Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar kamuoyunda büyük tepki çekerken, İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Mezunları Derneği ile İSTİVAK (İstanbul Yüksek Ticaretliler Vakfı) yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, eğitim kurumlarına yönelik saldırıların toplumun geleceğine yönelmiş “kabul edilemez” eylemler olduğu vurgulandı.
Yapılan açıklamada, söz konusu saldırıların toplum vicdanında derin bir yara açtığı belirtilerek, “Eğitim kurumlarının hedef alınması, yalnızca öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin güvenliğini tehdit etmekle kalmamakta; aynı zamanda toplumun geleceğine yönelmiş açık ve kabul edilemez bir saldırı niteliği taşımaktadır” denildi.
Açıklama şöyle:
“Son günlerde Siverek ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen saldırılar, toplum vicdanında derin bir yara açmış; büyük bir üzüntü ve kaygıya neden olmuştur. Eğitim kurumlarının hedef alınması, yalnızca öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin güvenliğini tehdit etmekle kalmamakta; aynı zamanda toplumun geleceğine yönelmiş açık ve kabul edilemez bir saldırı niteliği taşımaktadır.
Okullar; çocuklarımızın bilgiyle, umutla ve güven duygusuyla yetiştiği en temel kamusal alanlardır. Bu alanlara yönelen her türlü şiddet, hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz; bu tür eylemler karşısında en güçlü toplumsal ve hukuki tepkinin verilmesi zorunluluktur.
Çocuk eğitiminin yalnızca okul sınırları içinde şekillenmediği; ailede, medyada ve toplumsal yaşamın her alanında inşa edildiği bilimsel bir gerçektir. Televizyon içerikleri, dijital platformlar ve sosyal çevre; çocukların değer dünyasını doğrudan etkilemektedir. Özellikle şiddeti sıradanlaştıran, suç ve yasa dışı davranışları “olumlu” karakterler üzerinden sunan içerikler ile yoğun şiddet temalı oyunlara maruz kalınması, çocukların algı dünyasında tehlikeli bir normalleşmeye yol açmaktadır.
Yüksek Ticaret ve Marmara Camiası olarak; öğrencilerini korumak isterken hayatını kaybeden eğitim emekçilerimize ve yaşamlarının baharında aramızdan koparılan öğrencilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Bu çerçevede;
• Yaşanan bu menfur saldırıları en güçlü şekilde kınıyor,
• Yetkili makamları, eğitim kurumlarının güvenliğini sağlayacak kalıcı ve caydırıcı önlemleri gecikmeksizin hayata geçirmeye davet ediyor,
• Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasının devletin en temel ve vazgeçilmez sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.
Toplumun tüm kesimlerini; sağduyuya, dayanışmaya ve çocuklarımızın geleceğini koruma sorumluluğunda ortak bir bilinçle hareket etmeye çağırıyoruz. Şiddetin her türlüsüne karşı durmak, yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur.
Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir.”
