Mahmut Arıkan'dan dikkat çeken 'erken seçim' çıkışı: 'Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs'ını bekleriz'

Mahmut Arıkan'dan dikkat çeken 'erken seçim' çıkışı: 'Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs'ını bekleriz'

27.02.2026 09:11:00
Güncellenme:
ANKA
Takip Et:
Mahmut Arıkan'dan dikkat çeken 'erken seçim' çıkışı: 'Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs'ını bekleriz'

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, erken seçim tartışmalarına ilişkin, "2027 Kasım'daki erken seçime biz müsaade etmeyiz. Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs'ını bekleriz." dedi.

Saadet lideri Arıkan, Sözcü TV'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuşan Arıkan, sürecin yaklaşık 16–17 aydır dar bir çerçevede yürütüldüğünü ifade ederek, "Biz komisyona isim de verdik ancak süreç yalnızca terör ve özellikle de Öcalan üzerinden ilerledi. Oysa sıkıyönetimler, darbeler, e-muhtıralar, faili meçhuller, KHK’lılar, Barış Akademisyenleri, Diyarbakır anneleri, Cumartesi anneleri gibi başlıklar da konuşulmalıydı. Bu mesele 86 milyonun umut hakkı olmalı. Kişiler üzerinden yürütülürse geniş bir toplumsal zemin bulamaz" diye konuştu.

"STATÜ TARTIŞMALARI BENİ ÜZÜYOR"

Son dönemde statü tartışmalarının gündeme gelmesini eleştiren Arıkan, "Bugün gelinen noktada statü tartışmaları başladı. Bu beni üzüyor. İktidar ortaklarının grup toplantıları üzerinden mesaj vermesi sağlıklı değil. Sayın Bahçeli’nin açıklamalarını daha çok AK Parti yönetimine mesaj olarak yorumluyorum; sürece daha güçlü sahip çıkmaları çağrısı olarak görüyorum" dedi.

"'UMUT HAKKI' CUMHURBAŞKANI’NIN YETKİLERİ ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜLEBİLİR"

"Eğer bir 'umut hakkı' düzenlemesi olacaksa, bu Cumhurbaşkanı’nın yetkileri çerçevesinde çözülebilir" diyen Arıkan, geçmişte Abdullah Gül, Ahmet Necdet Sezer ve Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yetkileri kullandığını hatırlattı.

"TERÖR MESELESİYLE KÜRT MESELESİ İÇ İÇE GEÇİRİLDİ"

Terör meselesi ile Kürt meselesinin uzun yıllar ayrı değerlendirildiğini ancak son dönemde yeniden iç içe geçirildiğini belirten Arıkan, "Terör meselesiyle Kürt meselesi uzun yıllardır ayrı denirdi; ancak son dönemde yeniden iç içe geçirildi. Bu da sürecin sağlıklı yönetilmediğini gösteriyor. Biz ne Cumhur İttifakı’na destek oluyoruz ne de sürecin karşısındayız. Yanlış gördüğümüz noktaları dile getiriyoruz" dedi.

"HUKUK HERKESE EŞİT UYGULANMALI"

Kişisel hukuki uygulamalara karşı olduğunu belirten Arıkan, "Ben kişisel hukuki uygulamalara karşı çıkıyorum. Parti olarak diyoruz ki; 86 milyona uygulanan hukuk neyse herkese aynı şekilde uygulanmalıdır. A-B-C şartlarını özel uygulamanın doğru olmadığını iddia ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Öcalan’ın olası açıklamalarına ilişkin de konuşan Arıkan, sürecin şeffaf yürütülmediğini savundu. "Öcalan bir açıklama yapıyor, biz ancak 15–20 gün sonra iktidar yetkililerinin değerlendirme yaptığını görüyoruz. O süreçte kamuoyu yoklaması yapıldığını düşünüyorum. ‘Nasıl bir tavır takınırsak oy kaybetmeyiz ya da kazanırız?’ değerlendirmesi yapılıyor ve açıklamalar gecikiyor" dedi.

"SURİYE BOYUTU DA GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"

Sürecin Suriye boyutuna da dikkat çeken Arıkan, Fırat’ın doğusunda yaşanan gelişmelere ilişkin farklı iddialar bulunduğunu belirtti. TBMM’den bir komisyonun bölgeye giderek inceleme yapması ve Meclis’e rapor sunması gerektiğini söyledi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin son yıllardaki siyasi stratejisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Arıkan, 2010–2020 arasında münferit katılımlarla sürdürülen iktidarın, 2020 sonrasında partisel katılımlara yöneldiğini ifade etti. Milliyetçi Hareket Partisi’nin "beka meselesi" söylemiyle Cumhur İttifakı’nın kurulduğunu hatırlatan Arıkan, 2023’te ise altı partili bir yapının ortaya çıktığını söyledi.

"ERKEN SEÇİM İHTİMALİ GÖRMÜYORUM"

Muhalefetin erken seçim talebine değinen Arıkan, erken seçim ihtimali görmediğini belirterek, "Muhalefet partileri açısından ortam son derece müsait. Tabii bunu da iktidar gördüğü için biz haklı olarak bütün muhalefet erken seçimi istiyor. Ben erken seçim olma ihtimali görmüyorum. 2027 Kasım’daki erken seçime de biz müsaade etmeyiz. Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs’ını bekleriz. Tabii şu anda herkeste şöyle bir algı oluştu: 2027’nin sonbaharında seçim olacak. İktidar da bunu söylemeye başladı. Ama o seçimi yapabilmek için 360’a ihtiyaç var. Şu anki tabloda bunu yakalayamazlar. Ama o güne kadar neler değişir, milletvekilleri nerelere gider..." " dedi.

Partilerinin üye sayısına ilişkin de bilgi veren Arıkan, Yargıtay verilerine göre 2025’in ikinci yarısında muhalefet partileri içinde en fazla üye kaydı yapan parti olduklarını belirterek, "Şu an 320 bin üyemiz var, hedefimiz 400 bin" ifadelerini kullandı.