Cumhurbaşkanlığı kararıyla Türkiye genelinde birçok taşınmazın özelleştirme kapsamına alınması, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Fatih Sultan Mehmet (FSM) Bulvarı üzerinde bulunan ve imar planlarında "Hastane Alanı" olarak geçen yaklaşık 37 dönümlük arazinin satış listesine dahil edilmesi, yerel yönetimin sert tepkisine neden oldu.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, söz konusu alanda gerçekleştirdiği basın açıklamasında, kararın kent dokusuna ve halkın yaşam alanlarına doğrudan bir saldırı olduğunu ifade etti.
Satış kararının bölgedeki yapı yoğunluğunu içinden çıkılmaz bir hale getireceğini savunan Başkan Şadi Özdemir, şu ifadeleri kullandı:
"Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile Bursa’da altı kritik noktanın satışı öngörülüyor. Bunlardan en önemlisi, yıllardır belediyemizin etkinlik alanı olarak kullandığı bu bölgedir. Eğer bu satış gerçekleşirse, bunu Nilüfer’in kalbine saplanmış bir hançer olarak kabul ederiz. Kararın derhal gözden geçirilip kaldırılmasını talep ediyoruz."
TRAFİK VE YAPILAŞMA UYARISI
Bölgenin halihazırda yüksek bir trafik yükü altında olduğunu hatırlatan Özdemir, 37 dönümlük alanın yaklaşık 100 bin metrekarelik bir inşaat potansiyeli taşıdığına dikkat çekti. Özdemir, "Burası ya özel hastane olacak ya da imar değişikliğiyle konut ve ticarete dönecek. Bölgede zaten yeterince sağlık tesisi var. Yeni bir bina yığını, FSM Bulvarı trafiğini tamamen kilitleyecektir" uyarısında bulundu.
"AFET DURUMLARINDA KRİTİK ÖNEMDE"
Açıklamaya destek veren Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın ise alanın deprem ve afet durumlarındaki önemine değindi. Aydın, "Hızlı kentleşme sürecinde bu tür kamusal alanları kaybettiğimizde geri kazanamıyoruz. Bu merkezi alanlar, afet anlarında kentin nefes alacağı kritik toplanma noktalarıdır" diyerek kararın katılımcı bir süreçle reddedilmesi gerektiğini vurguladı.
Nilüfer’de mahalle komitelerinin onayı olmadan proje üretmediklerini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, merkezi yönetime seslenerek; halkın, yerel yönetimin ve akademik odaların görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini, Nilüfer’in geleceğinin rant odaklı kararlara kurban edilemeyeceğini belirtti.