İlerici kurumlar MEB’in Ramazan Genelgesi nedeniyle Bakan Yusuf Tekin’in yargılanması için suç duyurusunda bulundu

İlerici kurumlar MEB’in Ramazan Genelgesi nedeniyle Bakan Yusuf Tekin’in yargılanması için suç duyurusunda bulundu

20.02.2026 16:43:00
Güncellenme:
Aytunç Ürkmez
Takip Et:
İlerici kurumlar MEB’in Ramazan Genelgesi nedeniyle Bakan Yusuf Tekin’in yargılanması için suç duyurusunda bulundu

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Laiklik Meclisi ayrı ayrı olarak MEB’in yayımladığı Ramazan Genelgesi nedeniyle Bakan Yusuf Tekin hakkında yargılanması talebiyle “anayasayı ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) “Ramazan Genelgesi” eğitimin gericileştirilmesi yönünden tepkilere neden olmuştu. Bakanlığın söz konusu son genelgesi iktidarın laiklik karşıtı politikalarına yönelik eleştirileri arttırırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise 168 aydının imzasıyla başlatılan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” kampanyasını hedefe koymasıyla da alevlendi.

İLK HAMLE ADD’DEN

Söz konusu genelgeyle başlayan ve laiklik savunuluğunun hedef alınması ilerici kurumları harekete geçirdi. Bu kapsamda ilk hamle Atatürkçü Düşünce Derneği’nden (ADD) geldi. ADD tarafından dün söz konusu genelge nedeniyle Bakan Tekin hakkında “anayasayı ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla suç duyurusunda bulunuldu. Dernekten yapılan açıklamada; “Dini siyasete alet etmek anlamına gelen ve anayasamızın girişi, 2. ve 42. maddeleri ile Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olan bu genelge, aynı zamanda aile mahremiyetini, özel hayatın gizliliğini, din ve vicdan özgürlüğünü ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü ‘demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti’ düzenini zedeleyecek unsurlar içermektedir” denildi.

LAİKLİK MECLİSİ DE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

Laiklik Meclisi de bugün Bakan Tekin hakkında “anayasayı ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla ADD’den ayrı olarak bir suç duyurusunda bulundu. Laiklik Meclisi Sözcülerinden Umut Kuruç tarafından yapılan suç duyurusunun dilekçesinde Bakan Tekin’in yayımladığı genelgeyle; anayasanın 2. ve 24. maddelerine aykırı olarak tekmil öğrenci, veli ve öğretmenlerin okullar üzerinden tek bir mezhebin dinsel etkinliklerine zorlandığı belirtildi. Bu yöntemle laiklik ilkesinin yürütme erki ve gücü kullanılarak fiilen ortadan kaldırıldığı ve bu nedenle yürütme erkinin yasal yetkisini aştığı, görevin kötüye kullanıldığı kaydedildi.

''MANEVİ DEĞERLER SAYILIRKEN ATATÜRK VE LAİKLİK SAYILMAMIŞTIR''

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” geçerliliğinin bulunduğu anayasanın 2. maddesine değinilen dilekçede; “Genelgede manevi ve toplumsal değerler sayılırken Atatürk, laiklik ilkesi hiç geçmemekte, sözde ‘milli manevi değerler’ Atatürkçülüğün dışında yalnızca tek bir dinsel mezhebin ritüel ve ibadetleriyle tarif edilmektedir. Yusuf Tekin eylemli biçimde anayasanın değiştirilemez maddelerini yok etmiştir. Bu genelgenin uygulanması halinde inanan/inanmayan, oruç tutan/tutmayan, camiye giden/gitmeyen ayrımı milli eğitimi ve eğitimin birliği ilkesini parçalayacaktır” denildi.

''DİNİ AYİN VE İBADETLERE KATILMAYI ZORLAMA''

Din ve vicdan özgürlüğünün belirlendiği anayasanın 24. maddesine de atıf yapılan dilekçede; “Şikayete konu talimat anayasanın 24. maddesine aykırılık taşımasının yanı sıra okulları medrese zihniyetine sürüklemenin yolunu açmaktadır. Söz konusu talimat eğitim yerlerinin laikliğe uygun olması gerekliliğine aykırı biçimde ve anayasanın 24. maddesine aykırı olarak dini ayin ve ibadetlere katılmaya zorlama haline dönük fiili eylem niteliğindedir” ifadeleri kullanıldı.

''DİĞER İNANÇ GRUPLARI DIŞLANACAK, FİŞLENECEK, HEDEF GÖSTERİLECEK''

Suç duyurusuna ilişkin gazetemiz Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Kuruç’un avukatı Laiklik Meclisi üyesi Doğan Erkan; “Bu genelge, Yusuf Tekin tarafından şeriat ilanıdır. Bu genelge öğrencilere de öğretmenlere de ramazanda iftar yemeği düzenlemeyi, camiye gitmeyi şart koşuyor ve bunların fotoğraflanıp takibini istiyor. Böylece diğer inanç grupları dışlanacak, fişlenecek ve hatta hedef gösterilecek. Tam da anayasal laiklik ilkesinin yıkımı, öğrencileri ve öğretmenleri tek bir inanç mezhebine uymaya zorlamak demektir. Yusuf Tekin bu genelgeyle eğitimi dini kurallara göre dizayn ediyor. Çok sinsice bir iş yaparak, anayasanın ‘manevi değerler’ ile ilgili kısmına, bu kısmın içine yalnızca dini duygular dahilmiş gibi yapıyor. Oysa anayasanın gerek başlangıç kısmı, gerekse 2. maddesinde manevi değerler Atatürkçülük üzerine kurulmuştur” dedi.

''HİÇBİR EĞİTİMCİ BU ANAYASAYA AYKIRI TALİMATA UYMAMALI''

“Tekin eylemli biçimde anayasanın değiştirilemez maddelerini yok etmiştir” diyen Erkan; “Yusuf Tekin anayasaya karşı suç işlemektedir. Derhal görevden alınmalı ve hatta yargılanmalıdır. Şayet bu eylemli işlem AKP kararıyla gerçekleştiriliyorsa da bunun adı ‘Laiklik karşıtı eylemlerde odak olmak’ demektir. AKP’nin kapatılması dahil yaptırıma açıktır. Laiklik ilkesini korumak üzere tüm yurttaşlar buna karşı çıkmalıdır. Hiçbir eğitimci bu anayasaya aykırı talimata uymamalıdır” ifadelerini kullandı

İlgili Konular: #Laiklik #MEB