Kemal Kılıçdaroğlu çelişkileri: ‘Yargı sadece mutlak butlanda bağımsız’

Kemal Kılıçdaroğlu çelişkileri: ‘Yargı sadece mutlak butlanda bağımsız’

22.06.2026 04:00:00
Güncellenme:
Kemal Kılıçdaroğlu çelişkileri: ‘Yargı sadece mutlak butlanda bağımsız’

CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz cuma akşamı katıldığı Sözcü TV yayınında çelişkili açıklamaları gözler önüne serildi. Kılıçdaroğlu pek çok konuda, kendi sözleriyle çelişti.

Mahkeme kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz cuma akşamı katıldığı Sözcü TV yayınının yankıları sürüyor. Kılıçdaroğlu’nun yayında çok defa çelişkiye düştüğü görüldü.

YARGI MUTLAK BUTLANDA BAĞIMSIZ

Örneğin Kılıçdaroğlu, “Türkiye'de yargının bağımsız olmadığını” en çok kendisinin dillendirdiğini belirterek, Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Osman Kavala davalarını "siyasi dava" olarak niteledi. Fakat kendisini koltuğa döndüren "mutlak butlan" kararı sorulduğunda kararın siyasi olmadığını, bunun para alışverişleriyle ilgili olduğunu iddia etti. "Bütün yargıçlar Erdoğan'ın talimatıyla hareket ediyor dersek bu çok büyük bir hatadır... Bazı yargıçların onuru vardır" diyerek kendi lehine karar veren mahkemeyi ve hakimleri savundu.

‘POLİSİ BEN ÇAĞIRMADIM’

Kılıçdaroğlu, polisin 24 Mayıs’ta CHP Genel Merkezi'ne zorla girmesini asla savunmadığını, bu talebin de kendisinden gelmediğini söyledi. Ancak avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı "Parti genel merkezinin tarafımıza teslimi konusunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederiz" resmi yazısı anımsatılınca, bu talebin polisi çağırmak anlamına gelmediğini iddia etti. Emniyetten polis dışında hangi gücün binayı zorla teslim alabileceği sorusunu yanıtsız bıraktı.

İMAMOĞLU’NA PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDEN VURDU

Kılıçdaroğlu, geçmişte Ekrem İmamoğlu için söylediği "Ekrem Bey'e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir" sözünün arkasında olduğunu belirtti. Ardından İmamoğlu'nun kendisi hakkında kullandığı "Saray kayyumu" ifadesi sorulduğunda “İmamoğlu'nun nasıl bir psikoloji içinde olduğunu biliyorum” yanıtını verdi. Böylece İmamoğlu’nun sağlıklı düşünemediğini iddia etti. Belediyelerdeki rüşvet iddiaları üzerinden kurduğu "arınma" söyleminin merkezine de dolaylı olarak İmamoğlu’nu oturtmaya çalıştı.

VEYSİ UYANIK KONUSU

Partiyi rüşvete, kirli ilişkilere ve para pul işlerine bulaşanlardan tamamen arındıracağını, bu kişilerin partide yeri olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, kurultay davasında para dağıttığını itiraf eden Veysi Uyanık'ın oğlunu kendi MYK’sine alması gündeme gelince, "Doğruları söyleyen bir insanı nasıl partiden atarsınız? İkisini aynı kefeye koymamak gerekir" diyerek kendi "arınma" ilkesini esnetti. “İtirafçı” olmayı partide kalmak için geçerli bir sebep olarak sundu. “Hukukun rüşvet alanı da vereni de suçlu kabul ettiği” anımsatılınca, “Evet evet” diyerek geçiştirdi.

KENDİ ARKADAŞLARINI YALANLADI

CHP’nin atanmış sözcüsü Müslim Sarı’nın danışmanı Doğa Hüseyin Doğan, geçtiğimiz haftalarda genel merkezdeki bir basın toplantısının çıkışında, Sarı’ya soru soran gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’na, “Zarf alıyorsunuz” diyerek iftirada bulunmuş, gazeteciler bu duruma büyük tepki göstermişti. Olayın ardından Sarı ve CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, sözkonusu kişinin danışman değil, orada bulunan bir partili olduğunu iddia etmişti. Kılıçdaroğlu, “Bir MYK üyemizin yanında çalışan birisi merdivenden çıkarken gazetecilere bir şeyler söyledi. Onu hemen partiden uzaklaştırdık” diyerek Ali Haydar Fırat ve Müslim Sarı’yı yalanladı.

262 DEFA ‘BEN’

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun yayında 38 kez “Bilmiyorum” dediği ortaya çıktı. Belge ve kanıt kelimelerini yalnızca birer kez telaffuz etti. Kılıçdaroğlu’nun, 262 defa ben veya benim dediği, biz veya bizim ifadesini ise 91 kez kullandığı görüldü.