YouTube kanalındaki bir yayınında sarf ettiği sözler nedeniyle 'Cumhurbaşkanına tehdit' suçlamasıyla tutuklanan gazeteci Fatih Altaylı tutukluluğunun 190. gününde 29 Aralık’ta tahliye edildi.
Tahliye olmasının üzerinden yaklaşık 1 ay sürenin geçmesinin ardından Fatih Altaylı'dan yeni video geldi.
YAŞADIKLARINI ANLATTI
Altaylı, "Bana kimse yazı yazmazsan bırakırız filan demedi, imada bulunmadı. İçeride pek çok siyasetçi bana tavsiyelerde bulundu. 'Aman şunu deme' muhalif siyasetçilerden bahsediyorum. İktidar kanadından benimle pazarlık yapan ne bir avukat, temsilci, delege söz konusu değildi. O konuda kimsenin kafasında soru işareti olmasın" dedi.
Altaylı "Cezaevi sürecinden sonra ne düşünüyor?" sorusunu yanıtladı, peş peşe operasyonlar olması gerektiğini söyledi.
"EVDE YAPRAK SARMASI YAPIYORDUM"
Gözaltına alındığı ilk günü anlatan Altaylı, yaşadıklarını şu şekilde anlattı:
Tam Haziran başıydı. Haziran sonuydu pardon. Evde Zeynep'e yaprak sarması yapıyordum. Çok sevdiği için. Ne yemek yapayım demiştim. Yaprak sarması istemişti. Evde yaprak sarması yaptım. Onu tencereye dizdim. Ocağa koydum.
O sırada bizde bir yabancı öğrenci kalıyordu. İşte zaman zaman yurt dışından bize öğrenciler gelip kalırlar. Burada bir düzen kuruncaya kadar işte onlara ev ayarlayacak, okul yurdu ayarlayacak falan böyle. Yurt dışından kimi doktora öğrencisi kimi başka bir şey yapan öğrenciler gelip böyle bazen bir hafta bazen 15 gün bizim evde kalırlar.
"GÖRÜNCE HAZIR MIYIM DEDİM"
Çünkü ben seviyorum öğrencileri esnek olmayı. Özellikle bu işte doktora doktora düzeyde öğrenciler gelince iyi de oluyor. Evde de bir Güney Afrikalı öğrenci vardı. İki gün önce gelmişti. Onunla da işte akşam yemeği hazırlığı yapıyorduk. Kapı çaldı. Kapıyı açtım. Karşımda 5-6 tane polis merdivende duran birkaç polis. Tam sayılarını hatırlamıyorum. 8 kadardı galiba. Ondan sonra Fatih Bey İyi akşamlar dediler. Görünce hemen Hazır mıyım? dedim.
"DEDİ Kİ İÇERİ GİREMEZSİNİZ"
Evet lütfen dediler. Dedim ki gidip giyineyim dedim. Çünkü üstümde beyaz bir pantolon lacivert bir gömlek vardı. Dedi ki içeri giremezsiniz. Niye giremiyorum dedim. Dediler ki hayır. Peki dediğim ya pijamayla olsaydım ne olacaktı. Ona bir cevap alamadım açıkçası. Neyse telefonunuzu getirin dediler. İçerden telefonumu eşiniz getirdiler.
"EVDEKİLER VEDALAŞMA FIRSATIM BİLE OLMADI"
Hande evde yoktu o sırada. O da ablasıyla beraber Bodrum'a gitmişti. Telefonumu getirdiler evde çalışan yardımcımız. Telefonu getirdi. Dedim yanıma eşya falan bir şey pasayım. Yok dedi Fatih Bey böyle geliyorsunuz. İyi. Evdekiler vedalaşma fırsatım bile olmadı. Hatta telefonumla da eşime arama fırsatım da olmadı ona da izin verilmedi.
"KELEPÇE FALAN DA TAKMADILAR"
Aşağı indik. Kapının önüne indik. 3 tane ekip arabası vardı. Bir önünde bir arkada bir de ortada. Ortadaki araca beni aldılar. Son derece kibar. Son derece terbiyeli en ufak bir ne diyeyim böyle kötü tavır falan yok. Bindik oraya bir kelepçe falan da takmadılar."