Genel Sağlık-İş Sendikası, Ağrı Patnos İlçe Devlet Hastanesi’nde sağlık emekçilerine sunulan iftar ve sahur yemeklerine tepki gösterdi.
Genel Sağlık İş Sendikası'ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ağrı Patnos İlçe Devlet Hastanesi’nde ramazan ayında görev yapan sağlık emekçilerine sunulan iftar ve sahur yemek uygulaması, kamu yönetiminin çalışanına bakışını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır. 24 saat kesintisiz hizmet veren bir kamu hastanesinde, nöbet tutan, acilde yaşam mücadelesi veren hastalara müdahale eden, serviste bakım hizmetini sürdüren emekçilere insana yakışır bir beslenme hizmeti sunulamıyorsa ortada ciddi bir yönetim sorunu vardır. Bu tablo yalnızca bir hastanenin değil; sağlık sistemini yıllardır piyasalaştıran anlayışın sonucudur.
Sağlık Bakanlığı bir yandan performans, kalite ve hizmet standardı söylemleri üretirken, diğer yandan bu hizmeti ayakta tutan sağlık emekçilerinin en temel ihtiyacını dahi karşılayamıyorsa burada ciddi bir çelişki vardır. Emekçiyi değersizleştiren bu yaklaşım sürdürülebilir değildir. İktidarın sağlık politikaları uzun süredir kamu hizmetini kamusal niteliğinden uzaklaştırmış; hastaneleri işletme mantığıyla yönetilen yapılara dönüştürmüştür. Ancak unutulmamalıdır ki sağlık hizmeti bir ticari faaliyet değil, kamusal bir haktır.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, beslenme hakkını bireyin hem kendisi hem de ailesi için talep edebileceği bir hak olarak tanımlamaktadır. Sağlık emekçileri yalnızca mesleki sorumluluklarını yerine getirmemekte, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel olarak yüksek bir efor sarf etmektedir. Çalışanını yok sayan, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan bir yönetim anlayışı; sağlık sistemindeki diğer sorunları çözme iddiasında bulunamaz.
''ANAYASAL BİR SORUMLULUKTUR''
Genel Sağlık-İş olarak Sağlık Bakanlığı’na çağrımızdır: Sağlık hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşlarında yemekhaneler açılmalı; gerekli ve yeterli personel istihdam edilmeli; insan onuruna yaraşır, yeterli ve nitelikli beslenme hizmeti sunumu sağlanmalıdır. Kamu hizmeti, emekçisini yok sayarak sürdürülemez. İnsan onuruna uygun çalışma koşulları bir tercih değil, anayasal bir sorumluluktur."