Anayasa Mahkemesi, boşanmada “süresiz nafaka” verilmesini düzenleyen Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesini oy çokluğuyla iptal etmesine tepkiler geldi. Avukat Nazan Moroğlu, “Medeni Kanun’un 175. maddesindeki boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafa süresiz nafaka bağlanır kuralı uygulamasında, kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine yoksulluk nafakası sadece bir maddede düzenlenmiş ve her koşulda süresiz değildir. Ayrıca, 1992 yılında Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilene kadar ülkemizde evli kadınların çalışabilmesi kanun gereği (eski MK. 159.md) “kocanın iznine” tabi kılınmıştı, günümüzde ise ‘izin verip vermeme’ zihniyet olarak sürmektedir. Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararının yazılmasının ardından dokuz ay süre içinde yeni düzenlemenin acilen yapılması gerekir” ifadalerine yer verdi. Moroğlu, kararın kadınların mevcut sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alınmadan verildiğini savundu. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi de bir açıklama yaparak karara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “AYM’nin yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı, anayasanın 10. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırıdır. Nafaka hakkımızdan vazgeçmiyoruz” şeklinde görüş bildirildi.
BEDELİ YİNE YOKSUL KADINLAR ÖDEYECEK
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, AYM’nin kararının yalnızca bir nafaka düzenlemesi değil, emekçi kadınların yaşam koşullarını doğrudan etkileyen sınıfsal mesele olduğuna işaret etti. Yapılan açıklamada Türkiye’deki kadınların önemli bir bölümünün düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmaları nedeniyle çalışma yaşamından uzaklaştığının altının çizildiği açıklamada, boşanma sonrasında ortaya çıkan yoksulluk riskinin de “eşitsiz iş bölümünden” kaynaklandığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kararın sonuçlarını değerlendirirken ‘kadınlar’ kategorisinin içindeki sınıfsal farklılıkları görmek gerekir. En ağır bedeli, her zaman olduğu gibi, emekçi ve yoksul kadınlar ödeyecektir.”
