Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yaptı. Toplantı başlamadan önce CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba TL’deki erimeye dikkat çekerek, eleştirilerini dile getirdi. Önündeki masaya para maketlerini koyan Ağbaba, 1 Euro’nun 50 TL’ye eşit olduğunu, bunun TL’nin ne hale geldiğinin küçük bir örneği olduğunu söyledi. Ağbaba, şu anda en büyük banknot olan 200 TL’yi göstererek, “Bu banknot pasaport gibi bir ülkenin onuru, şerefidir. Malesef kötü yönetim sayesinde geldiğimiz durum şu anda 5 dolara eşit. Bu ilk çıktığı zaman 131 dolar iken şu anda 5 dolar. 5 dolar 220 TL yapıyor. Bizim en büyük banknotumuzdan daha yüksek” dedi.
‘BAŞKA ÜLKE YOK’
Bunun sorumlusunun Hazine ve Maliye Bakanları olmadığını belirten Ağbaba, “Bunların hepsinin atama kararında kimin imzası var ? Erdoğan’ın imzası var. Dünyada bizim kadar Merkez Bankası Başkanı değiştiren başka ülke yok. 2020’den bu yana tam 5 Merkez Bankası Başkanı değiştirmişiz ama atanan değil atayana bakın burada da” diye konuştu. Ağbaba, daha sonra kendi bastırdıkları üzerinde 500 TL yazan pankartı gösterdi.
Arkasında da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in fotoğrafının yer aldığı üzerinde 500 lira yazan pankartı gösteren Ağbaba, Şimşek’i işaret ederek, “Bu muhteremi biliyorsunuz. Erdoğan 2018’den sonra suçladı ama sonra ‘denize düşen yılana sarılır’ misali göreve getirdi” diye konuştu. Şu anda 131 doların karşılığının 5 bin 720 lira olduğuna dikkat çeken Ağbaba, Merkez Bankası’nın itibarının kalmadığını söyledi. Ağbaba, Merkez Bankası’nın şubat ayındaki enflasyon raporunda yılsonu enflasyon hedefini yüzde 15-21 olarak verdiğini, bu hedefi 4 ayda yakaladığını savundu.
‘ZAR ATSALAR BELKİ TUTAR’
Ağbaba, şunları söyledi:
“Merkez Bankası tahminlerine bakın zar atsalar belki tutar. TL’nin değeri yok. 200 lira ile 2019 yılında 15 kg et alınabiliyorken, şu anda 200 gram alabiliyorsun. 41 kg tavuk alabiliyorken, şimdi 800 gram alabiliyorsun. 500 ekmek alabilirken şu anda 10 tane alabiliyorsun. 160 litre süt alabiliyorken şu anda 4 litre alabiliyorsun. 710 yumurta alabiliyorken şu anda 25 tane alabiliyorsun. Türkiye’nin gerçek resmi bu. TL istikrarlı bir şekilde değer kaybetmeye devam ediyor.”
‘SAVAŞIN ETKİLERİ’
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan sunumunda, başta enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarında olmak üzere savaşın etkilerinin hissedildiğini söyledi. Nisan ayında da bu durumun enflasyon üzerindeki etkilerinin net biçimde görüldüğüne işaret eden Karahan, “Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşünüyoruz. Bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları ise para politikası duruşumuzla şekillenecek. Önümüzdeki dönem para politikası kararlarını alırken bu unsurları göz önüne alacağız” dedi.
Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılıklarını değiştirmediğini belirten Karahan, “Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz” dedi. Karahan’ın diğer mesajları da şöyle:
- Yılın ilk aylarında gıda grubu, enflasyona arttırıcı yönde katkıda bulundu. Kasım ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklarla sert bir düşüş gösteren sebze fiyatları, olumsuza dönen hava koşulları sonucunda ocak ve şubat aylarında belirgin biçimde yükseldi.
- Diğer yandan mart ve nisan aylarında jeopolitik gelişmelerle yurt içi enerji fiyatlarında kayda değer artışlar görüldü.
ENFLASYON İTİRAFI
- Bir önceki sunum dönemi ile kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin arzu ettiğimiz ölçüde gerilemediğini görüyoruz. Beklentiler, halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor.
‘KRİTİK RİSK UNSURU’
- Yılın ilk aylarında gıda fiyatları yüksek seyretti; sonraki dönemde ise Orta Doğu’daki gelişmeler, enflasyon görünümü üzerinde belirsizliğe yol açtı. Buna istinaden enflasyon beklentilerinde bozulma izledik. Bu dönemde jeopolitik gelişmelerin olası ikincil etkileri önem taşımakta. Gerilimin ne kadar süreceği enflasyon görünümü açısından kritik bir risk unsuru.
- Jeopolitik gelişmelerin de neden olduğu arz şokları dezenflasyon sürecini olumsuz etkiliyor. Ancak bu durum fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılığımızı değiştirmeyecek.
- Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaları para politikası duruşumuzla şekillenecek. Bu bağlamda, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi belirtmek isterim. Çünkü, unutmamalıyız ki fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur.
