylenmektedir. Yasal değişikliğe gidilmeden, bu sorunun çözülmesi ise mümkün gözükmüyor.

Sonuç olarak;

Delegelerin en az beşte birinin yazılı istemi ile olağanüstü kongreye gidilebilir. Partinin mevcut yönetimi bunu engelleyemez. Bu konuda tedbir kararını veren Mahkemeden açıklama istenebilir, ancak açıklama yoluyla Mahkeme kararını değiştiremez ve yeni karar veremez, çünkü dosyadan el çekti.

Seçimli olağanüstü kongreye gidilmesi halinde, seçimlerde gözetimi ve denetimi yapmakla yetkili ilçe seçim kurulu ve YSK karar verebilir. Kurultayın hemen yapılmasını isteyen taraf, seçim konusunda tüm yetkinin ilçe seçim kurulunda ve YSK’da olduğunu söylüyor. Neticede, her durumda konu yine tedbir talepli olarak asliye hukuk mahkemesine gidebilir gözüküyor.

Umarız bu süreç daha fazla uzamadan, hukuk ve demokrasi kurallarına uygun olarak bir an evvel çözüme kavuşur.”