Murat Ülker'den 'pestisit' iddialarına yalanlama: 'Bu korku neden üretiliyor?'

Murat Ülker'den 'pestisit' iddialarına yalanlama: 'Bu korku neden üretiliyor?'

1.02.2026 22:34:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Murat Ülker'den 'pestisit' iddialarına yalanlama: 'Bu korku neden üretiliyor?'

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, ŞOK Marketlere yönelik 'pestisit' iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, "Bilim varken, algı yaratmayı tercih etmek başka bir niyete işaret eder. Standartlarımız var. Denetim var. Bilim var. O halde soruyu tersinden sormak gerekir: Bu korku neden üretiliyor?" dedi.

ŞOK Marketler tarafından satışa sunulan biber ürünü hakkında sosyal medyada ortaya atılan iddialara ilişkin açıklama yapıldı.

Yapılan açıklamada, "ŞOK Marketler olarak Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına ve Türk Gıda Kodeksi'ne tam uyumla hareket ettiğimizi, gıda güvenliğini şeffaf ve denetlenebilir bir anlayışla yönettiğimizi kamuoyuna net biçimde duyururuz" denildi.

"HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI"

ŞOK Marketler tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Kötü niyetli olduğu ilgili çevrelerce bilinen bir sosyal medya hesabı tarafından ŞOK Marketler'de satışa sunulan biber ürünü hakkında, mevzuat bilgisinden yoksun ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik iddialar ortaya atılmıştır. Bu paylaşımlara ilişkin gerekli hukuki adımlar atılmış olup dava için süreç başlatılmıştır.

Müşterilerimizi doğru bilgilerle bilgilendirmek temel sorumluluğumuzdur. ŞOK Marketler olarak gerçekleştirdiğimiz pestisit analizlerine ait raporlar şeffaf şekilde erişime açıktır. Ancak bu raporların mevzuata göre doğru şekilde yorumlanabilmesi uzmanlık gerektirmektedir.

"HERHANGİ BİR HUKUKİ YA DA SAĞLIK ENGELİ BULUNMAMAKTADIR"

Öncelikle temel hukuki gerçeğin altını çizmek isteriz:

Türkiye'de piyasaya sunulan tüm gıda ürünlerinin tabi olduğu bağlayıcı mevzuat Türk Gıda Kodeksi'dir. Söz konusu biber ürünü, Türk Gıda Kodeksi'ne eksiksiz şekilde uygundur ve satışa sunulmasında herhangi bir hukuki ya da sağlık engeli bulunmamaktadır.

Buna rağmen ilgili hesap konuyu çarpıtarak ürünü Avrupa Birliği mevzuatına uygun değilmiş gibi göstermeye çalışmaktadır. Bu iddia da tamamen asılsızdır. Açıkça ifade ediyoruz ki söz konusu ürün Avrupa Birliği Maksimum Kalıntı Limitleri (MRL) açısından da uygundur.

Ürün kasalarında yer alan "Pestisit tespit edilmedi" ifadesi; mevzuatta tanımlı analitik tespit ve ölçüm limitleri (LOD/LOQ) esas alınarak yapılan analizlerde sağlık açısından risk teşkil eden herhangi bir kalıntıya rastlanmadığını ifade etmektedir.

Bahse konu paylaşımlarda kasıtlı olarak yapılan hata;

  • Türk Gıda Kodeksi'nin bağlayıcılığını yok saymak,
  • AB mevzuatını yanlış ve eksik yorumlamak,
  • Teknik kavramları bilinçli biçimde çarpıtarak kamuoyunda korku ve endişe yaratmaktır.

"BİLİNÇLİ DEZENFORMASYON VE ALGI OPERASYONUDUR"

Bu yaklaşım tüketici sağlığını korumaya yönelik bir hassasiyet değil; bilinçli bir dezenformasyon ve algı operasyonudur.

ŞOK Marketler olarak Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına ve Türk Gıda Kodeksi'ne tam uyumla hareket ettiğimizi, gıda güvenliğini şeffaf ve denetlenebilir bir anlayışla yönettiğimizi kamuoyuna net biçimde duyururuz.

Tüketicilerimizin sağlığı mevzuat bilgisi olmayan sosyal medya hesaplarına değil, bilime, denetime ve hukuka emanettir.

Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu paylaşımlara ilişkin tüm hukuki haklarımız saklıdır."

Image

MURAT ÜLKER: NİYETİMİZ NEDİR?

ŞOK Marketler’in ana hissedarlarından Yıldız Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker de söz konusu açıklamayı alıntılayarak bir paylaşım yaptı.

Sosyal medya hesabından kamuoyuna seslenen Ülker, "NİYETİMİZ NEDİR? Üzüm Yemek mi? Yoksa Bağcı Dövmek mi?" diye sordu.

Ülker, paylaşımını şu sözler ile sürdürdü:

"Bilim varken korku üretmek, bilgi eksikliği değil; niyet meselesidir. Türkiye'nin gıda güvenliği standartları güçlüdür. Bilim varken, algı yaratmayı tercih etmek başka bir niyete işaret eder. Standartlarımız var. Denetim var. Bilim var. O halde soruyu tersinden sormak gerekir: Bu korku neden üretiliyor? Neden onbinlerce çalışanımız, devlet otoritesi hor görülüyor ve ülkemiz aşağılanıyor. Türkiyemiz bunu hak etmiyor ki…"