Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, Yalova'dan Bozcaada'ya giderken Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında teknesi parçalanan ve daha sonra cesedi bulunan yat üreticisi arkadaşı Halit Yukay'ın ölümüne ilişkin Balıkesir'in Erdek ilçesinde görülen davada tanık olarak ifade vermek için Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi'ne geldi.
"KENDİSİYLE AİLECE TATİL PLANLIYORDUK"
Davada konuşan Kıvanç Tatlıtuğ, şunları kaydetti:
"4 Ağustos günü merhum Halit'le telefonda birkaç defa telefon konuşmamız oldu. Kendisiyle ailece tatil planlıyorduk. Kendisi, eşi, çocukları, ben, benim eşim ve benim oğlum bir tatil planlıyorduk. Kendisinden bir tekne aldım. Bu süreden önce ve bu süreden sonra da tekne aldıktan sonra da çok yakın bir dostluğumuz söz konusu oldu. 4 Ağustos günü kendisi Yalova'dan öğleden sonra avara olduktan Bozcaada'da o akşam konaklayacaktı. Ertesi gün ise benim yanıma geldiğini planlıyordu. Hava şartları kötü olmak durumunda ise rotasını değiştirip ya Çeşme tarafına ya da Bozcaada'da tekrar kalmaya devam edecekti. Kendisiyle birkaç defa telefon karşılıklı telefon açmalarımız söz konusu oldu. Ama benim anladığım dümen başındayken telefonlara cevap veremedi. Sonra o bana döndü, telefonu açtı. Çok kısa bir görüşmemiz oldu. Kendisi gayet keyfi yerindeydi. Kendisi gayet olumlu, pozitif durumdaydı. Kısa bir görüşmemiz oldu" dedi.
"SON KONUŞMAMIZ OLDU"
Daha sonra Yukay'a nerede olduğunu sorduğunu belirten Tatlıtuğ, ifadesine şöyle devam etti:
"Lokasyonunu sordum. 'Neredesin' diye. O bana Marmara'nın kuzeyinden seyir halinde olduğunu ve her şeyin yolunda olduğunu, takriben birkaç saat sonra da Bozcaada'da konaklayacağını söyledi. Kendisiyle telefonda konuşurken lokasyon vermesi gerektiğini söyledim. Dedim ki lokasyonu verirsen seni takip edeceğim. Ben de buradan takip etmek istiyorum. 'Tamam, lokasyonu sana göndereceğim' derken son konuşmamız o oldu.
Sonra sinyal kesildi. O sinyal kesilince üzerine şöyle dedim, kendimce bir yorumlamada bulundum. Dedim ki; 'Bu sinyal kesildi. 10 gün önce de biz yoldaydık. Aynı yolu biz giderken benim de aşağı yukarı bir, bir saate yakın. Evet, bir saate yakın bir telefon sinyaline ulaşamadığım bir zamanım olmuştu. Ben ve benim arkadaşlarım teknede benle beraber yolculuk yapan arkadaşlarımızın o yönde kesilebilir nasıl olsa müsait olunca bana tekrar telefon açar.'
Lakin göndermiş olduğum mesajların da karşı tarafa ulaşılmadığını, yani harita ulaşılmadığını fark edince içime bir his düştü. Çalışmış olduğu hem de yakından da iş birliği içerisinde olan ve arkadaşı olan kişiye telefon açtım. Eren'e telefon açtım, kendisine durumu bildirdim. Dedim 'Böyle böyle bir durum var. Ben kendisine ulaşamıyorum ama biliyorum ki 10 gün önce bu yolu yaptık telefon kesilmiş olabilir. Ama ne olur ne olmaz. Bu bilgi sende kalsın. Ben sana bu bilgiyi vereyim. İlerleyen dakikalarda sen ulaşırsan, ben ulaşırsam tekrar bir istişare içerisine girelim' dedim.
Onun akabinde üzerinden bayağı bir zaman geçti. Sonra telaş ve panik başladı. Derken kolluk kuvvetleri, deniz kolluğu, kara kolluk kuvvetleri derken bilgiler geçildi. Ondan sonra arama çalışmalarına başlandı. Bu konuyla ilgili verebileceğim bilgiler bunlardır."