Feray Şahin Gaziantep'te anıldı

Mersin’de polis memuru Fatih Burak Aykul tarafından evinde vurularak öldürülen üniversite öğrencisi Feray Şahin için katledilişinin 4. yıl dönümünde Gaziantep'te anıldı.

18 Eylül 2021 Cumartesi, 15:05
Feray Şahin Gaziantep'te anıldı
Abone Ol google-news

Gaziantep Demokratik Kadın Platformu tarafından Yeşilsu Park’ta düzenlenen Feray Şahin anma etkinliğine, platformda yer alan kurum temsilcileri, bazı siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, belediye meclis üyeleri ile "kadına şiddette dur" diyen yurttaşlar katıldı. 

Kadın Platformu adına açıklamayı Suzan Uzpak yaptı. 23 yaşında Mersin Toros Üniversitesi Mimarlık Fakültesi son sınıf öğrencisi Feray Şahin 19 Eylül 2017’de yaşadığı evde özel hareket polisi Fatih Burak Aykul tarafından ateşli silahla katledildiğini ifade eden Uzpak, “Yarın Feray’ın katledilişinin yıldönümü. İstanbul Adli Tıp Kurumundan gelen raporda Feray’ın katledilmiş olması kesinleşse de deliller soruşturma sırasında toplanmamış, karartılmış ve yargılama sürecinde talep edilmediğinden Fatih Burak Aykul 5 yıl 3 ay gibi vicdanları yaralayan bir ceza almıştı. Bu cezanın da 1,5 yıllını hapis yattı ve mahkeme kararı ile serbest bırakıldı. Dosya 28 Şubat 2019 ‘dan beri Yargıtay’da Aile 4 yıldır katledilen çocukları ve tüm kadınlar için adalet arayışında. Adalet sağlanmadığı gibi Fatih Burak Aykul geçen Nisan ayında baba Bekir Şahin hakkında kendisine 'katil' dediği için suç duyurusunda bulundu. Fatih Burak Aykul babaya suç duyurusunda bulunma cesaretini erkek egemen  zihniyet ve iktidardan almaktadır. Tıpkı İpek Er’e tecavüz ederek ölümüne neden olan Musa Orhan’ın kendisine tecavüzcü diyenlere suç duyurusunda bulunması gibi. Duygu Delen’i katletmekle yargılanan Mehmet Kaplan’ın kendisini eleştirenlere suç duyurusunda bulunması gibi” dedi. 

Feray katledilen ilk kadın olmadığı gibi son da olamadığını hatırlatan Gaziantep Demokratik Kadın Platformu Sözcüsü, Suzan Uzpak, “Feray’ın ölümünün üzerinden geçen 4 yılda 472 kadın 2017, 477 kadın 2018, 474 kadın 2019'da 171’i şüpheli olmak üzere 471 kadın, 2020'da 130 kadın, 2021’in ilk altı ayında toplam 1894 kadın katledildi” diye konuştu. 

Kadınları korumakla görevli devlet, kadın katillerine caydırıcı cezalar vermek yerine ödül gibi cezalar ile yeni kadın cinayetlerine zemin hazırladığını ileri süren Suzan Uzpak açıklamasına şöyle devam etti:

“Feray’ı katleden Fatih Burak Aykul ödüllendirilen katillerden sadece biri. Ama 1894 kadın sayılardan ibaret değildi. Hepsi birer yaşam, birer insandı. Hepsinin birer hikayesi vardı. Yaşamlarından koparılan 1894 kadın.

Son 4 yılda katledilen 1894 kadın, kadın mücadelesine rağmen katledildi. Birikerek büyüyüp gelişen kadın mücadelesine rağmen, kadın hareketini muhalif güç olarak gören iktidar kadın kazanımlarına saldırmaktan geri durmadı. Yılların emeğinin, kadın mücadelesinin kazanımı olan İstanbul Sözleşmesinden tek adam imzası ile 19 Mart 2021’de çekildi.19 Mart’tan beri alanlarda, sokakta, evde, iş yerinde İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz diyen kadınlara rağmen tek adam rejimi geri adım atmadı ve Türkiye 1 Temmuz 2021’de sözleşmeden resmen çekilmiş oldu.

Oysa İstanbul Sözleşmesi Ferayların, Duyguların, Damlaların, Sezayların can güvenliği idi. İstanbul sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı Feray bugün bizimle burada olacaktı. İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı İpek Er’e tecavüz ederek intiharına neden olan Musa Orhan tutuklanacak ve kendisine tecavüzcü diyenlere soruşturma açmayacaktı.

İstanbul sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı Aleyna Çakır cinayetinin baş şüphelisi Ümitcan Uygun tutuklanmış olacak ve Esra Hankulu belki de yaşıyor olacaktı. İstanbul Sözleşmesi etkin bir şekilde uygulanmış olsaydı intihar süsü verilen kadın cinayetleri araştırılacak katiller cezalandırılmış olacaktı. İstanbul Sözleşmesi'nin etkin bir şekilde uygulanmasını engelleyen iktidar ve iktidar destekçileri tüm bu cinayetlerin sorumlusudur.”

İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmediklerini vurgulayan Suzan Uzpak, Feray’ın ve tüm kadın cinayetlerinin katilleri caydırıcı ceza alana kadar, İstanbul Sözleşmesi tekrar yürürlüğe girene kadar alanlarda olacaklarını ifade etti.