Sakarya ve İstanbul’da iki kadının yaşamını yitirişlerinin ardındaki sır araştırılıyor: Bir günde iki şüpheli ölüm

Sakarya ve İstanbul’da iki kadının yaşamını yitirişlerinin ardındaki sır araştırılıyor: Bir günde iki şüpheli ölüm

26.05.2026 04:00:00
Güncellenme:
Rengin Temoçin
Takip Et:
Sakarya ve İstanbul’da iki kadının yaşamını yitirişlerinin ardındaki sır araştırılıyor: Bir günde iki şüpheli ölüm

Sakarya’da 26 yaşındaki Rukiye G.’nin cansız bedeni gölette bulunurken, İstanbul’da ise 34 yaşındaki Defne Boz evinde ölü bulundu. Kadın örgütleri ve hukukçular, artan şüpheli kadın ölümlerine ilişkin etkin ve bilimsel soruşturma yürütülmesi çağrısı yaptı.

Türkiye’de kadına şiddet önlenemezken şüpheli kadın ölümleri de her geçen gün artıyor. Sakarya’nın Arifiye ilçesinde 26 yaşındaki Rukiye G.’nin cansız bedeni göletten çıkarıldı. Göletin kıyı kısmında ölen kişiye ait olduğu değerlendirilen bir çanta bulundu. Olaya ilişkin inceleme başlatıldı. İstanbul Şişli’de ise arkadaşlarının bir süredir haber alamadığı 34 yaşındaki Defne Boz evinde ölü bulundu.

Olay yerine gelen doktorun ilk değerlendirmesinde Boz’un ölümü şüpheli olarak değerlendirilirken evde herhangi bir not bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.

‘TARTIŞMAYA AÇIK DEĞİL’ 

Kadın dernekleri ve platformları son dönemde artan şüpheli kadın ölümlerine ilişkin etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğini belirterek çağrıda bulundu. Cumhuriyet’e konuşan avukat Türkan Kara, “Şüpheli kadın ölümlerinde en kritik mesele etkin ve bilimsel soruşturmadır. Olay yerinin profesyonel şekilde korunması, delillerin ilk andan itibaren eksiksiz toplanması, telefon kayıtları, mesajlar, kamera görüntüleri ve dijital verilerin güvence altına alınması gerekir. Çünkü ilk saatlerdeki ihmaller gerçeğin ortaya çıkmasını ciddi şekilde zorlaştırabiliyor” dedi.

“Bunun yanında otopsilerin uzman Adli Tıp ekiplerince yapılması, toksikoloji, DNA ve yaralanma incelemelerinin titizlikle değerlendirilmesi büyük önem taşıyor” diyen Kara, “‘İntihar’ ya da ‘kaza’ gibi erken varsayımlar soruşturmanın yönünü daraltmamalı; kadına yönelik şiddet geçmişi, tehditler ve partner şiddeti ihtimali mutlaka kapsamlı biçimde araştırılmalıdır.

Ayrıca savcılık, kolluk ve adli tıp arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, tanıkların baskı hissetmeden ifade verebileceği güvenli ortamların sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Kadınların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir. Devletin ve hukukun en temel görevi, bu hakkı etkin şekilde koruyabilmektir” diye konuştu.